Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“İnsan Hakları Savunucuları Neden Sessiz?”

Çin’in işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’daki insan hakkı ihlallerine son vermesi için herkesten destek beklediklerini dile getiren Türkiye’de yaşayan Uygurlar, Çin’in büyük ülke olmasından dolayı dünya genelinde insan hakları savunucularının Uygur Türklerine yapılan baskı ve zulme sessiz kalmasına isyan etti.

Çin'in işgal altında tuttuğu

Ailesiyle birlikte 2014 yılında Türkiye’ye gelen Zöhre Sultan, Doğu Türkistan‘da yer alan Kaşgar kentinde kalan yakınlarıyla 2016 yılından beri irtibat kuramadığını söyledi.

Voice of America (VOA) Türkçe’de yer alan habere göre, bazı yakınlarının toplama kamplarında tutulduğunu söyleyen Uygur Türkü kadın, bazı yakınlarının ise hayatını kaybettiği haberlerini sosyal medya üzerinden aldığını gözyaşlarıyla anlattı.

Türkiye’de yaşayan Uygurlar, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Türkiye ve uluslararası kamuoyuna yaptıkları çağrıda, Çin’in Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da insan hakkı ihlallerine son vermesi için herkesten destek beklediklerini söyledi.

“Çok çaresiz kaldık”

Ailesiyle birlikte 2014 yılında Türkiye’ye geldiğini ifade eden Zöhre Sultan’ın diğer yakın akrabaları ise Çin’de kalmış. Kaşgar şehrinde yaşayan yakınları ile 2016’dan bu yana irtibat kuramadığını ifade eden Uygur Türkü kadın, bazı yakınlarının toplama kamplarında tutulduğunu, bazı yakınlarının ise hayatını kaybettiği haberlerini sosyal medya üzerinden aldığını gözyaşlarıyla anlattı: “Köyde yaşayan, hiçbir yere gitmeyen, kendi çabaları ile hayvancılıkla, ziraatla meşgul olan insanlardı. Hiç kimseye zararı olmayan kendi işleriyle uğraşan insanlara, hangi suçlamalarla öyle büyük cezalar verdiler. Çok çaresiz kaldık, çok yalnız kaldık. Sadece Çin konsolosluğuna gidip protesto yaparak sesimizi duyurmaya çalıştık. Başka bir şey de elimizden gelmedi.”

“Çin çok güçlü diye bunlara kimse bir şey söyleyemiyor mu, insan hakları nerede?”

Doğu Türkistan’ın da Türkiye gibi özgür bir ülke olmasının hayalini kurduğunu ifade eden Zömre, “Doğru Türkistanlıların da istediği okullarda, istedikleri eğitimleri almasını çok isterdim. Kendi ülkemde kendi bayraklarımızı rahatça asabilmeyi çok ümit ediyorum. Her bayrak gördüğümde çok üzülüyorum. Biz de bu günleri görebilecek miyiz acaba. Çinliler çok güçlü diye bunlara karşı hiç kimse bir şey diyemiyor mu? İnsan hakları ne işe yarıyor” diye konuştu.


“Türk yetkililer herhangi bir adım atmadı”

Doğu Türkistan Toplama Kamp Mağdurları Platformu Sözcüsü Mirza Ahmet İlyasoğlu, Doğu Türkistan’da yaşanan hukuksuzlukların ve yaşanan zulmün son bulması için Türk yetkililere sürekli çağrıda bulunduklarını fakat yetkililerin herhangi bir adım atmadığını söyledi.

İlyasoğlu, “İnsan haklarının en şiddetli şekilde ihlal edildiği ve Birleşmiş Milletler tarafından insanlığa karşı suç olarak nitelendirdiği bir bölgenin mensuplarıyız. Özellikle Türk ve İslam aleminde yalnız kaldığımızı düşünüyoruz. Türkiye’nin en azından insan hakları açısından siyasi olarak Çin’e bir şey diyemese de insani olarak bir şey söyleyebilir. Çin toplama kampı mağduru yakınları olarak, annemiz, babamız nerede gibi çok basit sorular soruyoruz. Bununla ilgili maalesef, Türkiye hükümetimiz bir adım dahi atmıyor” diye konuştu.

“Çin’deki toplama kamplarındaki ailelerimiz derhal serbest bırakılsın”

Platform sözcüsü İlyasoğlu, Doğu Türkistan’da yaşanan hak ihlallerinin ve soykırım politikalarının son bulması için uluslararası kamuoyuna da çağrıda bulundu.

“Çin’deki toplama kamplarındaki ailelerimizin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Pandemi bahane edilerek oluşturdukları tecrit kamplarının da bir an önce kapatılıp, insanlarımızın aç ve susuz kalmamaları için dünya kamuoyunun somut bir adım atmasını istiyoruz” diye konuştu.