Yücel Tanay
İlham Tohti, Uygur asıllı bir ekonomist ve eski bir öğretim üyesiydi. Şiddet karşıtı, barışçıl bir akademisyen olarak, temel misyonu Çin Anayasası’nda yer alan etnik bölgesel özerklik şartlarının Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi)’nde fiilen uygulanmasını sağlamaktı.
Tohti, bölgenin bağımsızlığını değil, Çin vatandaşları olarak Uygurların yasal haklarının teslim edilmesini talep etti. Ancak bu barışçıl ve anayasal çağrısı, onun 2014 yılında “bölücülük” suçlamasıyla müebbet hapis cezasına çarptırılmasına yol açtı.
Tohti’nin tutuklanması, yalnızca bir bireyin özgürlüğüne değil, aynı zamanda Çin’deki etnik gruplar arasındaki barışçıl diyaloğa ve hukuka olan inanca da vurulmuş ağır bir darbe olarak kabul edilmektedir.
Çin Anayasası’nda Bölgesel Özerklik: Kağıt Üzerindeki Vaat
Çin Anayasası’nın 4. Maddesi ve Etnik Bölgesel Özerklik Yasası, azınlıkların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde özerk yönetim organlarının kurulmasına ve yerel yönetimi yürütme yetkisine sahip olmasına izin verir. Ancak Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi)’ndeki yönetim pratiği, bu anayasal vaatlerle keskin bir çelişki içindedir.
Fiili Yönetim: Merkezi Kontrol ve “Kukla” Yöneticiler
Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi)’ndeki yönetim, merkezi hükümet tarafından atanan Han Çinlileri tarafından kontrol edilmekte, azınlık gruplarından gelen yerel yöneticiler ise sembolik “kukla” figürler olarak kalmaktadır. Tüm yetki, anayasal özerk yönetim organlarından ziyade, bölgedeki Çin Komünist Partisi (ÇKP) organlarında toplanmıştır.
İlham Tohti, tam da bu çelişkiye dikkat çekerek, bölgenin bağımsızlığını değil, anayasal haklar çerçevesinde gerçek bir özerkliği savunmuştur.
Barışçıl Yolun Tıkanması: Silahlı Mücadele Tek Seçenektir
İlham Tohti’nin barışçıl talebi ve müebbet hapis cezası, Çin’in etnik azınlık bölgelerindeki politikalarının otoriter doğasını gözler önüne sermektedir. Tohti’nin tutuklanması, barışçıl, anayasal yollarla hak arama kapısını resmen kapatmıştır.
Bu durum karşısında, Uygur sorunu artık barışçıl metotlarla halledilemez. Uygur sorununun tek çözümü, silahlı mücadele çizgisidir; Uygur halkının kendi kaderini tayin edeceği, Çinli sömürgeciliğin Doğu Türkistan’ı terk edeceği tam bağımsız Doğu Türkistan’dır. Çin tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan İlham Tohti, barışçıl eylemlerin artık Doğu Türkistan davasına fayda getiremeyeceğini cezaevindeki hücresinde düşünmüştür.
Barışçıl bir akademisyenin susturulması, bölgede şiddetin artmasına zemin hazırlayan ve Uygur halkına başka bir seçenek bırakmayan politik bir hatadır.

