Çin, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 63. oturumunda yeniden eleştirilere maruz kaldı. Dünya Uygur Kongresi Başkan Yardımcısı Zumretay Erkin, Pekin’in kitlesel gözaltı kampanyasını başlatmasının üzerinden neredeyse on yıl geçmesine rağmen, Doğu Türkistan’daki Uygurlara ve diğer çoğunluğu Müslüman Türk olan topluluklara yönelik ciddi ihlallerin devam ettiği uyarısında bulundu.
The WUC Vice President @ZumretErkin delivered a statement at the #HRC63 reminding 🇺🇳 member states that action must follow the OHCHR 2022 report, especially as violations persist in East Turkistan. pic.twitter.com/a89dqxwIZG
— World Uyghur Congress (@UyghurCongress) September 9, 2026
Tehdit Altındaki Halklar Derneği adına bir video açıklamasında konuşan Erkin, 31 Ağustos 2022 tarihinde yayınlanan BM İnsan Hakları Ofisi’nin değerlendirmesine atıfta bulunarak, Uygurlara ve diğer çoğunluğu Müslüman gruplara yönelik keyfi, insanlık dışı ve ayrımcı gözaltı uygulamalarının boyutunun “insanlığa karşı suç teşkil edebileceği” sonucuna varıldığını belirtti.
Zorla Çalıştırma Endişeleri
Erkin, Çin’in kitlesel gözaltı kampanyasını başlatmasının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen ciddi insan hakları ihlallerinin devam ettiğini, aynı zamanda “zorlayıcı politikalar” olarak nitelendirdiği uygulamaların bölge genelinde giderek daha kurumsallaştığını belirtti. Erkin, Uygur bölgesinde zorla çalıştırma programlarına ilişkin endişeleri vurguladı. Erkin’e göre, BM uzmanları devletin dayattığı iddia edilen zorla çalıştırma uygulamalarının bir kalıp haline geldiği konusunda uyarıda bulunurken, bölgenin 2021-2025 beş yıllık planında, kendisinin zorla çalıştırma olarak nitelendirdiği 13,75 milyon işgücü transferi vakası öngörülmüştür. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün Uzmanlar Komitesi’nin de, zorlayıcı işgücü transfer programlarının 2024 yılında hızlandığını ve bölgede rekor seviyelere ulaştığına dair raporlara dikkat çektiğini ekledi.
Yeni Yasa Asimilasyon Endişelerini Alevlendiriyor
Erkin, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren Çin’in “Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Etme Yasası”nı da eleştirdi. Erkin, bu yasanın asimilasyonist politikaları daha da kurumsallaştırdığını ve Uygurlar, Tibetliler, Moğollar ve diğer etnik toplulukların dilsel, kültürel ve dini haklarının korunması konusunda endişeleri artırdığını savundu; ona göre bu yasa, geniş çapta kültürel erozyona katkıda bulunacak.
Hesap Verebilirlik Çağrısı
DUK başkan yardımcısı, BM üye devletlerine ve İnsan Hakları Konseyi’ne somut hesap verebilirlik önlemlerini koordine etmeleri ve mağdurlar için adalet ve telafi yolları oluşturmaları çağrısında bulundu. Bu açıklamalar, Çin’in Doğu Türkistan’daki politikalarına yönelik uluslararası gözetimin devam ettiği bir dönemde geldi.



















