Avrupa Uygur Enstitüsü (IODE), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in bu ayın başlarında Fransa’ya yaptığı ziyaret sırasında yıldırma eylemlerinin arttığını söyledi.
Yapılan açıklamada Pekin’in “Fransa’daki Uygur diasporası üyelerine ve Uygurların davasını destekleyen kişilere yönelik yıldırma, taciz ve tekrarlanan tehdit eylemlerinin” arkasında olduğu belirtildi.
Bu tür eylemler “endişe verici bir hızla çoğalıyor ve daha sistematik hale geliyor” diye ekledi.
IODE, “uluslararası baskının Başkan Şi Cinping’in Mayıs ayı başında Fransa’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında yoğunlaştığını” söyledi.
Şi’nin Paris ile diplomatik ilişkilerin 60. yılını kutlamak üzere gerçekleştirdiği ziyarette Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Elysee Sarayı’nda karşılandı ve Pyrennees dağlarında geleneksel bir yemek ikram edildi.
Macron ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Şi’yi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile 2022’de Moskova’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana daha da sıkı örülmüş olan yakın ortaklığından vazgeçirmeye çalıştı.
IODE, Şi Paris’teyken 5 Mayıs’ta sahnelediği bir tiyatro gösterisinin engellenmesi de dahil olmak üzere Çin’in tacizine ilişkin spesifik iddialara atıfta bulundu.
“Organizatörler, Çin güvenlik servisleri tarafından düzenlendiğinden şüphelenilen farklı gruplar tarafından korkutuldu” denildi.
Açıklamada, 8 Mayıs’ta “Ekim 2020’den bu yana Paris’te mülteci” olan Gülbahar Celilova’nın apartmanının önünde “Çinli ajanlar tarafından” korkutulmak ve hatta kaçırılmak istendiği belirtildi.
IODE, eski bir Çin gözaltı kampı mahkûmu olan Celilova’nın karıştığı olayın fotoğraflarına da yer verdi.
Açıklamada, “bu uygulamaların Fransa’daki Uygur toplumu üyelerinin fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde çok büyük etkileri olduğu” belirtildi.
Le Monde gazetesi bu hafta Fransa’nın DGSI iç güvenlik servisi ve Paris polisinin “Uygur kökenli bir siyasi mülteciye karşı 8 Mayıs’ta gerçekleştirilen başarısız bir ‘yıldırma eyleminde’… güvenlik servislerine mensup Çinli devlet ajanlarını” tespit ettiğini bildirdi.
Çin’in Paris Büyükelçiliği Çarşamba günü internet sitesinde yayınladığı bir yazıda raporu “yalan haber”, “hatalarla dolu” ve “bariz tahrifatlar” olarak nitelendirdi.

