Oluşumunu Halk Güçleri olarak adlandıran Ebu Şebab, ateşkes sırasında kendisinin ve küçük güçlerinin Hamas tarafından hedef alınmaması için uluslararası koruma talep etti ve grubu “topyekûn savaş” ile tehdit etti.
Yoğun röportajlar
Son haftalarda İbrani ve uluslararası medya kuruluşları Ebu Şebab’la birçok röportaj gerçekleştirdi; bunlardan en sonuncusu İbranice web sitesi “Walla” ve İngiliz gazetesi “Sunday Times” ile yapılan iki röportajdı; Ebu Şebab daha önce de yaklaşık iki hafta önce İbranice Yayın Kurumu, “Yediot Aharonot” ve “Israel Hayom” ile eş zamanlı üç röportaj gerçekleştirmişti.
Walla’ya verdiği mülakatta 7 Ekim saldırısını yorumlayan Ebu Şebab, Hamas’ın saldırı kararının “askeri bir başarısızlık, Gazze halkına saldırmak için bir gerekçe olduğunu ve bizi bu cehenneme getirdiğini” söyledi.
Ancak bu saldırının “israil’in toplu cezalandırma politikası yoluyla halkımıza yaptıklarını haklı çıkarmayacağını” vurguladı.
Ebu Şebab grubunun silahlarının “israil’e yönelik olmayacağını” vurguladı ve ekledi: “Silahlarımız sınırlarımız dışındaki herhangi bir tarafa karşı kullanılmak üzere tasarlanmamıştır; halkımızı kaos, baskı ve yolsuzluktan ve direniş ya da din adına Gazze halkını sömürenlerden korumak için silah taşıyoruz” dedi.
İşgalci israil’le savaş ya da barış kararlarında taraf tutmadıklarını açıklayarak şunları söyledi: “Halkımızı koruma çerçevesi dışında tek bir kurşun bile atmayacağız.”
İşgalci israil’in ertesi gün Hamas’a saldırma olasılığıyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Benim pozisyonum net: Her şeyden önce sivilleri koruyacağız; uluslararası alanda sesimizi duyuracağız; şiddetin durdurulması için baskı yapacağız çünkü kimse kontrolden çıkmış çatışmaları körüklemek istemez.”
İşgalci israil’in güvenliği hak edip etmediği sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Filistin halkının kendi devletlerinde özgürlük, güvenlik ve onur içinde yaşama hakkı olduğu gibi, israillilerin de uluslararası hukuk tarafından tanınan sınırlar içinde ve saldırmazlık ilişkisi temelinde güvenlik ve barış içinde yaşama hakkı vardır.”
Doğrudan mesaj
Ebu Şebab israillilere doğrudan bir mesaj göndererek şunları söyledi: “israil halkını düşmanımız olarak görmüyoruz, ancak karşılıklı güvenlik halkımızın temel haklarına saygı duymakla başlar.”
Ateşkese gelince, bunun “gerekli olduğunu, çünkü açlığın arttığını ve Filistinlilerin nefes almak ve şiddetten uzak, onurlu bir şekilde yaşama taleplerinin karşılandığı güvenli insani bölgelere sahip olmak için zamana ihtiyacı olduğunu” vurguladı.
Gazze Şeridi’nin “savaştan sonra bir felaket bölgesi olacağını ve bunun, sakinlerinin savaşların ve felaketlerin acısını telafi eden onurlu bir yaşam sürebilmeleri ve böylece şiddet döneminin sona ermesi için rehabilite edilmesine yönelik ortak uluslararası çabalar gerektirdiğini” sözlerine ekledi.

