ABD’nin Uygur Zorla Çalıştırma Kuruluşları Listesi’ne Yeni Eklemeler Yapıldı

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (Department of Homeland Security), Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine yönelik zorla çalıştırma uygulamalarıyla bağlantılı olduğu belirtilen 43'ten fazla şirket ve kuruluşu Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası (Uyghur Forced Labor Prevention Act - UFLPA) kapsamındaki yaptırım listesine ekledi. Söz konusu karar, zorla çalıştırma yoluyla üretildiği değerlendirilen ürünlerin ABD tedarik zincirine girişini engellemeye yönelik en kapsamlı adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

uyghursforcedlabor)

İnsan hakları kuruluşu Uygur Hareketi (CFU) tarafından memnuniyetle karşılanan kararın, Çin yönetiminin zorla çalıştırma politikalarından fayda sağladığı öne sürülen şirketlerin uluslararası ticarette hesap verebilirliğini artırmayı amaçladığı ifade edildi.

Listeye eklenen kuruluş sayısında yüzde 30 artış

CFU’nun açıklamasına göre, yaptırım listesine eklenen yeni şirket ve kuruluşlar, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da yürüttüğü zorla çalıştırma programlarıyla bağlantılı olduğu belirtilen 187 farklı sektör ve üretim faaliyetini kapsıyor.

Kuruluş, yeni güncellemeyle birlikte UFLPA kapsamındaki kuruluş sayısının yaklaşık yüzde 30 oranında arttığını, bunun da yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana gerçekleştirilen en büyük liste genişletmesi olduğunu bildirdi.

Açıklamada, ABD’nin bu adımla insan hakları ihlalleri üzerinden ekonomik kazanç sağlanmasının önüne geçmeyi ve küresel tedarik zincirlerinde zorla çalıştırma kaynaklı ürünlerin yer almasını engellemeyi hedeflediği belirtildi.

“Zorla çalıştırma politikası devam ediyor” iddiası

Campaign for Uyghurs, Çin Komünist Partisi’nin Doğu Türkistan’da yürüttüğü zorla çalıştırma uygulamalarının sistematik şekilde devam ettiğini öne sürdü.

Kuruluşun aktardığı verilere göre, Çin hükümetinin yayımladığı resmi istatistiklerde 2023 yılında 3,2 milyon, 2024 yılında 3,34 milyon ve 2025 yılında ise 3,36 milyon kişi transferi zorla çalıştırma programları kapsamında gerçekleştirildi.

CFU, söz konusu rakamların Çin’in 2021-2025 Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda belirlenen hedefin yaklaşık yüzde 17 üzerine çıktığını ileri sürdü.

Açıklamada ayrıca, 2014-2023 yılları arasında bölgede görev yaptığını belirten eski bir Han Çinli polis memurunun tanıklığına da yer verildi. Tanıklıkta, devlet tarafından uygulanan zorla çalıştırma sisteminin giderek daha yaygın hale geldiği ve tespit edilmesini zorlaştıracak şekilde yeniden yapılandırıldığı iddia edildi.

Kuruluş, yürürlüğe giren “Etnik Birlik Yasası” olarak adlandırılan düzenlemenin de Uygurlar üzerindeki baskı mekanizmalarını kurumsallaştırdığı görüşünü dile getirdi.

Rushan Abbas: “Şirketler bunun bedelini ödemeli”

Campaign for Uyghurs İcra Direktörü Rushan Abbas, liste genişletmesinin önemli bir mesaj verdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“UFLPA kapsamındaki listenin genişletilmesi, Çin Komünist Partisi’nin zorla çalıştırma suçlarıyla bağlantılı sektörlerin artık hiçbir sonuçla karşılaşmadan kazanç sağlamaya devam edemeyeceğini açık biçimde göstermektedir. Uygur halkı yıllardır baskı, sömürü ve zorla çalıştırmaya maruz kalırken, bu ihlallerle bağlantılı şirketler ekonomik kazanç elde etti.”

Abbas, Çin’de tutuklu bulunan kız kardeşi Dr. Gulshan Abbas’ın, ABD’deki insan hakları faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını ve zorla çalıştırma sistemi içerisinde üretime zorlanıyor olabileceğini de öne sürdü.

Uluslararası topluma çağrı

Campaign for Uyghurs, açıklamasında uluslararası topluma da çağrıda bulunarak, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine karşı daha güçlü adımlar atılması gerektiğini savundu.

Kuruluş, hükümetlerin ve özel sektörün insan haklarına saygılı, etik üretim ilkelerine dayanan tedarik zincirlerini desteklemesi gerektiğini belirterek, zorla çalıştırma uygulamalarına dolaylı ya da doğrudan katkı sağlayabilecek ticari ilişkilerin gözden geçirilmesini istedi.

ABD’nin son kararı, Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası kapsamında bugüne kadar gerçekleştirilen en geniş yaptırım güncellemesi olarak kayıtlara geçerken, insan hakları kuruluşları bu adımın diğer ülkeler tarafından da örnek alınması gerektiğini savunuyor. Öte yandan Çin yönetimi ise daha önce benzer suçlamaları reddederek Doğu Türkistan’daki uygulamalarının terörle mücadele, mesleki eğitim ve ekonomik kalkınma amacı taşıdığını ileri sürmüştü.

Exit mobile version