Uygur Hareketinden Çin’in yeni “Etnik Birlik Yasası”na sert tepki: “Kültürel yok oluş kalıcı devlet politikası haline getiriliyor”

uygur-hareketi-cine-tepki332

CFU tarafından yayımlanan açıklamada, Pekin yönetiminin “etnik birlik” söylemi altında uzun süredir uyguladığı asimilasyon politikalarının artık yasal güvenceye kavuşturulduğu ifade edildi. Uygur Hareketine göre yasa, yalnızca mevcut baskıları sürdürmekle kalmayacak, aynı zamanda kültürel ve dini haklara yönelik müdahalelerin kapsamını daha da genişletecek.

“Asimilasyon artık yasal çerçeveye oturtuldu”

İlginizi Çekebilir

Dünya Uygur Kurultayı Vakfı: Çin’in Yeni “Etnik Birlik Yasası” Asimilasyonu Hukuki Zemine Taşıyor

Haberi görüntüle

CFU İcra Direktörü Ruşen Abbas, yaptığı açıklamada Çin yönetiminin yıllardır “etnik uyum” söylemini uluslararası kamuoyuna sunduğunu ancak sahada bunun tam tersinin yaşandığını belirtti.

Abbas, Çin devlet medyasında Uygurların ve diğer etnik toplulukların geleneksel kıyafetleriyle “çeşitlilik” görüntüsü verdiğini, buna karşın aynı toplulukların kendi dillerini konuşmaları, dini inançlarını yaşamaları ve kültürel kimliklerini korumalarının giderek daha ağır baskılarla karşılaştığını ifade etti.

CFU’ya göre yeni yasa, bu uygulamaları münferit güvenlik tedbirleri olmaktan çıkararak devletin temel yönetim anlayışının bir parçası haline getiriyor.

“Yıllardır Pekin, vatanımdaki politikalarının geçici terörle mücadele tedbirleri olduğunu iddia ediyordu. Bu yeni yasa gerçeği ortaya koyuyor: Uygur halkının kimliğini, dilini, inancını ve kültürünü silmek üzere tasarlanmış bir sistemi kalıcı hale getiriyor. Bu benim için son derece kişisel bir mesele. Kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, sırf ben Amerika Birleşik Devletleri’nde ifade özgürlüğümü kullandığım için neredeyse sekiz yıl hapis yattı. Onun davası, Çin Komünist Partisi’nin neler yapabileceğini ve bu yeni yasada nelerin yasallaştırıldığını acı bir şekilde hatırlatıyor. Pekin buna ‘etnik birlik’ diyor. Biz ise bunu olduğu gibi adlandırıyoruz: zorla asimilasyon. Bir halkın kimliğini yasalarla ortadan kaldıramazsınız. Bu yasa birlikle ilgili değil; kültürel silme için hazırlanmış yasal bir şemadır ve dünya bunu meşrulaştırmamalıdır.”

Ruşen Abbas

Uygur, Tibetli ve diğer toplulukları kapsıyor

İlginizi Çekebilir

Dolkun İsa, BM İnsan Hakları Konseyi’ni Çin’in etnik politikalarına karşı harekete geçmeye çağırdı

Haberi görüntüle

İnsan hakları savunucuları, düzenlemenin yalnızca Uygurları değil, Tibetliler, Moğollar ve diğer Han olmayan etnik toplulukları da kapsadığına dikkat çekiyor.

Yasa kapsamında eğitim, kültür, din ve kamu yönetimi alanlarında “ortak Çin ulusu bilinci”nin güçlendirilmesi hedeflenirken, eleştirmenler bunun etnik kimliklerin zayıflatılması ve Mandarin Çincesinin tek baskın dil haline getirilmesi sonucunu doğuracağını savunuyor.

“Dil ve dini özgürlükler daha fazla baskı altına girebilir”

CFU, son yıllarda özellikle Uygur bölgesinde uygulanan toplu gözaltılar, zorla çalıştırma iddiaları, ailelerin parçalanması, dini uygulamalara getirilen kısıtlamalar ve Uygur dilinin eğitimden uzaklaştırılması gibi politikaların yeni yasayla daha güçlü hukuki zemine kavuşacağını söyledi.

Uygur Hareketi, kültürel mirasın korunması yerine tek tip ulusal kimlik oluşturulmasının hedeflendiğini, bunun da uluslararası insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığını ifade etti.

Uluslararası topluma çağrı

Uygur Hareketi, demokratik ülkeler, uluslararası kuruluşlar ve Birleşmiş Milletler mekanizmalarına çağrıda bulunarak Çin’in yeni yasasının yakından izlenmesini, Uygurlar ve diğer etnik toplulukların temel haklarının korunmasına yönelik daha güçlü diplomatik girişimlerde bulunulmasını istedi.

Öte yandan uluslararası insan hakları kuruluşları da yeni düzenlemenin, etnik çeşitliliğin korunmasından ziyade zorunlu asimilasyonu kurumsallaştırabileceği yönünde endişelerini dile getiriyor.

Çin yönetimi ise söz konusu yasanın amacının ülke genelinde “etnik birlik ve ulusal bütünlüğü güçlendirmek”, toplumsal istikrarı korumak ve tüm etnik grupların ortak kalkınmasını sağlamak olduğunu savunuyor. Pekin, uygulamanın herhangi bir etnik grubu hedef almadığını ve ulusal birliği desteklemeyi amaçladığını belirtiyor.

Exit mobile version