DUK, son basın açıklamasında, Fas’ın Uygur Demokratik Hareketi Başkanı ve eski DUK Başkanı Dolkun İsa’yı gözaltına almasını ve sınır dışı etmesini kınadı. İsa, 20 Temmuz’da Uluslararası Din Özgürlüğü Zirvesi’ne katılmak üzere Kazablanka’ya vardıktan sonra yaklaşık 15 saat boyunca gözaltında tutuldu ve daha sonra Almanya’ya sınır dışı edildi.
DUK, bu olayın sınır ötesi baskıların daha geniş bir örneğini yansıttığını söyledi ve Fas’tan, bu kararda Çin dahil olmak üzere dış baskıların rol oynayıp oynamadığını açıklamasını talep etti.
Örgüt ayrıca, Münih’teki Çin Konsolosluğu önünde bir protesto düzenleyerek Yarkand Katliamı’nın 12. yıldönümünü andı. DUK, Çin güvenlik güçlerini, Temmuz 2014’te Yarkent İlçesi’nde yaşanan protestoların ardından Uygur sivillere yönelik ölümcül bir baskı uyguladıklarıyla suçladı. Örgüt, Pekin’den ölenler ve kayıplar hakkında ayrıntıları açıklaması çağrısında bulunurken, uluslararası topluma da bağımsız bir soruşturmayı desteklemesi için çağrıda bulundu.
DUK ayrıca, The New York Times tarafından haberleştirilen eski Çinli polis memuru Zhang Yabo’nun ifadesine de dikkat çekti. Doğu Türkistan’da yaklaşık on yıl görev yapmış ve şu anda Almanya’da sığınma talebinde bulunan Zhang’ın, ev baskınlarına, gözaltı nakillerine, gözetleme operasyonlarına ve zorla çalıştırma denetimlerine katıldığını anlattığı bildirildi. DUK, bu ifadenin bölgedeki Çin güvenlik sisteminin işleyişi hakkında önemli bilgiler sağladığını belirtti.
Bu arada Kazakistan’da, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren Çin’in yeni Etnik Birlik Yasası konusunda endişeler ortaya çıktı. Eleştirenler, yasanın yurtdışında yaşayan Uygur, Kazak ve diğer Türk kökenli aktivistlere baskı uygulamak için kullanılabileceğinden korkuyor. DUK Başkan Yardımcısı Zumretay Arkin, Çin’in baskı uygulamalarını uluslararası alana genişletme konusundaki artan özgüveninin, kendisinin “güçlü bir küresel müdahalenin eksikliği” olarak tanımladığı durumdan cesaret aldığını söyledi.


















