Çin’in Kırgızistan’daki Artan Etkisi Kaynaklar ve Egemenlik Endişelerini Büyütüyor

20260720_094454

RFE/RL’nin aktardığı resmi verilere göre, Kırgızistan 2026 yılının ilk altı ayında yaklaşık 61 bin çalışma vizesi verdi. Bunların yaklaşık yüzde 60’ı Çin vatandaşlarına tahsis edildi. Aynı dönemde son üç yıl içerisinde yaklaşık 7 bin Çinli şirket, dernek ve farklı kuruluşun ülkede kayıt yaptırdığı belirtiliyor.

Çinli şirketler bugün Kırgızistan’ın en büyük altyapı, enerji ve madencilik projelerinde aktif rol üstlenirken, bazı projelerde devlet arazilerinin 49 yıla kadar kiralandığı ifade ediliyor. Ayrıca Çin, yaklaşık 1,6 milyar dolarlık alacağıyla Kırgızistan’ın en büyük ikili kreditörü konumunda bulunuyor. Bu rakam, ülkenin toplam 8,9 milyar dolarlık dış kamu borcunun yaklaşık yüzde 28’ine karşılık geliyor.

İş gücü ve egemenlik tartışmaları büyüyor

Yaklaşık 7 milyon nüfusa sahip Kırgızistan’da yüz binlerce kişi çalışmak için başta Rusya olmak üzere yurt dışına göç ediyor. Bu nedenle Çinli işçi sayısındaki artış, birçok Kırgız tarafından iş imkanlarının azalması, doğal kaynakların yabancı şirketlerin kontrolüne geçmesi ve ülkenin egemenliğinin zayıflaması yönünde kaygılarla karşılanıyor.

Son haftalarda sosyal medyada Çin vatandaşlarının karıştığı iddia edilen bazı olaylar da kamuoyundaki hassasiyeti daha da artırdı. Arpa Yaylası’nda koruma altındaki bölgelerde elektrikli ekipman kullanılarak balık avlandığı iddiaları büyük tepki çekerken, Issık Göl kıyısındaki yerel halka kapalı alanlarda Çinli turistlerin yüzdüğünü gösterdiği öne sürülen görüntüler de yoğun şekilde paylaşıldı. Sosyal medyada ayrıca Çin vatandaşlarının yasa dışı şekilde yabani kuş avladığı yönünde iddialar da gündeme geldi.

Bu olaylar, birçok kullanıcı tarafından yabancı yatırımcılar için yasaların farklı uygulandığı ve Çin vatandaşlarına ayrıcalık tanındığı yönündeki eleştirileri beraberinde getirdi.

Uzmanlar: Şeffaflık eksikliği toplumsal tepkiyi artırıyor

Siyaset bilimci Venera Saipidin, RFE/RL’ye yaptığı değerlendirmede hükümetin Çinli işçilerin ülkede ne kadar süre kaldığı ve kaç kişinin giriş-çıkış yaptığı konusunda kamuoyunu yeterince bilgilendirmediğini söyledi. Saipidin’e göre bu bilgi eksikliği söylentilerin ve toplumsal gerilimin büyümesine neden oluyor.

Bişkek merkezli siyaset analisti Kuban Abdymen ise tüm yabancı ülke vatandaşlarına yasaların eşit uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, aksi halde halkın devlete olan güveninin zedeleneceğini ifade etti.

Çin tartışması siyasetin de gündeminde

RFE/RL’nin haberine göre, Çin’in ülkedeki etkisine yönelik tartışmalar geçen ay aktivist ve siyasetçi Mavlyan Askarbekov’un Çin vatandaşlarının ülkedeki artan varlığını eleştirmesinin ardından gözaltına alınmasıyla daha da büyüdü. Yetkililer Askarbekov’u sosyal medya paylaşımları nedeniyle etnik ve toplumsal nefreti körüklemekle suçlarken, siyasetçi tutuklu yargılanmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ise yabancı iş gücünün büyük altyapı projeleri için gerekli olduğunu savunarak, Çin’in ülkeyi ele geçirdiği yönündeki söylemleri “abartılı” olarak nitelendirdi. Caparov, mühendislik ve teknik uzmanlık gerektiren projelerde dış desteğe ihtiyaç duyduklarını, aksi halde birçok yatırımın tamamlanmasının 15 ila 20 yılı bulabileceğini söyledi.

Yatırımlar güvenlik meselesine dönüşüyor

Global Voices editörlerinden ve Çin-Orta Asya ilişkileri uzmanı Filip Noubel’e göre, Çin yatırımlarına ilişkin kararların çoğu yerel halkın görüşü alınmadan Bişkek’teki siyasi ve ekonomik elitler tarafından veriliyor. Bu durum çevresel etkilerden ekonomik paylaşım sorunlarına kadar birçok konuda yerel halkın kendisini dışlanmış hissetmesine yol açıyor.

Noubel ayrıca milliyetçi söylemlerin zaman zaman Çin yatırımlarını doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak gösterdiğini, bunun da Çinli yatırımcıların ve çalışanların güvenliğinin iki ülke arasındaki resmi güvenlik iş birliğinin parçası haline gelmesine neden olduğunu belirtiyor.

Hükümet adım atmak zorunda kaldı

Artan kamuoyu baskısının ardından Kırgız yetkililer 14 Temmuz’da yabancı inşaat işçilerine Kırgızistan yasalarına uyulması konusunda bilgilendirme çalışmalarına başladıklarını açıkladı. Aynı gün yasa dışı balık avladığı öne sürülen bir Çin vatandaşının sınır dışı edildiği iddia edilirken, Adalet Bakanlığı da sosyal medyada yoğun eleştirilere konu olan “Orta Asya ve Çin’in Barışçıl Yeniden Birleşmesini Teşvik Derneği”nin kaydının iptal edildiğini duyurdu. Bakanlık kararın gerekçesine ilişkin ise ayrıntılı açıklama yapmadı.

RFE/RL’nin değerlendirmesine göre, Çin yatırımları Kırgızistan ekonomisinin önemli bir parçası olmaya devam ederken, bu yatırımların istihdam, çevre, doğal kaynakların kullanımı ve ulusal egemenlik üzerindeki etkileri ülkede uzun süre tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

Exit mobile version