1. Haberler
  2. Türk Dünyası
  3. Uygur Hareketi, Yarkent Katliamı’nın 12. Yıl Dönümünde Uluslararası Topluma Çağrıda Bulundu

Uygur Hareketi, Yarkent Katliamı’nın 12. Yıl Dönümünde Uluslararası Topluma Çağrıda Bulundu

Uygur hakları savunucusu sivil toplum kuruluşu Uygur Hareketi(CFU), 28 Temmuz 2014'te Doğu Türkistan'ın Kaşgar vilayetine bağlı Yarkent (Şeçer) ilçesinde meydana gelen ve çok sayıda Uygur sivilin hayatını kaybettiği olayların 12. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Uygur Hareketi, uluslararası toplumu olayların bağımsız şekilde araştırılması ve sorumluların hesap vermesi için harekete geçmeye çağırdı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CFU’nun açıklamasında, Yarkent’te yaşananların Uygur halkının yakın tarihindeki en ağır kitlesel şiddet olaylarından biri olduğu ifade edilirken, Çin yönetiminin olaylara ilişkin bilgi akışını engellediği ve aradan geçen yıllara rağmen can kaybı ile gözaltına alınan kişilerin sayısına ilişkin bağımsız doğrulanabilir verilerin hâlâ ortaya konulamadığı ifade edildi.

“Gerçekler Hâlâ Karanlıkta”

CFU İcra Direktörü Ruşan Abbas’ın açıklamasında, Yarkent’te yaşananların yalnızca geçmişte kalmış bir trajedi olmadığı, bugün de Uygur halkına yönelik baskı politikalarının sembollerinden biri olarak görüldüğü belirtildi. Açıklamada, kurbanların unutulmaması ve yaşananların uluslararası platformlarda gündemde tutulmasının önemine dikkat çekildi.

Uygur Hareketi İcra Direktörü Ruşen Abbas şöyle dedi: “Yarkand Katliamı, Çin hükümetinin Uygurları temel haklara layık insanlar olarak değil, sürekli bir tehdit olarak göstermek için insanlık dışı bir söylem kullandığının acı bir hatırlatıcısı olmaya devam ediyor. Uygurları suçlu ve aşırılıkçı olarak etiketleyerek, ÇKP şiddeti ve toplu cezalandırmayı meşrulaştırmaya devam ediyor. Yarkand’daki zulümlere yol açan aynı sistem, bugün de aileleri parçalamaya devam ediyor. Kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, benim ABD’deki savunuculuk faaliyetlerime misilleme olarak 2018’den beri haksız bir şekilde hapis tutuluyor; bu durum, zulüm kampanyasının ve Pekin’in sınır ötesi baskısının giderek genişlediğinin bana kişisel bir hatırlatıcısıdır. Bugün, on iki yıl sonra, ÇKP’nin sistemi altında acı çeken tüm Uygurlar için adalet talep etmeye devam ederek Yarkand kurbanlarını anıyoruz.”

Uygur Hareketi, Çin yönetiminin olayların ardından bölgeyi dış dünyaya kapattığını, bağımsız gazetecilerin ve uluslararası gözlemcilerin bölgeye erişiminin engellendiğini söyleyerek, bu nedenle olayların tüm boyutlarının hâlâ aydınlatılamadığını ifade etti.

Yarkent Olayları Nasıl Başladı?

Uygur kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre, Temmuz 2014’te Yarkent’te polis tarafından gerçekleştirilen bir ev baskınında aynı aileden beş kişinin öldürülmesi bölgede tepkilere neden oldu. Bunun ardından toplanan sivillere yönelik güvenlik güçlerinin geniş çaplı operasyon düzenlediği ve çok sayıda Müslüman Uygur Türkünün şehid edildiği belirtiliyor. Çin hükümeti ise olayları “terör saldırılarıyla mücadele” kapsamında değerlendirmiş ve güvenlik güçlerinin müdahalesini savunmuştu.

Bağımsız uluslararası kuruluşlar, bölgeye erişim kısıtlamaları nedeniyle ölü ve yaralı sayısını kesin olarak doğrulayamadıklarını belirtirken, insan hakları örgütleri olayın kapsamlı ve bağımsız biçimde soruşturulması çağrılarını yıllardır sürdürüyor.

Uluslararası Topluma Çağrı

CFU açıklamasında, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara ve demokratik ülkelere, Yarkent’te yaşananların bağımsız biçimde araştırılması için girişimlerde bulunmaları çağrısı yapıldı. Kuruluş ayrıca, mağdurların akıbetinin ortaya çıkarılması, sorumluların hesap vermesi ve Uygur halkının temel haklarının korunmasına yönelik uluslararası baskının artırılması gerektiğini savundu.

Uygur Meselesi Gündemdeki Yerini Koruyor

Yarkent olaylarının yıl dönümü dolayısıyla yalnızca Uygur  Hareketi değil, Dünya Uygur Kongresi (DUK) gibi çeşitli Uygur kuruluşları da anma etkinlikleri düzenleyerek uluslararası kamuoyuna çağrılarda bulundu. Söz konusu kuruluşlar, olayların bağımsız şekilde araştırılması ve bölgedeki insan hakları ihlallerine ilişkin şeffaflığın sağlanmasını talep ediyor. Çin yönetimi ise Doğu Türkistan’daki politikalarının terörle mücadele, aşırıcılığın önlenmesi ve kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik olduğunu savunmaya devam ediyor.

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 28 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NİDAİ ile Sohbet Et

NİDAİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir