Trump’ın Çin Ziyaretine Uygur Çağrısı: “Sessizlik Pekin’in Elini Güçlendirir”

Bitter Winter sitesinde yayımlanan açık mektupta, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmelerinde Uygur Türklerine yönelik baskıları gündeme getirmesi istendi. Açık mektubu kaleme alan Kok Bayraq, insan hakları konusunda sessiz kalınmasının Pekin yönetiminin politikalarını meşrulaştırma riskini taşıdığı uyarısında bulundu.
Mektupta, Çin’in “Xinjiang ” olarak adlandırdığı Doğu Türkistan bölgesinde milyonlarca Uygurun sistematik baskı, gözetim ve zorla çalıştırma politikalarına maruz kaldığı ifade edildi. Trump yönetiminin ilk döneminde ABD’nin Uygurlara yönelik uygulamaları “soykırım” olarak tanıdığı hatırlatılarak, bu tutumun korunmasının uluslararası kamuoyu açısından büyük önem taşıdığı belirtildi.
Açık mektupta ayrıca, Çin devlet medyasının yabancı liderlerin açıklamalarını manipüle ederek propaganda amacıyla kullanabileceği vurgulandı. Trump’ın doğrudan ve spontane açıklamalarının bağlamından koparılarak Pekin lehine kullanılabileceği belirtilirken, insan hakları konusunda net mesajlar verilmesinin kritik olduğu ifade edildi.
Son dönemde birçok Uygur kuruluşu da Trump’a benzer çağrılar yaptı. Dünya Uygur Kongresi (DUK), Trump’ın Çin ziyaretinde “Uygur soykırımı” ve insan hakları ihlallerini gündeme taşımasını talep etti. Örgüt, özellikle zorla çalıştırma iddialarıyla bağlantılı ticari ilişkilerin insan hakları boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti de yayımladığı açıklamada, Trump’ın Şi Cinping ile yapacağı görüşmelerde Uygur Türklerinin durumunu gündeme getirmesini istedi. Açıklamada, Çin’in bölgede uyguladığı politikaların yalnızca insani değil, aynı zamanda küresel güvenlik ve uluslararası hukuk açısından da ciddi sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) ise yayımladığı son değerlendirmede, dünya kamuoyunun ilgisi azalırken Çin’in Uygurlar üzerindeki baskısını sürdürdüğünü belirtti. Raporda kitlesel gözaltılar, yoğun dijital takip, aile ayrılıkları ve zorla çalıştırma uygulamalarının devam ettiği kaydedildi.
Uzmanlara göre Trump-Şi görüşmesinde ticaret, teknoloji ve jeopolitik rekabet ön planda olacak. Ancak insan hakları savunucuları, Uygur meselesinin gündeme taşınmasının hem ABD’nin küresel liderlik iddiası hem de Çin üzerindeki diplomatik baskının sürdürülmesi açısından kritik olduğunu savunuyor.
