Yeni ölümlerin son 24 saat içinde kaydedildiğini belirten sağlık bakanlığı, kurbanlardan ikisinin çocuk olduğunu kaydetti.
Bu ölümlerle birlikte, savaşın başladığı Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde açlıktan ölenlerin sayısı 114’ü çocuk olmak üzere 281’e yükseldi.
Gazze Şeridi Sağlık Bakanlığı dün Gazze’de kıtlık başladığının resmen duyurulmasından kısa bir süre sonra, ikisi bebek üç kişinin açlıktan öldüğünü doğruladı.
Açlığın yeni kurbanları arasında Han Yunus’ta akut yetersiz beslenme sonucu ölen iki aylık Rasil Abu Masoud da bulunuyor.
Nasır Hastanesi’nden bir kaynak, çocuğun sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine birkaç gün önce yetersiz beslenme koğuşuna yatırıldığını söyledi.
Kitlesel yardım
Bu arada Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) Gazze vilayetinde yaygınlaşan kıtlığın durdurulması için acil yardım çağrısında bulundu.
Ajans tarafından yapılan açıklamada Gazze’deki kıtlığın ancak süregelen felaketin tersine çevrilmesi ve UNRWA da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler aracılığıyla şehre büyük miktarda yardım “akıtılmasıyla” durdurulabileceği belirtildi.
Sadece Ürdün ve Mısır’daki depolarının dolu olduğunu ve 6,000 kamyonu dolduracak kadar gıda, ilaç ve hijyen malzemesi bulunduğunu da ekledi.
UNRWA ayrıca işgalci israil’in Gazze’ye yardım sokmasına izin vermesi gerektiğini söyledi.
Gıda güvenliği ve yetersiz beslenmeyi ölçmeye adanmış küresel bir girişim olan Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IFSC) dün yayınladığı raporda kıtlığın Gazze vilayetinde yayılmakta olduğunu ve Şeridin merkezi ve güneyine de yayılmasının beklendiğini belirtti.
İşgalci israil’in Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik savaşının başlamasından bu yana bir ilk olan bu duyuruyu desteklemek üzere Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ortak bir açıklama yayınlayarak Gazze’de yarım milyondan fazla insanın kıtlık içinde olduğunu teyit etti.
Kıtlığın Gazze Şeridi’nin tamamına yayıldığını açıklayan WHO, Orta Doğu’da ilk kez bir kıtlık salgını gözlemlediğini belirtti.
İşgalci israil’in sorumluluğu
Gazze’deki kıtlığın resmi olarak ilan edilmesi, bu felaketten işgalci israil’in sorumlu tutan yaygın tepkilere yol açtı.
Son olarak Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, Gazze’nin tekrar eden bir kıtlık ve büyük bir felaketle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Eide, çok sayıda Filistinlinin sığındığı Gazze Şehrinden geriye kalanlara yönelik yoğun saldırılar olduğunu da sözlerine ekledi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres dün yaptığı açıklamada Gazze’deki kıtlığın insan eliyle yaratılmış bir felaket olduğunu söyledi ve bunun meydana gelmesinden işgalci güç olarak İsrail’i sorumlu tuttu.
UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini de Gazze’deki kıtlığın kasıtlı olduğunu ve İsrail’in aylardır gıda ve temel ihtiyaç maddelerinin girişini yasaklamasının doğrudan bir sonucu olduğunu açıkladı.
UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Gazze’deki kıtlığın kasıtlı olduğunu ve İsrail’in gıda ve temel ihtiyaç maddelerinin girişini aylardır yasaklamasının doğrudan bir sonucu olduğunu açıkladı.
BM İnsan Hakları Komiseri Volker Türk ise Gazze’deki kıtlığın işgalci israil hükümetinin eylemlerinin doğrudan bir sonucu olduğunu vurguladı.
BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Tom Fletcher ise Gazze’deki kıtlığın önlenebileceğini ancak BM örgütünün engellendiğini belirterek Gazze’deki yardım dağıtım sisteminin çökertildiğini söyledi.
BM ve diğer uluslararası örgütlerin iddialarına karşı, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten aranan Benjamin Netanyahu hükümeti Gazze’de kıtlık olduğunu inkâr ederek cevap verdi.
Geçtiğimiz Mart ayından bu yana işgalci israil Gazze Şeridi’ne yardım girişini kısıtlamaya başladı ve sözde “Gazze İnsani Yardım Vakfı” Mayıs ayında dağıtım operasyonlarını devraldığından beri durum daha da kötüleşti.
O tarihten bu yana Gazze Şeridi’ndeki yardım dağıtım merkezlerinde işgal güçleri ve ABD merkezli vakfın yabancı müteahhitleri tarafından 2.000’den fazla Filistinli katledildi, 2.000’den fazla Filistinli öldü ve 15.000’den fazlası da yaralandı.

