Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin sembol isimlerinden, demokratik seçimlerle iş başına gelen ilk Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey, vefatının yıl dönümünde Azerbaycan, Türkiye ve Türk dünyasının farklı coğrafyalarında düzenlenen anma programlarıyla yad ediliyor. Hayatını bağımsız Azerbaycan idealine ve Türk dünyasının birlik ülküsüne adayan Elçibey, aradan geçen yıllara rağmen fikirleri, mücadelesi ve siyasi mirasıyla hafızalardaki yerini koruyor.
Nahçıvan’dan Türk Dünyasına Uzanan Bir Hayat
Asıl adı Ebülfez Kadirgulu oğlu Aliyev olan Ebulfez Elçibey, 24 Haziran 1938’de Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin Ordubad rayonuna bağlı Keleki köyünde dünyaya geldi. Bakü Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Fakültesi Arap Filolojisi Bölümü’nden mezun olan Elçibey, bir süre Mısır’da tercüman olarak görev yaptı. Akademik hayatında tarih ve Türk dünyası üzerine çalışmalar yürütürken Sovyet yönetiminin baskıcı politikalarına karşı açık tavır aldı.
1975 yılında Sovyet karşıtı faaliyetleri nedeniyle tutuklandı. Yaklaşık bir buçuk yıl siyasi mahkûm olarak cezaevinde kalan Elçibey, özgürlüğüne kavuştuktan sonra da bağımsızlık mücadelesinden vazgeçmedi. Hapishane yılları, onun hem siyasi kimliğini hem de halk nezdindeki itibarını daha da güçlendirdi.
Azerbaycan Bağımsızlığının Öncü İsmi
1988 yılında Sovyetler Birliği’nin çözülme sürecinde başlayan halk hareketinin en önemli liderlerinden biri olan Elçibey, 1989’da kurulan Azerbaycan Halk Cephesi’nin başkanlığına seçildi. Milyonları meydanlara taşıyan bağımsızlık hareketi, kısa sürede Azerbaycan’ın kaderini değiştiren en büyük siyasi güç haline geldi.
7 Haziran 1992’de gerçekleştirilen seçimlerde halkın oylarıyla cumhurbaşkanı seçilen Elçibey, Azerbaycan tarihinde demokratik seçimlerle göreve gelen ilk devlet başkanı olarak tarihe geçti. Göreve gelir gelmez milli devlet kurumlarının inşasına hız verdi; Sovyet ordusunun ülkeden çekilmesini sağladı, milli ordunun kurulmasına öncülük etti ve eğitimden kamu yönetimine kadar birçok alanda reform süreci başlattı.
Türkiye ile Kardeşlik İlişkilerine Özel Önem Verdi
Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini dış politikanın merkezine yerleştiren Elçibey, “Bir millet, iki devlet” anlayışını sadece siyasi bir söylem değil, stratejik bir hedef olarak benimsedi. İlk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdi.
Zorlu Süreç ve Muhalefet Yılları
Dağlık Karabağ’da yaşanan savaş, iç siyasi krizler ve 1993 yılında patlak veren Gence olayları Elçibey iktidarının sona ermesine neden oldu. İç savaş ihtimalini önlemek amacıyla görevinden ayrılarak doğduğu Keleki köyüne çekilen Elçibey, daha sonra yeniden Bakü’ye dönerek muhalefet lideri olarak siyasi mücadelesini sürdürdü.
Yaşamının son döneminde sağlık sorunlarıyla mücadele eden Elçibey, tedavi gördüğü Ankara’da 22 Ağustos 2000 tarihinde hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Bakü’de devlet töreniyle toprağa verildi.
Fikirleri Yaşamaya Devam Ediyor
Ebulfeyz Elçibey, yalnızca bir devlet adamı değil; bağımsızlık, demokrasi, milli egemenlik ve Türk dünyasının ortak geleceği fikrini savunan önemli bir düşünce insanı olarak da anılıyor. Azerbaycan’ın bağımsızlık tarihindeki rolü, Türk dünyasına yönelik vizyonu ve özgürlük mücadelesi, bugün de akademik çalışmalara, siyasi tartışmalara ve toplumsal hafızaya yön vermeyi sürdürüyor.
Vefatının yıl dönümünde Azerbaycan başta olmak üzere Türkiye ve farklı Türk cumhuriyetlerinde Elçibey için anma mesajları yayımlanırken, sevenleri onu “bağımsız Azerbaycan’ın mimarlarından biri” ve “Türk dünyasının unutulmaz lideri” olarak rahmet, minnet ve saygıyla anıyor.





















