
El-Hilali, sel ve şiddetli yağmurların bir dizi toplu mezarın açığa çıkmasına neden olduğunu belirtti ve bunların yüzlerce ceset barındıran onlarca çukura yayıldığını, bu manzaranın da bölgenin geçtiğimiz yıllarda maruz kaldığı ihlallerin boyutunu yansıttığını vurguladı.
Tespit ve Soruşturma İşlemleri
Yapılan açıklamalara göre, kesin verilerin bulunmaması nedeniyle kurbanların sayısı ve kimlikleri şu ana kadar hala bilinmemektedir; bu durum, bölgedeki kayıp kişilerle ilgili insani sorunu daha da karmaşık hale getirmektedir.
El-Hilali, yetkili makamların bu bölgelerle ilgili ilk işlemleri başlattığını vurguladı. Acil Durum ve Afet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve adli tıp, kimlik tespit kurumu ve Ulusal Kayıp Kişiler Kurumu dahil olmak üzere ilgili teknik ekiplerle koordineli olarak çalışıyor.
Adalet Bakanlığı'nın, kurbanların kimliklerini tespit etmeye yönelik hazırlık olarak cesetlerin belgelenmesi, örnek alınması ve yasal usullere uygun olarak numaralandırılmasını içeren resmi bir soruşturma başlatması planlanıyor.
Mezarlık alanlarına izinsiz girilmemesi konusunda uyarılar
El-Hilali, adli delillerin hassasiyeti ve bunlara izinsiz müdahalenin soruşturmaların gidişatına vereceği zarar nedeniyle, halkı mezarlık alanlarında izinsiz kazı veya kazma faaliyetlerinde bulunmamaları konusunda uyardı.
Suriyeli yetkili, bu konunun başkanlık ekibi tarafından doğrudan takip edileceğini vurguladı.
Şadadi bölgesi sakinleri, birkaç gün önce sel sularının toprağı kaydırarak gömülü cesetleri ortaya çıkarmasının ardından bu mezarlardan birini bulmuşlardı. Bu durum, resmi makamları müdahaleye sevk etmiş ve ilk inceleme çalışmalarına başlanmasına neden olmuştu.
Haseke'de şiddetli sel ve büyük hasar
Bu gelişmeler, bölgeyi vuran şiddetli hava dalgası sonrasında yaşandı. Suriye, arka arkaya gelen iki alçak basınç sisteminin etkisiyle şiddetli yağışlar ve gök gürültülü fırtınalar yaşadı. Bu durum, geniş çaplı sel baskınlarına, su seviyesinin yükselmesine, mahallelerin ve evlerin sular altında kalmasına, ayrıca heyelanlara ve trafik kazalarına yol açtı.
Suriye Sivil Savunması, Tel Hamis ve El-Yarubiya'da 100'den fazla evin tamamen veya kısmen hasar gördüğünü, 300'den fazla ailenin etkilendiğini, Tel Hamis'te 400'den fazla evin sular altında kaldığını ve su taşkınları ve mahsullerin sular altında kalması sonucu yüzlerce hektarlık tarım arazisinin zarar gördüğünü bildirdi.
El-Şadadi: "IŞİD" ile Koalisyon Çatışmaları Arasında
El-Şadadi bölgesi, Haseke'nin güney kırsalında yer almaktadır ve 2014 ile 2016 yılları arasında Suriye'nin kuzeydoğusunda "IŞİD" örgütünün en önemli kalelerinden biriydi; örgüt burayı Deir ez-Zor ile Rakka şehirlerini birbirine bağlayan önemli bir lojistik ve askeri merkez olarak kullanıyordu.
Bu dönemde, Suriyeli ve uluslararası insan hakları raporları, örgütün sivillere, muhalif savaşçılara ve diğer taraflarla işbirliği yapmakla suçladığı kişilere yönelik sahada infazlar ve toplu mezarların açıldığını belgelemiştir.
Şubat 2016'da, "Suriye Demokratik Güçleri", ABD liderliğindeki "Uluslararası Koalisyon"un desteğiyle, şiddetli çatışmalar ve yoğun hava saldırılarının ardından El Şadadi'yi ele geçiren geniş çaplı bir askeri operasyon başlattı.
Bu çatışmalar sırasında ve sonrasında, şehir çevresinde örgütün kurbanlarına ait olduğu düşünülen toplu mezarlar ve askeri operasyonlar ile bombardımanla bağlantılı olduğu düşünülen diğer mezarlar hakkında birçok rapor ortaya çıktı.
Geçtiğimiz günlerde sel sularının ortaya çıkardığı cesetlerin, ister "IŞİD"in kontrolü altındaki dönemden ister bölgenin geri alınmasıyla eşlik eden çatışmaların kurbanlarından olsun, bu döneme ait olması muhtemel; ancak kimliklerin ve sorumluların belirlenmesi, devam eden soruşturmalara bağlı.
