Etkinlik sadece tarihi bir yıldönümünü anmakla kalmayacak, aynı zamanda Çin’in yükselen askeri gücü ve Batı etkisi karşısında büyüyen ittifakları hakkında net bir mesaj gönderecek.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, katılımlarını teyit eden 26 yabancı devlet ve hükümet başkanı arasında yer alarak Batı’ya karşı stratejik bir birlikteliği yansıtıyor.
Buna karşılık, İngiliz “The Guardian” gazetesine göre, Avrupa Birliği’nin tek temsilcisi olan Slovakya Başbakanı Robert Fico dışında Batılı liderler yok.
Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic gibi önde gelen liderler de katılıyor.
BM’nin Çin diplomasisine yakınlığıyla bilinen Genel Sekreter Yardımcısı Li Junhua tarafından temsil edilmesi, geçit töreninin siyasi mesajına verilen zımni uluslararası desteği yansıtıyor.
Etkinlikte on binlerce askerin hassas düzenlerde katılımının yanı sıra avcı ve bombardıman uçakları, gelişmiş füze sistemleri, hipersonik silahlar ve anti-drone teknolojileri de dahil olmak üzere yüzlerce hava aracı sergilenecek.
Yaklaşık 45 askeri oluşumun yer aldığı 70 dakikalık geçit töreni, son yılların en büyük geçit törenlerinden biridir ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun modernizasyon ve teknoloji alanındaki atılımlarını temsil etmektedir.
Tarihsel bağlam ve siyasi mesaj
Kutlama, Çin’de milyonlarca kurban bırakan yıkıcı bir savaşın ardından Japonya’nın 1945’te teslim olmasının yıldönümüyle bağlantılı.
Komünist Parti bu vesileyle ulusal gururu ve dayanıklılık söylemini öne çıkarmak isterken, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ülkesinin bir daha asla hiçbir yabancı güce boyun eğmeyeceğini vurguluyor.
Geçit töreni Tayvan ve Güney Çin Denizi ile ilgili gerginliklerin tırmandığı ve Washington ile ilişkilerin gerildiği bir dönemde gerçekleşirken, Putin ve Kim’in varlığı Batı yaptırımlarına ve çok kutuplu dünya düzeninin yeniden şekillenmesine karşı uluslararası bir bloğu yansıtıyor.
Batılı liderlerin etkinlikte yer almaması uluslararası bölünmenin derinliğini yansıtıyor. Bu arada Japonya, geçit töreninin kendisine yönelik düşmanca mesajlar içerdiğini savunarak katılmayı reddetti.
Küresel Güney’den liderlerin yoğun katılımı, Pekin’in nüfuzunu güçlendirme ve güç dengesini yeniden şekillendirme stratejisi hakkında soru işaretleri yaratıyor.
Pekin’in Zafer Günü geçit töreni sadece İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin bir kutlaması değil, aynı zamanda askeri güç projeksiyonu ve diplomatik yeniden düzenlemenin kasıtlı bir siyasi tiyatrosudur.
Şi Cinping, Putin ve Kim Jong-un’un yanında dururken, Çin’i 21. yüzyılın jeopolitik oyununun merkezine yerleştiren, çok kutuplu yeni bir dünya düzeninin hatlarını yansıtan bir sahne ortaya çıkıyor.

