Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BM Soykırım Önleme Ofisine Uygur çağrısı

BM komitesinin Uygurların durumuna ilişkin dönüm noktası niteliğindeki kararından iki yılı aşkın bir süre sonra, BM soykırımı önleme ofisi İHK tartışmaları sırasında anlamlı adımlar atmaya çağırılırken, Devletler de vahşet suçlarının erken uyarı işaretlerine göre hareket etme konusunda çifte standarttan kaçınmaya davet ediliyor.

BM komitesinin Uygurların durumuna ilişkin dönüm noktası niteliğindeki kararından iki

BM İnsan Hakları Konseyi (İHK) dün BM ve sivil toplum panelistlerinin katılımıyla soykırım ve diğer vahşet suçlarının önlenmesinde erken uyarının rolü konulu bir panel düzenledi. Genel Sekreter’in Soykırımın Önlenmesi Özel Danışman Vekili Virginia Gamba, açılış konuşmasında tüm Devletlere ‘yaklaşmakta olan soykırım ve ilgili vahşet suçlarının erken işaretleri olarak risk faktörlerini tanımanın ve kararlı ve zamanında harekete geçmenin ortak sorumluluğumuz olduğunu’ hatırlattı. 

Küresel Koruma Sorumluluğu Merkezi İcra Direktörü Savita Pawnday da birçok hükümetin ‘Batı’nın [Gazze konusundaki] önyargısını haklı olarak eleştirirken Rohingya, Uygurlar ya da Darfur’daki Arap olmayan topluluklara karşı işlenen vahşet suçlarına ilişkin artan kanıtlar karşısında sessiz kaldığının’ altını çizdi.  Pawnday’e göre “vahşet risklerine verilen tepkiler çoğu zaman seçici kalmakta ve siyasi çıkarlar tarafından şekillendirilmektedir.

Okumadan Geçme  Yeni araştırma Decathlon'un Uygur köle emeği kullandığını ortaya çıkardı

İHK görüşmeleri sırasında ISHR, BM Soykırımı Önleme ve Koruma Sorumluluğu Ofisi’nin (OSAPG) yeni yönetiminin, BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi’nin (CERD) Doğu Türkistan’daki insan hakları durumuna ilişkin 2022 yılında aldığı çok önemli bir karar doğrultusunda atmayı planladığı adımları soran bir açıklama yapmıştır. 

CERD, Kasım 2022’de Erken Uyarı ve Acil Eylem prosedürü kapsamında Doğu Türkistan’daki durumla ilgili önemli bir karar yayınlayarak konuyu OSAPG’nin dikkatine sunmuştur. Bunu yaparken CERD, BM İnsan Hakları Ofisi’nin (OHCHR) Çin’in Uygurlara ve diğer Müslüman Türk halklarına karşı insanlığa karşı suç işlemiş olabileceğini tespit eden 2022 Doğu Türkistan raporunu hatırlattı.

Okumadan Geçme  İşte Çin zulmü: Oğlunun tutukluluğuna yasal yollardan itiraz eden anne tutuklandı

ISHR, “OHCHR tarafından tespit edilen vahşetin temelinde yatan ihlallerin BM organları tarafından belgelenmeye devam ettiğini, en son olarak da Yüksek Komiser’in küresel güncellemesinde atıfta bulunulan Standartların Uygulanmasına ilişkin 2025 ILO Raporu’nda yer aldığını” kaydetmiştir. 

Ancak OSAPG, önceki liderliği altında, sevk üzerine harekete geçmemiş ya da bu yöndeki planları hakkında ayrıntılı bilgi vermemişti.

Pawnday açıklamasında ayrıca “Uygur bölgesindeki durumla ilgili olarak CERD’in OSAPG’ye yaptığı başvurunun beklemede olan takibine” atıfta bulunarak “etkilenen toplulukların yeterli destek olmaksızın sık sık çeşitli BM ofisleri arasında yönlendirildiğini” belirtti.  

Okumadan Geçme  Uygur Hareketinin TBMM ziyaretleri: Uygur kardeşlerimizin haklarını korumaya devam edeceğiz

ISHR açıklamasında ayrıca, Tayland’ın yakın zamanda aldığı 40 Uygur’u Çin’e sınır dışı etme kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, ‘BM’nin zorlayıcı tavsiyelerini ve kanıtlarını yalnızca Çin’in zarar görmeyeceklerine dair güvencelerine dayanarak göz ardı ettiğini’ belirtti. ISHR ‘bu tür bir davranışın Konsey üyelerinin yükümlülükleriyle bağdaşmadığını’ vurguladı.