Site icon Haber Nida

Başımızdaki Doppa — Yüreğimizdeki Vatan

Uygur Doppası: Ölümsüz Kimlik Sembolü – Notlarımdan
Bugün 5 Mayıs — “Uygur Doppa Bayramı”. Bu gün, sadece milli bir giyim kültürünü anma günü değil; aynı zamanda Çinli işgalcilerin baskısı altında kimliği yok edilmeye çalışılan bir milletin varlığını koruma, ecdad ruhuna sahip çıkma ve zulme karşı dilsiz bir haykırış günüdür.

1. Uygur’un Baş Tacı: Doppa ve Milli Kimlik

Uygur halkı arasında “Baş esen olursa, doppa bulunur” şeklinde bir atasözü vardır. Ancak günümüzde doppa, alelad bir başlık olmanın ötesine geçerek Uygur milli kimliğinin en güçlü sembolü haline gelmiştir. Doppa; Uygur nakkaşlık sanatının yüksek ruhunu taşıyan bir sanat eseridir. Çeşitli türleri, özgün nakışları ve göz alıcı renkleriyle Uygur halkının estetik anlayışını, dünya görüşünü ve binlerce yıllık tarihi köklerini yansıtır. Doğu Türkistan’ın her yöresinin kendine has doppa modelleri bulunmaktadır ve bu çeşitlilik Uygur kültürünün ne kadar zengin olduğunu kanıtlar: Bu doppalar, Uygur’un toprak bütünlüğünü ve milli birliğini başımızda sarsılmaz bir kararlılıkla taşıdığımızın ispatıdır.

1. Çin’in Soykırım Politikasında Can Çekişen Uygur Doppası

Bugün Doğu Türkistan’da doppa giymek, Çinli işgalci hükümet için son derece hassas bir mesele haline gelmiştir. Çin hükümeti, Uygurları asimile ederek “Sino-merkezci” (Zhonghua) bir kimlik potasında eritmek amacıyla milli kimliğimizin tüm simgelerine savaş açmıştır. Dilimiz, inancımız ve geleneklerimizle birlikte doppamız da sistematik bir şekilde yasaklanmıştır. Okullarda, resmi kurumlarda ve toplumsal hayatın her alanında doppa giymek “gericilik”, “dini aşırılık” veya “bölücülük” olarak damgalanmaktadır. Doppa giyenler, milli duyguları güçlü olduğu gerekçesiyle toplama kamplarına hapsedilmektedir. Çünkü işgalciler çok iyi bilir ki; başında doppası olan bir Uygur kimliğini unutmaz. Kimliğini unutmayan bir milleti ise asla köleleştiremezler.

1. Gurbetteki Doppa: Bir Bayrak, Bir Davaya Dönüşen Simge

Ben batı ülkelerinde yaşıyor olsam da, özgür dünyanın sokaklarında doppamı büyük bir gururla taşıyorum. 2018 yılından beri Amsterdam’ın Dam Meydanı’nda, Çin’in Doğu Türkistan’daki işgaline ve soykırımına karşı yürüttüğüm barışçıl protestolarda doppam her zaman başımdaydı. Dünyanın dört bir yanından gelen turistler, başımdaki doppadan benim Uygur olduğumu hemen tanıyorlar. Yanıma gelip soykırımı belgeleyen fotoğrafları gördüklerinde Uygur halkına olan dayanışmalarını ifade ediyorlar. Uygurları henüz tanımayanlar ise doppama ilgi gösterip kimliğim hakkında sorular soruyor ve hatıra fotoğrafları çekiliyorlar. Demek ki, başımdaki bu doppa sadece bir şapka değil, aksine: Doppa, benimle dünya arasında bir kültür elçisi ve hakikati anlatmanın en kudretli aracı haline gelmiştir. Sonuç Çinli işgalciler bizi doppamızdan, vatanımızdan ve özgürlüğümüzden koparmaya çalışıyor. Ancak onlara şunu söylüyorum: Uygur’un doppası sadece başına değil, asıl yüreğine mühürlenmiştir. Ben her protestoda, her etkinlikte milli kimliğimle gurur duyarak doppamı giymeye devam edeceğim. Ta ki Doğu Türkistan azat olup, milyonlarca kardeşim kendi yurtlarında özgürce doppalarını giyene dek, bu doppa benim savaşçı bayrağım olacaktır! Doppa Bayramınız kutlu olsun, aziz millettaşlarım! Uygur kültürü ölmez, Uygur milleti yok olmaz!
Exit mobile version