Cuma günü, bir grup çevre aktivisti, Tebriz Şairler Türbesi’nde Urmiye Gölü’nün kurtarılması temalı bir pankart açarak, Urmiye Gölü’nün kritik ve ölmekte olan durumuna karşı protestolarını dile getirdiler
Protesto için taşınan pankartlarda, “Azerbaycan Urmiye Gölü olmadan yaralıdır, gölün ölümü masum insanların ölümüdür, hayatın ölümüdür, Azerbaycan’ın ölümüdür” ifadeleri yer aldı.
Urmiye Gölü, Orta Doğu’nun en büyük tuz göllerinden biriydi. Ancak son yirmi yılda iklim değişikliği, baraj projeleri ve su yönetimindeki yanlış politikalar nedeniyle gölün büyük bir kısmı kurudu. Uzmanlar, gölün tamamen yok olması halinde çevredeki milyonlarca insanın toz fırtınaları ve tarımsal çöküşle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Protestolar sadece Tebriz’le sınırlı kalmadı. Daha önce de Urmiye ve Erdebil gibi diğer şehirlerde de benzer sembolik eylemler düzenlenmişti. Geçtiğimiz yıllarda bazı aktivistler, göl yatağında yürüyüş yaparak dikkat çekici görüntüler oluşturmuştu. Sosyal medyada hızla yayılan bu görüntüler, halk arasında büyük yankı uyandırmıştı.
Tebriz’deki protestocular, çevresel duyarlılığın yanı sıra milli bilincin de ön planda tutulması gerektiğini savundu. Bir afişte şu ifadeler yer aldı:
“Urmu bizim varlığımızdır. Onu yaşatmak, kendimizi yaşatmaktır.”
Uzmanlar, Urmiye Gölü’nün yeniden canlanabilmesi için İran hükümetinin bölgesel su yönetimini köklü biçimde değiştirmesi gerektiğini vurguluyor.

