Doğu Türkistan’ın Gulca kentinde tanınan sanatçı ve komedyen Musa Can Ahmet’in, Çin’de Kuytun Hapishanesi’nde hayatını kaybettiği doğrulandı.
Uygur sanat ve kültür çevrelerinde uzun yıllar faaliyet gösteren Musa Can Ahmet’in ölümüne ilişkin haberler geçtiğimiz hafta sosyal medyada gündeme gelmişti. RFA Uygur Servisinin bölgedeki kaynaklarla gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, haberin doğruluğu ilgili güvenlik ve polis görevlileri tarafından teyit edildi.
Ancak Çin makamları, Musa Can Ahmet’in ölümünün hangi koşullarda gerçekleştiği ve kesin ölüm nedeni konusunda ayrıntılı bilgi paylaşmadı.
Polis görevlisi ölümü doğruladı
Musa Can Ahmet’in daha önce görev yaptığı kurumlarla yapılan görüşmelerde de ölüm haberinin yalanlanmadığı görüldü.
Kepakyüzi beldesindeki Kültür Merkezi çalışanı, Musa Can Ahmet’in hayatını kaybettiği yönündeki bilgiyi reddetmedi. Ancak ölüm nedenine ilişkin yalnızca kendilerinden bir üst makam olan Gulca Şehir Komitesi’nden gelen görevlilere bilgi verebileceklerini ifade etti.
Gulca kentindeki bir devlet güvenliği polisi ise Musa Can Ahmet’in hapishanede öldüğünü doğrularken, ölümün “ani” gerçekleştiğini söyledi.
Bu açıklama, sanatçının hapishanede hangi sağlık veya fiziksel koşullar altında hayatını kaybettiğine ilişkin soru işaretlerini ise ortadan kaldırmadı.
1970’te Gulca’da doğdu
Musa Can Ahmet, 1970 yılında Gulca’da dünyaya geldi.
Sanat hayatı boyunca bölgedeki kültür merkezlerinde ve sanat topluluklarında sanatçı ve çalışan olarak görev yapan Musa Can Ahmet, aynı zamanda Gulca’nın radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yaptı.
Özellikle komedi alanındaki çalışmalarıyla tanınan sanatçı, Uygur toplumunun farklı kesimleri tarafından bilinen ve takip edilen isimlerden biri hâline geldi.
Onu tanıyanlar, Musa Can Ahmet’in mizah anlayışının yalnızca güldürmeye dayalı olmadığını, toplumsal ve eğitici mesajlar da içerdiğini belirtiyor.
“Sözleri açık ve doğrudandı”
Hâlen Almanya’da yaşayan siyasi aktivist ve tanınmış Uygur komedyen Ablimit Tursun, Musa Can Ahmet ile Gulca’da sanat ve kültür alanında bir dönem birlikte çalıştıklarını anlattı.
Tursun’un aktardığına göre Musa Can Ahmet, esprilerinde sözlerini açık ve doğrudan ifade etmesiyle dikkat çekiyordu. Mizahının güçlü bir eğitici yönünün bulunduğunu belirten Tursun, sanatçının Uygur toplumunun farklı kesimlerinden insanların saygısını kazandığını ifade etti.
Musa Can Ahmet’in sahip olduğu bu toplumsal görünürlük, ilerleyen yıllarda ticaret alanına girmesiyle daha da arttı.
Sanatçılıktan iş insanlığına
Edinilen bilgilere göre Musa Can Ahmet, sonraki yıllarda Uygur iş insanlarının desteğiyle ticaret sektörüne de adım attı.
Kısa sürede dikkat çeken bir girişimcilik başarısı elde ettiği belirtilen Musa Can Ahmet, böylece yalnızca sanatçı kimliğiyle değil, ekonomik faaliyetleriyle de tanınan bir isim oldu.
Ablimit Tursun, Musa Can Ahmet’in hem sanat alanındaki yeteneği hem de ekonomik gücünün Çin yönetiminin dikkatini çektiğini ve 2017 yılında başlayan geniş çaplı tutuklama sürecinde hedef alınan kişiler arasında yer aldığını aktardı.
2016’da yurt dışına çıktı
Musa Can Ahmet’in tutuklanmasına ilişkin daha önce yapılan araştırmalarda da dikkat çekici bilgiler ortaya çıkmıştı.
Söz konusu araştırmalara göre Musa Can Ahmet, 2016 yılında yurt dışına seyahat etmişti. Ayrıca plan dışında dünyaya gelen bir çocuğu nedeniyle de Çin makamlarının hedefi hâline geldiği ve bu süreçte tutuklandığı belirtilmişti.
2017 sonrasında Doğu Türkistan’da çok sayıda Uygurun tutuklanması ve uzun süreli hapis cezalarına çarptırılması, uluslararası insan hakları kuruluşlarının da yakından takip ettiği bir konu oldu.
Musa Can Ahmet’in de bu süreçte tutuklanan ve cezaevine gönderilen Uygurlar arasında bulunduğu bildirildi.
Oğlu Mısır’da eğitim gördü
Musa Can Ahmet’in oğlu Hidayet Musa Can, 2014 yılında eğitim amacıyla Mısır’a gönderildi.
Ancak Mısır’da bulunan Uygur öğrencilerin Çin’in baskı ve operasyonlarının hedefi hâline gelmesinin ardından Hidayet Musa Can Türkiye’ye geldi ve burada yaşamaya başladı.
Hidayet Musa Can’ın hâlen “İzbasarlar” adıyla anılan millî ve dinî uyanış hareketi içerisinde faaliyet yürüttüğü belirtiliyor.
“Babası gibi topluma hizmet ediyor”
Musa Can Ahmet’in yurt dışında yaşayan dostları, sanatçının vefatının ardından yaptıkları dualarda oğlu Hidayet Musa Can’ın babasının izinden yürüdüğünü vurguluyor.
Yakınları ve dostları, Musa Can Ahmet’in sanat yoluyla Uygur toplumuna verdiği mesajların ve toplumsal çalışmalarının oğlu tarafından farklı alanlarda sürdürüldüğünü ifade ediyor.
Musa Can Ahmet’in hayatını kaybetmesi, Doğu Türkistan’daki baskı politikalarının Uygur sanat ve kültür dünyası üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirdi.
Ölüm nedeni hâlâ belirsiz
Musa Can Ahmet’in Çin hapishanesinde hayatını kaybettiğinin ilgili güvenlik görevlileri tarafından doğrulanmasına rağmen, ölümünün kesin nedeni kamuoyuna açıklanmış değil.
Gulca’daki yetkililerin yalnızca ölümün “ani” gerçekleştiğini ifade ettiği aktarılırken, sanatçının hapishanedeki sağlık durumu, son günlerinde hangi koşullarda tutulduğu ve tıbbi müdahale alıp almadığı konusunda bağımsız bir bilgi bulunmuyor.
Çin’in Doğu Türkistan’daki hapishanelere ve tutukluların durumuna ilişkin bilgi akışını sıkı biçimde kontrol etmesi nedeniyle, Musa Can Ahmet’in ölümüne ilişkin daha ayrıntılı ve bağımsız doğrulama yapılmasının güç olduğu belirtiliyor.
Musa Can Ahmet’in ölümü, Uygur toplumunda tanınan bir sanatçının yalnızca sanat hayatının değil, aynı zamanda 2017 sonrasında bölgede yaşanan geniş çaplı tutuklama ve baskı sürecinin de bir parçası olarak hatırlanmasına neden oldu.
Kaynak: RFA Uygur Servisi






















