ABD merkezli Uygur hakları kuruluşu Uygur Hareketi(CFU), Kanada Liberal Parti milletvekili Michael Ma’nın Çin’de Uygurlara yönelik zorla çalıştırma uygulamalarını küçümseyen açıklamalarına sert tepki gösterdi.
CFU tarafından yapılan açıklamada, Ma’nın 26 Mart 2026’da bir parlamento komitesi oturumunda Çin uzmanı Margaret McCuaig-Johnston’a yönelttiği soruların “zorla çalıştırma gerçeğini göz ardı ettiği” ifade edildi. Ma’nın, söz konusu iddiaları “kulaktan dolma (hearsay)” olarak nitelendirmesi eleştirilerin odağı oldu.
Uygur Hareketine göre bu yaklaşım, Çin yönetiminin Uygurlara yönelik sistematik baskı ve insan hakları ihlallerini gizleme çabalarıyla örtüşüyor. Açıklamada, zorla çalıştırma uygulamalarının; tanık ifadeleri, bağımsız araştırmalar ve tedarik zinciri analizleriyle kapsamlı biçimde belgelendiği vurgulandı.
CFU ayrıca, Kanada’nın 2024 yılında yürürlüğe koyduğu zorla çalıştırma ürünlerine yönelik ithalat yasağının sınırlı düzeyde uygulandığını belirtti. Buna göre Kanada yalnızca iki sevkiyatı reddederken, ABD’nin aynı kapsamda binlerce ürünü engellediğine dikkat çekildi.
Açıklamada, Birleşmiş Milletler uzmanlarının 2026 yılı değerlendirmelerine de atıf yapılarak Çin’deki uygulamaların “kölelik düzeyine varabileceği” uyarısında bulunulduğu belirtildi.
Tepkilerin ardından milletvekili Ma’nın açıklamaları için özür dilediği, ancak sözlerinin Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistanla değil Shenzhen kentiyle ilgili olduğunu savunduğu aktarıldı. Buna rağmen CFU, zorla çalıştırma uygulamalarının “bizzat görülmediği sürece reddedilmesi” yaklaşımının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
CFU Direktörü Ruşen Abbas ise yaptığı açıklamada, Uygur soykırımına ilişkin kanıtların inkâr edilmesinin “en iyi ihtimalle cehalet, en kötü ihtimalle ise Çin yönetimini savunmak” anlamına geldiğini belirtti.
Uygur Hareketi kurucusu ve Başkanı Ruşen Abbas konu ile ilgili şunları söyledi:
“Ma Bey’in bu konuyu geçiştirme taktiği, Çin’in devam eden Uygur soykırımını sorgulayan ÇKP yanlısı troller tarafından daha da güçlendirildi. Bu mantığa göre, her diktatörlük suçlarını yeterince iyi gizleyerek ortadan kaldırabilir. Uygur soykırımı ve zorla çalıştırmayı başka bir şey olarak nitelendirmek, en iyi ihtimalle cehalet, en kötü ihtimalle ise ÇKP’yi savunmaktır. Ben bu soykırımın ilk elden tanığıyım. Kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, bir Amerikan vatandaşı olarak yaptığım savunma faaliyetlerine misilleme olarak neredeyse sekiz yıldır hapiste tutuluyor. Eğer soykırım ve zorla çalıştırma yoksa, neden ÇKP onu hâlâ tutuyor ve beni susturmaya çalışıyor? 22 ve 23 Nisan tarihlerinde, anı kitabım Unbroken: One Uyghur’s Fight for Freedom’ın lansmanı için Ottawa’da olacağım. Ziyaretim sırasında, devam eden Uygur soykırımı konusunda Milletvekili Ma ile doğrudan görüşme fırsatını memnuniyetle karşılayacağım. Bu zulümlerin ve sistematik zorla çalıştırmanın tartışılmaz delillerini sunmaya hazırım.”
Uygur Hareketi, Kanada hükümetine çağrıda bulunarak Uygurlara yönelik ihlallerin “soykırım” olarak tanınmasının sürdürülmesini ve zorla çalıştırma ürünlerine yönelik denetimlerin güçlendirilmesini istedi.

