Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hamas “tokadından” sonra: “Tüneller Şehri” Trump ve Netanyahu’nun Gazze macerasını engelliyor

Hamas, ABD’ye ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk yapan özel temsilcisi Steve Witkoff’a yönelik söylemini tırmandırırken, işgalci israil’in yurt dışındaki liderlerine yönelik suikast tehditlerini en aza indirdi.

Hamas, ABD'ye ve Gazze Şeridi'ndeki ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk yapan özel

Hamas, İslami Cihad’la birlikte iki siyonist rehinenin bir deri bir kemik, bitkin ve Gazze’nin geri kalanı gibi şiddetli açlık çekerken göründükleri iki video yayınlayarak Witkoff ve Netanyahu’yu ters köşeye yatırdı.

Netanyahu’nun Gazze Şeridi’ne yönelik yıkıcı askeri operasyonu, Mart ayında savaşı yeniden başlatmasından bu yana Hamas ve diğer Filistinli grupların yeraltındaki “tünel kentlerinde” sakladıkları rehineleri kurtarmayı başaramadı.

Gözlemcilerin ifadesiyle bu durum Witkoff ve Netanyahu’nun yüzünde bir “tokat” gibi patladı, zira iki klibin yayınlanması işgalci israil’in Gazze Şeridi’nin merkezine ilk kez bir askeri operasyon düzenleme niyetinin ardından geldi ve Hamas da buna, “imha protokolü” olarak adlandırdığı ve gerçekleşmesi halinde rehinelerin yaşamına son vermeyi amaçlayan açık ve doğrudan bir kararı devreye sokacağını duyurarak karşılık verdi.

Tehditlerin tavan yapması

Tüm bunlar, Netanyahu’nun Filistin hareketinin söylediği gibi Doha müzakerelerinde başarısız olduğu bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump ve Netanyahu’nun Hamas liderlerine yurtdışında suikast düzenleme yönündeki açık ABD ve işgalci israil tehditlerinin sıklığındaki artışla paralellik gösterdi.

Okumadan Geçme  Hamas işbirlikçi Yaser Ebu Şebab'ın 6 adamını itlaf etti

İbrani medyası ve siyasi analiz çevreleri Hamas liderlerinden Hüssam Badran’ın açıklamalarına ve hareketin liderliğinin savaş boyunca başına gelenlere rağmen izlediği yolun gerçekliğine odaklandı: Badran son açıklamasında “Gazze Şeridi’nin içinde ya da dışında Hamas liderliğini tasfiye etmeye yönelik tehditler yeni değil ve bizi caydırmıyor ya da pozisyonumuzu değiştirmiyor” dedi.

Badran şunları ekledi: “İşgall ve liderliği bunu zaman zaman tekrarlıyor ve hareketin hem siyasi hem de askeri liderlerinin çoğunu ortadan kaldırdı ve bu tehditlerin bizim için hiçbir değeri yok ve siyasi ya da saha kararlarımızı ya da müzakerelerdeki konumumuzu etkilemiyor.”

Okumadan Geçme  İşgalci israil, Cenin'de bir mücahide suikast düzenledi: 1 şehid,15 yaralı

Witkoff kendisi müzakere ediyor

Politbüro üyesi sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmak istiyoruz, top şu anda israil ve israil’in pozisyonlarını destekleyen ve bir anlaşmaya varmayı geciktiren Amerikalıların elinde.”

Badran, “ABD elçisi Witkoff ya kendisiyle ya da israil ile müzakere ediyor” dedi ve ekledi: “Şu ana kadar arabulucularla iletişimimiz devam ediyor ve durmadı, ancak yeni fikirler ya da öneriler tartışılmıyor.”

Witkoff, Doha’daki son görüşmelerin ardından Gazze’de ateşkes anlaşmasına varılamadığını açıklayarak Hamas’a sert bir saldırı başlatmış ve başarısızlıktan hareketi sorumlu tutmuş, Başkan Trump ise Hamas’ın rehineleri serbest bırakmak istemediği için savaşı sona erdirecek bir çözüme ulaşmak istemediğini söylemişti.

Okumadan Geçme  İşgal zindanlarında 38 yıl esaretin ardından Filistinli mahkum Velid Dakka öldü

Topal politika

Hamas’ın bir diğer lideri Usame Hamdan yaptığı açıklamada “ABD yönetimi ve bazı Batılı ülkelerin işgale ve mahkûmlara karşı gösterdikleri bariz önyargı, tek gözle ve çifte standartla bakan topal bir politikayı temsil ediyor” dedi. Hamdan, ABD yönetimini ve işgale destek veren bazı Batılı ülkeleri Filistinli mahkûmların koşullarını, acılarını ve onlara karşı işlenen ihlalleri görmezden gelmekle eleştirdi.

Bir basın brifingi sırasında Hamdan, “ABD yönetimini ve işgali destekleyen bazı Batılı ülkeleri, israilli mahkumlara ilgi göstermek yerine Filistinli mahkumların koşullarını, çektikleri acıları ve onlara karşı işlenen ihlalleri görmezden gelmekle” eleştirdi.

Hamdan, Netanyahu hükümetini, uzlaşmazlığı, kibri ve ateşkes anlaşmasına varmaktan kaçınması ve Filistin halkına karşı imha ve açlık savaşını tırmandırması nedeniyle direnişin elindeki tüm mahkumların hayatlarından tamamen sorumlu tuttu.

Aynı zamanda, “uluslararası adalet için aranan Netanyahu’nun, kuşatmanın tırmanması, açlık ve Gazze Şeridi’ne gıda, su ve ilaç girişinin engellenmesi nedeniyle esir asker Evatar David’in durumundan sorumlu tutulması gerektiğini” vurguladı.