Ahmet Selim Korkmaz – Gazeteci (*)
Dünden bugüne aynı nakarat: Barış, ateşkes, iki devletli çözüm, müzakere masaları… Peki, bütün bu söylemlere rağmen Filistin neden hâlâ kan ağlıyor?
Filistin’de huzur; işgalin üzerini diplomatik cümlelerle örtmekle, zulmü geçici ateşkeslerle ertelemekle değil, işgali sona erdirmekle mümkündür. Bunun için Siyonist işgal politikalarının son bulması, İngiliz emperyalizminin tarihsel mirasıyla ABD’nin israil’e verdiği siyasi ve askerî desteğin sorgulanması, İran yönetimi dâhil bölgedeki tüm aktörlerin Filistin halkının özgürlük mücadelesini kendi çıkarlarına alet etmesinin önüne geçilmesi gerekir.
Kutsal topraklarda işgale, sömürüye ve dış müdahaleye yer olmamalıdır. İşgali sürdüren güçler ve bu işgale destek veren politikalar sona ermeli; Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Yıllardır çözüm diye sunulan planlar değişiyor, masalar kurulup dağılıyor, bildiriler yayımlanıyor. Değişmeyen ise Filistin halkının ödediği bedel oluyor. Bir yanda barış nutukları atanlar, diğer yanda işgalin sürmesine imkân sağlayan siyasi ve askerî destek mekanizmaları…
Artık mesele kaçıncı barış planının masaya konulacağı değil; Filistin halkının kendi vatanında ne zaman özgür ve egemen yaşayacağıdır.
Çözüm; başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması, işgalin sona ermesi ve Filistinlilerin haklarının güvence altına alınmasıdır.
Sözün özü: Filistin’de barış, işgali meşrulaştıranların masalarında değil; işgalin sona erdiği, adaletin tesis edildiği ve Filistin halkının özgür iradesinin hayata geçtiği gün başlayacaktır.
Orta Doğu’da israil diye bir devlete yer yoktur!
(*) Ahmet Selim Korkmaz’ın sosyal medya hesabından alınmıştır.




















