Açıklamada, Urumçi Katliamı’nın sonraki yıllarda bölgede yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin dönüm noktalarından biri olduğu belirtildi.
“Barışçıl gösteriler sert müdahaleyle karşılaştı”
Dünya Uygur Kongresi’nin açıklamasına göre, 5 Temmuz 2009’da binlerce Uygur, Guangdong eyaletinin Shaoguan kentindeki bir oyuncak fabrikasında Uygur işçilere yönelik ölümcül saldırının etkin şekilde soruşturulmasını talep etmek amacıyla Urumçi’de gösteri düzenledi. Kongre, gösterilerin güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırıldığını, yüzlerce kişinin şehid edildiğini, binlerce kişinin gözaltına alındığını veya kaybolduğunu söyledi.
Çin hükümeti ise 2009 yılında yaptığı açıklamalarda olayların etnik şiddete dönüştüğünü, çok sayıda Han Çinlisi ve Uygur vatandaşın hayatını kaybettiğini, güvenlik güçlerinin kamu düzenini yeniden sağlamak amacıyla müdahalede bulunduğunu iddia etmişti.
“Sonraki baskı politikalarının başlangıcı”
DUK, Urumçi Katliamı’nın yalnızca tek seferlik bir güvenlik olayı olmadığını, sonraki yıllarda bölgede uygulanan geniş çaplı gözetim, kitlesel gözaltılar ve kültürel baskı politikalarının başlangıcı olduğunu belirtti.
Açıklamada, aradan geçen 17 yıla rağmen olaylarda hayatını kaybedenler ile kaybolduğu bildirilen kişilerin akıbetine ilişkin şeffaf bir soruşturma yürütülmediği kaydedilirken, mağdur ailelerin adalet beklentisinin sürdüğü ifade edildi.
Uluslararası topluma çağrı
Dünya Uygur Kongresi, hükümetlere, uluslararası kuruluşlara ve sivil toplum örgütlerine çağrıda bulunarak, Çin yönetiminin Uygurlara yönelik uygulamalarına ilişkin hesap verebilirliğin sağlanması için daha somut adımlar atılmasını istedi.
Açıklamada ayrıca, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Uygurların 5 Temmuz dolayısıyla düzenlenecek anma etkinlikleri ve barışçıl gösterilere katılarak hayatını kaybedenleri anmaya davet edildiği belirtildi. DUK, yalnızca anmanın yeterli olmadığını, uluslararası toplumun siyasi ve diplomatik girişimlerini artırması gerektiğini ifade etti.






















