Gülçehre Hoca’nın bu ziyaretinin amacı; kendi yaşam öyküsüne dayanarak kaleme aldığı “Taş Yerinde Ağırdır” adlı kitabını tanıtmak, okurları ve dinleyicileriyle bir araya gelmek, ayrıca Doğu Türkistan’daki durumu Türk kamuoyuna anlatmaktır. Etkinlikler; konferanslar düzenleme, basın röportajları verme ve önemli siyasetçiler ile sivil toplum temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirme şeklinde devam etmektedir.
Programı 22 Haziran’da İstanbul’da başladı, ardından Konya ve Ankara’da sürdü. Ankara ayağında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde farklı siyasi partilerden 8 milletvekiliyle ayrı ayrı görüşerek Doğu Türkistan’daki mevcut durumu anlattı.
Bu ziyaret programı; Rahmet Damlası Vakfı, Doğu Türkistan Nuzugum Kültür ve Aile Derneği, Doğu Türkistan Medya ve Basın Derneği ile Doğu Türkistan İnsan Haklarını İzleme Teşkilatı tarafından organize edildi. Organizasyon sorumlularının açıklamalarına göre, Gülçehre Hoca’nın etkileyici yaşam hikâyesi ve Doğu Türkistan meselesini dünyaya duyurma yönündeki çalışmaları, katılımcılar ve görüştüğü kişiler tarafından büyük takdir topladı.
Etkinlik duyurularında ayrıca, ailesinden 20’den fazla kişinin tutuklanmasına rağmen Çin’in toplama kamplarını kamuoyuna duyurmaktan vazgeçmediği vurgulandı. Çin’in Doğu Türkistan’da başörtüsünü geri kalmışlığın ve aşırılığın sembolü olarak eleştirdiği yıllarda, onun televizyon ekranına başörtüsüyle çıkarak milli kültüre sahip çıkması örnek bir duruş olarak değerlendirildi. Bu nedenle kendisi, Uygur basın tarihindeki ilk başörtülü televizyon sunucusu olarak tanıtıldı.
Edinilen bilgilere göre, Gülçehre Hoca’nın Türkiye ziyareti İstanbul’da sona erecek. Son etkinliklerden biri, tanınmış gazeteci Taha Kıvanç ile Taksim Meydanı‘ndaki bir camide söyleşi formatında gerçekleştirilecek.
Gülçehre Hoca, 1990’lı yıllarda Xinjiang Televizyonu’nda çocuk programı sunucusu olarak Uygur toplumunda, özellikle o dönemin çocukları ve gençleri arasında büyük bir sevgi kazanmıştı. 2000’li yıllardan itibaren ise RFA’da muhabir olarak görev yaptı. Geçtiğimiz yıl radyodan ayrıldıktan sonra, yazdığı biyografik kitabın tanıtımı vesilesiyle Doğu Türkistan meselesini uluslararası kamuoyuna anlatmaya yönelik faaliyetlerini sürdürmektedir. Türkiye’ye yaptığı bu son ziyaret de bu çalışmalarının bir parçasını oluşturmaktadır.
Kaynak: RFA Uygur Servisi
