Saha kaynakları Suriye güçlerinin bu girişimi püskürttüğünü doğrularken, çatışmalar her iki tarafın da tetikte olması ve temas hatları civarına askeri takviye yapılması nedeniyle yer yer devam ediyor.
Çatışmalar, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki görüşmelerin ikinci turunda, Kürtlerin çoğunlukta olduğu güçlerin lağvedilerek Suriye ordusuna entegre edilmesini ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki şehirlerin yönetiminin Suriye hükümetine devredilmesini öngören 10 Mart anlaşmasının uygulanması konusunda anlaşmaya varılamamasının ardından geldi.
SDG heyetinin federalizm konusundaki ısrarı ve SDG’nin bağımsız bir blok olarak orduya entegre edilmesi konusundaki ısrarı ışığında, ABD elçisi Thomas Barak’ın da hazır bulunduğu iki taraf arasındaki görüşmelere gerginlik hakim oldu ve iki taraf arasında açık bir askeri çatışmanın yakın olduğuna dair spekülasyonlar arttı.
Konuyla ilgili bilgi sahibi Suriyeli kaynaklar, SDG heyetinin Suriye’nin kuzeydoğusunda kontrol ettiği bölgeler için federalizm talebine karşılık Suriye hükümetinin görüşmelerin ikinci turunda Suriye topraklarını bölmeye yönelik her türlü girişimi kesinlikle reddettiğini ifade ettiğini doğruladı.
Kaynaklar, görüşmeler sırasında SDG heyetinin anayasal bildirgenin değiştirilmesi talebinde ısrar etmesi ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki herhangi bir kenti, petrol kuyularını ve sınır kapılarını Suriye hükümetine teslim etmeyi reddetmesinin ardından iki taraf arasındaki gerilimin zirveye ulaştığını, bunun da ABD elçisini SDG heyetinin taleplerine katılmamasına rağmen araya girmeye ve sakinleşmeye sevk ettiğini açıkladı.
Kaynaklar, Suriye tarafının ABD elçisinin tutumundan memnun olduğunu, bunun da SDG başkanlığının 10 Mart anlaşmasını uygulamayı ertelemesi nedeniyle ABD’nin sabrının tükenmekte olduğunu gösterdiğini belirtti.
Suriye hükümetinin, 2011’den bu yana savaşın yol açtığı yıkımın ardından yeniden inşa için daha fazla uluslararası destek kazanmaya çalışan devleti yıpratacak bir gerilimi değil, SDG dosyasını barışçıl bir şekilde ve müzakerelere dayanarak çözmeyi tercih etmesi dikkat çekicidir.
Suriye hükümeti ayrıca SDG’nin anlaşmayı uygulamayı ertelemesinin başta ABD olmak üzere tüm uluslararası taraflarca üzerindeki baskının artmasına katkıda bulunacağını düşünüyor.

