Site icon Haber Nida

Yeni Kitap ‘Diasporadaki Uygur Kadın Aktivistleri’: Dayanıklılık ve Savunuculuk Günlükleri

Uygur kadınları, Tumaris’ten Amannisahan’a, Jallat Hinim’den Rizwangul’a, Nuzugum’dan Rabiya Kadeer’e kadar tarih boyunca saygı ve yüksek mevkilere sahip olarak yüzyıllardır Uygur yaşamının her alanında aktif rol modelleri ve fark yaratanlar olmuştur. 2021’de Foreign Policy’de yayınlanan “Uygur Kadınları Çin’in Kurbanları ve Direnişi” başlıklı bir makale de diasporadaki bazı Uygur kadın aktivistlerin hayatlarına dikkat çekti.

Kitabın açıklamasına göre , 2020-2021 yılları arasında yapılan röportajlardan yararlanan kitap, 1970’li ve 1990’lı yıllarda Doğu Türkistan/Sincan’da bu kadınların hayatlarını şekillendiren artan gerilimleri ve dönüm noktalarını yansıtıyor. Her kadın ilk elden etnik ayrımcılıkla karşı karşıya kaldı ve bu da onu 2005’ten önce Batı ülkelerine sığınmaya yöneltti. Şimdi, memleketlerinde susturulmuş ve gözaltına alınan akrabalarının sesi olma konusunda sarsılmaz bağlılıklarında birlik halinde duruyorlar.

Uygur kadın aktivistlerin hikayeleri çok çeşitli ve etkileyici; Zubayra Şemseden, Rushan Abbas, Rahima Mahmut, Rukiye Turdush, Arzu Gül, Raziya Mahmut, Dilnur Reyhan, Gülçerha Hoca, Zümrat Dawut ve Mihrigül Tursu gibi isimler yer alıyor. Bu olağanüstü kadınların her biri benzersiz zorluklarla karşı karşıya kaldı ve Uygur toplumunun haklarını ve sesini savunmada önemli bir rol oynadı. Anlatıları dayanıklılığı, cesareti ve Uygurların, özellikle de Uygur anavatanında ÇKP tarafından susturulan veya gözaltına alınanların karşılaştığı sorunlara dikkat çekme konusundaki kararlılığı yansıtıyor.

Uygur Hareketi Kurucusu ve İdari Direktörü Ruşen Abbas, X’te kitap hakkında şunları söyledi:  “Susan J. Palmer, Dilmurat Mahmut ve Abdulmuqtedir Udun’u ‘Diasporadaki Uygur Kadın Aktivistleri’ adlı inanılmaz kitabı yayımladıkları için yürekten tebrik ediyorum. Böylesine ilham veren Uygur aktivistlerin yanında yer almak benim için bir onur.”

“Diasporadaki Uygur Kadın Aktivistleri” sadece hikaye anlatmanın ötesine geçiyor. Kadınların gelişen öz kimliklerini ve ideolojilerini körükleyen din, politika ve psikolojinin karmaşık etkileşimini araştırıyor. Kitap özellikle aktivizmleri içerisinde farklı bir Uygur-Müslüman feminizminin ortaya çıkışına ışık tutuyor ve bu kadınların küresel insan hakları mücadelesine getirdiği benzersiz zorlukların ve güçlü yönlerin altını çiziyor.

Kitap, güçlü anlatımlarıyla Doğu Türkistan’daki vahim durumu çevreleyen birbiriyle yarışan anlatıları açığa çıkarıyor. Başlığın da belirttiği gibi “bir soykırımı yeniden hikayeleştirerek” bu kadınlar, aktif olarak deneyimlerinin silinmesine karşı çıkıyor ve kendilerinin ve topluluklarının karşı karşıya olduğu adaletsizliklerin uluslararası düzeyde tanınmasını talep ediyor.

“Diasporadaki Uygur Kadın Aktivistleri”, Uygur kadınlarının dayanıklılığının ve cesaretinin güçlü bir kanıtı olarak hizmet ediyor.

Exit mobile version