1. Haberler
  2. Türk Dünyası
  3. DUK’den Çin’e ve Batılı Hükümetlere Sert Eleştiriler: “Tanımak Yetmez, Hesap Verilebilirlik Sağlanmalı”

DUK’den Çin’e ve Batılı Hükümetlere Sert Eleştiriler: “Tanımak Yetmez, Hesap Verilebilirlik Sağlanmalı”

Dünya Uygur Kongresi (DUK), 17 Temmuz 2026 tarihli haftalık bülteninde Çin'in Doğu Türkistan'daki politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin yetersiz kaldığını belirterek hem Çin yönetimini hem de Batılı hükümetleri eleştirdi. Kuruluş, zorla çalıştırma, kültürel asimilasyon ve sınır aşan baskılar konusunda daha somut adımlar atılması çağrısında bulundu

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hollanda hükümetine “zorla çalıştırma” tepkisi

Dünya Uygur Kongresi, Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma’nın Çin’e gerçekleştirdiği resmi ticaret ziyareti sırasında Uygur Türklerinin maruz kaldığı zorla çalıştırma ve insan hakları ihlallerini gündeme getirmemesini eleştirdi.

DUK açıklamasında, Hollanda Parlamentosu’nun ziyaret öncesinde kabul ettiği kararla Uygurların insan hakları durumunun Çinli yetkililerle görüşmelerde gündeme taşınmasının istendiği hatırlatıldı. Buna rağmen konunun resmi temaslarda yer almamasının hayal kırıklığı yarattığı ifade edildi.

Ayrıca, milletvekilliği döneminde Uygur Soykırımı’nın tanınmasını savunan Sjoerdsma’nın bakan olduktan sonra aynı tutumu sürdürmemesi de eleştirildi.

“Doğu Türkistan’dan ithalat artıyor”

Dünya Uygur Kongresi, Hollanda’nın Doğu Türkistan kaynaklı ithalatının artmaya devam ettiğini belirterek, devlet destekli zorla çalıştırma sistemiyle bağlantılı ürünlerin Avrupa pazarına girmiş olabileceği uyarısında bulundu.

Kuruluş, Hollanda hükümetinden şu adımları atmasını istedi:

  • Çin yönetimi nezdinde Uygur Soykırımı’nı açık şekilde gündeme getirmesi,
  • Zorla çalıştırma bağlantılı ürünlerin tedarik zincirlerinden tamamen çıkarılması,
  • Avrupa Birliği Zorla Çalıştırma Tüzüğü’nün eksiksiz uygulanması,
  • Şirketler için zorunlu insan hakları durum tespiti (due diligence) düzenlemelerinin hayata geçirilmesi.

Dolkun İsa: “Tanımadan sorumluluğa geçilmeli”

Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi (UZDM) Başkanı Dolkun İsa, 16 Temmuz’da yayımladığı “Sessizliğe Karşı Bir Araya Gelmek: Kampların Onuncu Yılında 3. Uluslararası Uygur Forumu Üzerine Düşünceler” başlıklı değerlendirme yazısında, Çin’in Uygurlara yönelik kitlesel baskı politikalarının başlamasının üzerinden on yıl geçtiğine dikkat çekti.

İsa, birçok ülke ve parlamentonun Uygur Soykırımı’nı tanımasına rağmen bunun somut hesap verilebilirlik mekanizmalarına dönüşmediğini belirtti.

Yazısında, Çin’in baskı yöntemlerinin zaman içerisinde daha karmaşık bir yapıya dönüştüğünü ifade eden İsa, bugün kitlesel gözetim, zorla çalıştırma, kültürel mirasın yok edilmesi, ailelerin parçalanması ve sınır aşan baskı uygulamalarının sistematik biçimde sürdüğünü savundu.

Haziran ayında Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen 3. Uluslararası Uygur Forumu’na da değinen İsa, toplantının “tanımadan sorumluluğa geçiş” anlayışıyla uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi hedeflediğini kaydetti.

Birleşmiş Milletler’de Uygur hakları gündeme taşındı

Dünya Uygur Kongresi ile Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi, Birleşmiş Milletler Yerli Halkların Hakları Uzman Mekanizması’nın (EMRIP) Cenevre’de gerçekleştirilen 19. oturumuna katılarak Doğu Türkistan’daki gelişmeleri gündeme taşıdı.

Toplantıda konuşan Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Zumretay Arkin, Çin’in uyguladığı politikaların Uygur kültürü ve dilini sistematik biçimde zayıflattığını belirterek, Uygur kimliğinin devlet politikaları yoluyla aşındırıldığını ifade etti.

Dolkun İsa ise Çin’in yürürlüğe koyduğu Etnik Birlik ve İlerleme Yasası’nın, Uygurlar ve diğer Türk halklarına yönelik zorunlu asimilasyon politikalarına hukuki zemin oluşturduğunu öne sürdü.

Washington’da din özgürlüğü panelinde Uygur meselesi

Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP) İcra Direktörü Ömer Kanat ile Dünya Uygur Kongresi Yürütme Kurulu Başkanı Ruşen Abbas, 16-17 Temmuz tarihlerinde ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen IRF Peace Builders Forum’a katıldı.

ABD’nin kuruluşunun 250. yılı kapsamında düzenlenen ve din özgürlüğü temasına odaklanan forumda gerçekleştirilen “Küresel Bedeller: Dini Özgürlüklerin Engellenmesinin Maliyeti” başlıklı panelde konuşan Uygur temsilcileri, Çin’in Etnik Birlik Yasası’nın sonuçlarını değerlendirdi.

Panelde ayrıca otoriter yönetimlerin sınır aşan baskı yöntemlerinin yalnızca Uygurları değil, dini ve etnik azınlıkları da giderek daha fazla hedef aldığı vurgulandı.

Uluslararası toplumdan somut adım çağrısı

17 Temmuz tarihli haftalık değerlendirmesinde Dünya Uygur Kongresi, uluslararası toplumun yalnızca açıklamalar yapmakla yetinmemesi gerektiğini belirtti. Kuruluş, zorla çalıştırma ürünlerinin küresel tedarik zincirlerinden çıkarılması, insan hakları ihlallerine karışan kişi ve kurumlara yönelik yaptırımların artırılması ve Uygurların temel haklarının korunması için daha güçlü uluslararası mekanizmaların devreye sokulması çağrısında bulundu.

Öte yandan Çin yönetimi ise Doğu Türkistan’daki uygulamalarının terörle mücadele, yoksulluğun azaltılması ve ekonomik kalkınma politikalarının bir parçası olduğunu savunurken, Batılı ülkeler ile insan hakları kuruluşlarının soykırım, zorla çalıştırma ve sistematik baskı iddialarını reddediyor. Buna karşılık çok sayıda uluslararası insan hakları örgütü ve bazı devletler, bölgede ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığını ileri sürmeye devam ediyor.

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NİDAİ ile Sohbet Et

NİDAİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir