Gannuşi’nin savunma ekibi, Pazartesi akşamı yayınladığı açıklamada, müvekkilinin hastanede sağlığını takip eden sağlık ekibinin talebine uyduğunu belirtti; müvekkilini ziyaret etme hakkına, ailesiyle ve avukatlarıyla görüşme hakkına bağlı kaldıklarını vurguladı ve yasada öngörüldüğü şekilde tecritin kaldırılmasını talep etti.
Kurum, daha önce Gannuşi’nin 12 gün önce hastaneye nakledilmesinin ardından kendisine uygulanan tam tecrit önlemine karşı protesto amacıyla greve başladığını duyurmuştu.
Aynı bağlamda, Ennahda Hareketi, liderinin hapishane içinde “sistematik bir zulüm”e maruz kaldığını belirterek, bunu “temel haklarına yönelik ciddi bir ihlal” olarak nitelendirdi.
Tunuslu yetkililer bu konuda herhangi bir açıklama yapmadı, ancak genellikle yargının bağımsız olduğunu ve yargı işlerine müdahale etmediklerini vurguluyorlar.
Tunuslu yetkililer, 17 Nisan 2023 tarihinde gözaltına alındığından beri Gannuşi’yi tutuklu tutmaktadır. Mahkeme, kendisine atfedilen “devlet güvenliğini tehlikeye atma” suçlamasıyla ilgili açıklamalar davasında tutuklu yargılanmasına ilişkin karar vermiş, ardından çeşitli davalarda kendisine hapis cezaları verilmiştir. Oysa Gannuşi bu suçlamaların doğruluğunu reddediyor ve bunların siyasi saiklerle yapıldığını savunuyor.
Tunus Cumhurbaşkanı Kais Said ise daha önceki tartışmalarda yargının bağımsızlığını ve yargının işleyişine müdahale edilmeyeceğini tekrar tekrar vurguladı ve olağanüstü tedbirlerine karşı çıkanları takip etmek için yargı kurumunun kullanılmadığını reddetti.
Said, 25 Temmuz 2021 tarihinde, Yargı Konseyi ve Parlamentonun feshini, başkanlık kararnameleriyle yasaların çıkarılmasını ve referandum yoluyla yeni bir anayasanın kabul edilmesini içeren bir dizi tedbiri onaylamış, bunu erken parlamento seçimlerinin yapılmasını izlemişti.
Tunuslu muhalefet güçleri – aralarında Ennahda Hareketi’nin de bulunduğu – bu adımları “mutlak tek kişilik yönetimin pekiştirilmesi” olarak nitelendirirken, diğer kesimler ise bunları eski Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali’yi deviren “2011 Devrimi’nin gidişatını düzeltme” çabası olarak görüyor.
Buna karşılık, ikinci başkanlık dönemi Ekim 2029’a kadar sürecek olan Said, kararlarının ülkeyi “toplu çöküşten” kurtarmak için “gerekli ve yasal” olduğunu savunuyor.


















