14 Ocak’ta Çin medyası Saishin Ağı, Uygur Bölgesi’nin İli Eyaletindeki kamu güvenlik görevlilerinin dahil olduğu bir vakayı ortaya çıkardı. Vakayla ilgili uzun bir yazılı rapor, sekiz polis memurunun, Çinli bir suçluyu itiraf ettirmek için çeşitli acımasız yöntemler kullanarak ölümüne kadar işkence yaptığını anlatıyordu. Ancak rapor kısa süre sonra web sitesinden kaldırıldı. Raporun siteden kaldırılmasının ardından Çin’in içinde ve dışında sosyal medyada büyük infiale yol açtı.
Dava dosyasına göre 30’lu yaşlarındaki Çinli Sun Renze, 27 Mart 2018’de kavga ve sorun çıkarmak suçundan tutuklandı. Aynı yılın 27 Eylül’ünde yedi saatten fazla sorguya çekildikten sonra bayıldı ve 9 Kasım’da hastanede hayatını kaybetti. Sun Renze’nin annesi Ren Tingting, oğlunun ölümüyle ilgili gerçeği ortaya çıkarmak için elinden geleni yaptı. Sun Renze’nin babası öldü ve hayattayken polis olarak çalıştı.
Rapora göre Sun Renze, itiraf ettirmek amacıyla polis tarafından sırtına sandalye bağlamak, elektrik şoku vermek, yüzüne havluyla suda boğmak ve diğer yöntemlerle işkenceye maruz kaldı.
Sosyal medyadaki yorumlarda Çinliler, olayın Çin yargısının ne kadar karanlık ve zalim olduğunu ortaya çıkardığını söyledi ve Uygurlar şu soruyu sordu: “Çin polisi kendi etnik Çin vatandaşlarına karşı bu kadar zalimse milyonlarca Uygur’un başına ne gelecek?” Kamplarda mı hapsedildi?” gibi yorumlar yazdı.
Bu konuyla ilgili RFA Uygur servisine konuşan toplama kampı tanığı Ömer Bekali, Çin polisinin Uygurlara ve diğer Türk milletlerine insan muamelesi yapmadığını, onlara akıl almaz ve vahşi şekillerde işkence yaptığını belirtti.
Bağımsız araştırmacı Nirula Alima, sosyal medya hesabı X’te olayla ilgili şu yorumu yaptı: “Doğu Türkistan’daki polis Çinlilere bu kadar zalimse, Uygurların neler yaşadığını tahmin edebilirsiniz.”
RFA Uygur servisine konuşan Alima, yukarıda bahsi geçen olayda Çin polisinin Uygurlara Çin’den daha fazla işkence yapmasının kaçınılmaz olduğunu, Uygurlara ne kadar vahşice işkence edip öldürseler de ifşa edilmeyeceklerini vurguladı. “Hukuk önünde onları sorumlu tutmak imkansız olacaktır.” dedi.
Sun Renze davası, beş yıl sonra, aralarında Wu Xuimin ve Liu Xianyong’un da bulunduğu sekiz polis memurunun 3 ila 13 yıl hapis cezasına çarptırılmasıyla 6 Kasım 2023’te sona erdi.
Toplama kampı tanığı Ömer Bekali, kamplarda ve cezaevlerinde sayısız Uygur’un işkenceye maruz kaldığını ve öldürüldüğünü, hatta Karamai’de bir polisin kampta yeğenine işkence edip öldürdüğünü söyledi.
Uygurların ortak hukuk kapsamındaki haklarını koruyamamalarının nedenini anlatan Nirula Alima, “Çin’de Uygurlara koruyan hiç bir kanun yok” dedi.
Nisan 2014’te Abdul Basit adlı 17 yaşındaki Uygur genci, Aksu Kelp’te kırmızı ışıkta geçtiği için Çin güvenlik polisi tarafından vuruldu. 2015 yılı başında RFA Abdülbasit’in aile fertleriyle iletişime geçme fırsatı yakalamış, annesi ise oğlu Abdülbasit’in naaşının nereye defnedildiğini bilmediğini söylemişti. O dönemde yetkililerin Abdülbasit’in naaşını ailesinden alıp gizlice gömdüğü bildirildi.

