Süleymancıların eski liderinin ölümü şüpheli çıktı: Soruşturma genişletiliyor

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin otopsi görüntülerini inceleyen ATK uzmanı “şüpheli ölüm” tespitinde bulundu. Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme”, 2016’daki “doğal ölüm” raporunda imzası bulunan doktorlar ile bir ATK idarecisi hakkında ise “resmî belgede sahtecilik” suçundan soruşturma yürütülüyor.

ahmet-denizolgun20p

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihindeki ölümüne ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında Denizolgun’un otopsisine ait video kaydı üzerinden yapılan incelemede dikkat çekici bir bulguya ulaşıldı.

ATK UZMANINDAN “ŞÜPHELİ ÖLÜM” TESPİTİ

Başsavcılığın açıklamasına göre, otopsi görüntülerini inceleyen ATK uzmanı profesör tarafından hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda “şüpheli ölüm” tespiti yapıldı.

Bu tespitin ardından şikayet edilen Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta “Adam Öldürme” suçundan soruşturmaya devam edildiği bildirildi.

2016’DA “DOĞAL ÖLÜM” RAPORU VERİLMİŞTİ

Soruşturmanın dikkat çeken noktalarından biri ise yeni bilirkişi raporu ile yaklaşık 10 yıl önce hazırlanan rapor arasındaki farklılık oldu.

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 17 Ekim 2016 tarihli raporunda Denizolgun’un ölümünün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olduğu belirtilmişti.

Başsavcılık, söz konusu raporun altında imzası bulunan doktorlar hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

“KAYIT YOK” DENİLDİ, DAHA SONRA GÖRÜNTÜLER GÖNDERİLDİ

 

Soruşturmadaki bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise otopsi görüntülerinin ortaya çıkış süreci oldu.

Başsavcılık, 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerinde otopsi video kaydının gönderilmesi için Adli Tıp Kurumuna talep yazıları gönderdi.

Savcılığın açıklamasına göre bu taleplere özü itibarıyla “böyle bir kayıt yoktur” şeklinde cevap verildi.

Ancak 18 Ağustos 2026 tarihinde kaydın bulunduğu bildirildi ve otopsi görüntüleri Başsavcılığa gönderildi.

Bunun üzerine, görüntülerin bulunmadığını bildirmesine rağmen daha sonra kaydı gönderen ATK idarecisi hakkında da ilk etapta “Resmî Belgede Sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldı.

SORUŞTURMA GENİŞLETİLİYOR

Başsavcılık, gerçekleştirilen fethi kabir işlemi, Adli Tıp Kurumuyla yapılan yazışmalar, ölüm olayına ilk el koyan Riva Polis Merkezi’nden gelecek bilgiler ve HTS kayıtlarının inceleneceğini bildirdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar, Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına gönderilen müzekkereye verilen cevap, devam eden ifade işlemleri ve elde edilecek diğer deliller doğrultusunda soruşturmanın genişletileceği belirtildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma işlemlerinin “hassasiyetle ve genişletilerek” yürütüleceğini açıkladı.

BAKIRKÖY CBS VE ATK ARASINDAKİ YAZIŞMALAR

 

24 Şubat’ta: Bakırköy CBS’nin ATK’dan otopsiye dair video/fotoğraf kaydı olup olmadığını sorduğunu.

12 Mart’ta: ATK’nın video konusunu geçiştiren muğlak bir cevap verdiğini.

1 Haziran’da: Savcılık, fotoğraf ve videoların tamamının bir CD’ye aktarılarak acilen gönderilmesini talep ettiğini.

14 Temmuz’da: Gönderilen CD’de sadece 145 adet fotoğraf olduğu ve savcılığın “Video kaydı nerede? Yoksa gerekçesini bildirin!” şeklinde ihtar yazdığını belirtmiş.

16 Temmuz’da: ATK’dan cevap “video kaydı yok”

18 Ağustos ATK’dan cevap “kayıt var”

Exit mobile version