İnternette dolaşan rahatsız edici videolar, yaşları 7 ila 10 arasında değişen yüzlerce Uygur çocuğunun, yoğun koşma, bayrak törenleri için ayakta durma ve sınıflarda ve eğitim alanlarında vatansever sloganlar atma gibi fiziksel ve duygusal olarak zorlayıcı faaliyetlere katlandığını ortaya koyuyor. Gözle görülür şekilde sıkıntılı olan çocukların, anneleri için ağladıkları görülüyor.
Uygur çocuklarının ebeveynlerinden ayrıldıktan sonra yatılı okullarda fiziksel ve zihinsel olarak işkence gördükleri medya tarafından geniş çapta bildirilmişti.
Çinli yetkililer, bu tür askeri eğitimin çocuklar arasında ülkeye ve Çin Komünist Partisi’ne sadakat aşılamak için gerekli olduğunu iddia ediyor. Bununla birlikte, Uygur çocuklarının bu eğitiminin kapsamı, Han Çinli öğrencilere verilen standart askeri eğitimin çok ötesinde olduğu görünmektedir.
Resmi Çin devlet medyası, Çinli öğrenciler tarafından üstlenilen disiplinli askeri duruş eğitimine dikkat çekerek, askeri üniforma giyinmenin öğrenilmesini ve eğitmenlerin rehberliğinde düzenli çizgilerde yürümeyi vurgulamaktadır. Uygur çocuklarının aksine, Çinli öğrencilerin ebeveynlerinden zorla ayrılmadıklarını ve eğitimleri sırasında ebeveyn gözlemlerine izin verildiğini belirtmek önemlidir.
Uygur çocukları yatılı okullarda ailelerinden zorla ayrıldıkları için sadece fiziksel tacize değil, aynı zamanda ciddi psikolojik travmalara da maruz kalıyorlar. Pek çok ebeveyn çalışma kamplarında, hapishanelerde alıkonuldu veya yurtdışında yaşıyor, bazıları ise gözaltında tutulurken trajik bir şekilde hayatlarını kaybetti.
Uygur çocuklarına yönelik üzücü muamele, ailelerinden zorla ayrıldıktan sonra bu kurumlarda çocukların katlandığı fiziksel ve zihinsel işkence raporları ile Uygur toplumunun karşı karşıya olduğu devam eden insan hakları krizinin altını çiziyor.

