Doğu Türkistan’da “Geriye Doğru İnceleme” Dalgası: 30 Yıl Öncesine Dayanan Soruşturmalar Gündemde

uyghur_1320x770_145038_(1)-min

Douyin’de paylaşılan bir resmi duyuruda, Merkezi Disiplin Denetim Komisyonu’nun özellikle kırsal bölgelerdeki yolsuzluk iddialarını daha kapsamlı şekilde ele aldığı ve bazı durumlarda emekli olmuş ya da görevden ayrılmış kişilerin geçmiş faaliyetlerinin de yeniden değerlendirilebileceği belirtiliyor. Bu kapsamda soruşturmaların, kişinin yaşamı boyunca takip edilebileceği yönünde ifadelerin yer aldığı aktarılıyor.

86 yaşındaki eski köy sekreteri iddiası

Bölgeden aktarılan yerel haberlerde, Kaşgar’a bağlı Payzavat ilçesinde 86 yaşındaki Ömer Abli̇z isimli eski bir köy sekreterinin gözaltına alındığı bildirildi. İddiaya göre söz konusu kişi, 1980’li yıllarda görev yaptığı dönemde bazı kişilerin hac yolculuğu için pasaport işlemlerini kolaylaştırdığı gerekçesiyle soruşturmaya dahil edildi.

İlginizi Çekebilir

Doğu Türkistan’da Geçmişe Yönelik Baskı: Uygur Tıp Hastanesi Müdürü 17 Yıl Önceki Bir Hastayı Tedavi Ettiği İçin Tutuklandı

Haberi görüntüle

Yerel bir karakol çalışanına dayandırılan bilgilerde, “huïtouvken” olarak adlandırılan geriye dönük inceleme uygulamasının başlatıldığı ve söz konusu kişinin hastanede tedavi görürken gözaltına alındığı kaydedildi.

Tepkiler ve insan hakları endişeleri

Gelişmeler, özellikle Uygur diasporası ve bazı insan hakları savunucuları tarafından endişeyle karşılandı. Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Turguncan Alavudun’un, benzer uygulamaların 2017’deki geniş çaplı gözaltı dalgasında da görüldüğünü hatırlattığı ve bu tür soruşturmaların bölgedeki baskı politikalarının devamı niteliğinde olabileceğini savunduğu aktarıldı.

Alavudun’un ayrıca, yaşanan gelişmeleri uluslararası kuruluşlara rapor edeceklerini söylediği bildirildi.

İlginizi Çekebilir

Çin’in “Ulusal İnsan Hakları Eylem Planı” (2026–2030) ve Doğu Türkistan’daki Gerçekler

Haberi görüntüle

Geçmiş uygulamalara atıf

Bölgeye dair geçmişte de benzer iddialar gündeme gelmişti. 2017 yılında yaşanan geniş çaplı operasyonlarda, bazı kişilerin yıllar önceki dini faaliyetleri, yayın çalışmaları veya yerel düzeydeki davranışları gerekçe gösterilerek uzun süreli hapis cezalarına çarptırıldığı yönünde çeşitli raporlar uluslararası kamuoyunda yer almıştı.

Son bilgiler, işgal altındaki Doğu Türkistan’da yürütülen güvenlik ve disiplin politikalarının kapsamı ve zaman sınırı konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Yetkili makamlar tarafından söz konusu olaylara ilişkin resmi ve ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil.

Exit mobile version