Yücel Tanay
1930’lar Doğu Türkistan Ayaklanmaları, Sovyet Müdahalesi ve Baskı Dönemi
Doğu Türkistan’da millî direniş hareketleri 1930’lu yılların başlarında başlamıştır. Şubat 1932’de Hoten Ayaklanması ile başlayan süreçte, aynı yılın sonlarında Kumul’da Hoca Niyaz ve Hacım liderliğindeki isyanlar ve Turfan’da Muhiti Kardeşlerin direnişi dikkat çekmiştir. 12 Kasım 1933’te ise Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti resmen ilan edilmiştir.
Ancak bu cumhuriyet uzun ömürlü olmadı. 12 Nisan 1937’de General Mahmut Muhiti’nin Hindistan’a gitmesiyle birlikte Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti yıkıldı. Bu tarihten sonra, Çinli vali Şeng Şicay (Kanlı Cellat Şeng) KGB işbirliğiyle sert bir terör ve sindirme politikasını devreye soktu.
1937’nin Nisan ayı başlarında Kaşgar’da Uygur askeri birliklerinin öncülüğünde yeni bir ayaklanma başladı. Bu isyana, Hoten’deki Dungan (Hui) birlikleri de destek verdi. Güney Doğu Türkistan’da, özellikle Kaşgar ve Hoten bölgesinde halkın geniş desteğiyle ayaklanma hızla yayıldı. İlk çatışmalarda Kaşgar çevresinin büyük bir kısmı ayaklanmacıların kontrolüne geçti.
Ancak Çin yönetimi, Şeng Şicay’ın çağrısıyla Sovyetler Birliği’nden askerî destek aldı. Haziran 1937’de SSCB Savunma Halk Komiserliği’nin talimatıyla “Oş” ve “Narin” adlı iki Sovyet askeri birliği Doğu Türkistan’a yönlendirildi. Narin grubunda 16 adet BT-7 tankı ile 5 adet T-38 amfibi tank yer aldı; bunlar dönemin en yeni ve çatışmalarda henüz kullanılmamış modellerdi.
Eylül 1937’de Sovyetlerin doğrudan desteğiyle Çin ordusu geniş çaplı bir taarruza geçti. Kaşgar’ın 260 km doğusundaki Marağalbeşi (Maralbexi) yakınlarında ayaklanmacılar ağır kayıplar vererek dağıtıldı. Çin ordusunun saflarında yaklaşık 30 Sovyet uçağı ve tank birlikleri bulunuyordu. Silahları yetersiz olan ayaklanmacılar bu yoğun hava ve kara saldırısına direnemedi.
Bunun ardından Çin birlikleri hızla ilerledi. Aynı gün içinde Yangıhisar ele geçirildi ve yaklaşık 3 bin kişi teslim oldu. Ertesi gün Sovyet uçakları Yarkent’i bombaladı; şehir 9 Eylül 1937’de düştü. Hoten de havadan bombalanıp Sovyet tanklarının desteğiyle Çin birliklerince işgal edildi.
Çatışmalarda yaklaşık 8 bin Uygur ve 5 binden fazla Dungan ayaklanmacı hayatını kaybetti. Çin birliklerince esir alınanlardan 3 bini idam edildi. Bombardıman ve çatışmalar sırasında binlerce sivil de yaşamını yitirdi.
Aynı yıl içinde, Doğu Türkistan Cumhuriyeti lideri Hoca Niyaz ve beraberindekiler Urumçi’de tutuklanıp idam edildi. Takip eden yıllarda Doğu Türkistan’da ağır baskı ve terör dönemi başladı. Şeng Şicay’ın yaklaşık 10 yıllık yönetimi boyunca 120 binden fazla kişi tutuklandı; yaklaşık 80 bini idam edildi. Tutukluların aileleri sürgünlere maruz kaldı.
Sovyetler Birliği’nin İkiyüzlü Tutumu ve Pantürkizm Korkusu
Sovyetler Birliği, Doğu Türkistan’da millî direniş hareketlerini bastırırken ve daha sonra desteklerken, temel olarak Pantürkizm korkusuna dayanan ikiyüzlü bir politika izledi. 1937’de Çin’e askerî destek sağlayarak ayaklanmaları bastıran SSCB, 1944–1945’te ise yerel ayaklanmacılarla iş birliği yaparak Çin karşıtı bir pozisyon aldı. Sovyetler, bu yaklaşımıyla bölgedeki Türk topluluklarının birleşip bağımsız bir devlet kurma girişimlerini engellemek ve kendi sınır güvenliklerini sağlamak amacı güttü.
Sovyetlerin bu ikiyüzlü tutumunun bir nedeni, SSCB içinde bulunan Türk cumhuriyetleri örneğiydi (örneğin Kazak, Özbek, Kırgız, Türkmenistan cumhuriyetleri). Sovyet yönetimi, Doğu Türkistan’daki millî hareketlerin başarıya ulaşması durumunda, kendi Türk cumhuriyetlerinde de benzer millî uyanışların başlayabileceği endişesi taşıyordu. Bu nedenle Doğu Türkistan’daki ayaklanmalar önce bastırıldı, ardından çıkarları gereği kısa süreli destek verildi; böylece hem bölgedeki millî hareketler kontrol altında tutulmuş oldu hem de Pantürkizmin yayılma ihtimali sınırlandı.
Sovyetler için Doğu Türkistan, yalnızca stratejik bir bölge değil aynı zamanda Türkistan’daki Türk milliyetçiliğinin yayılma ihtimalini sınırlamak açısından kritik bir öneme sahipti. Millî hareketleri önce bastırıp sonra kullanarak hem Çin’e hem de Batı’ya karşı kendi çıkarlarını koruyan bu yaklaşım, Sovyetlerin hem bölgedeki millî hareketlere güvenmediğini hem de Pantürkizmin kendi iç güvenliğini tehdit edebileceğini açıkça göstermektedir.
Kaynaklar
1. Millward, James A. Eurasian Crossroads: A History of Xinjiang. Columbia University Press, 2007.
2. Forbes, Andrew D.W. Warlords and Muslims in Chinese Central Asia: A Political History of Republican Sinkiang 1911–1949. Cambridge University Press, 1986.
3. Kim, Hodong. Holy War in China: The Muslim Rebellion and State in Chinese Central Asia, 1864–1877. Stanford University Press, 2004.

