Tanıklar, sınır bölgelerinde ağır topçu ateşi duyulduğunu ve bunun özellikle sınır şeridine yakın mahallelerde yerel halk arasında yaygın bir paniğe neden olduğunu söyledi.
Sivil hareketlilik ve bombardımanın etkisi
Tanıklar, doğu bölgelerinde sivil hareketliliğin son derece sınırlı hale geldiğini, birçok kişinin bombardımanlardan kaçınmak için güvenli sığınaklara veya güçlendirilmiş evlerine sığındığını söyledi.
Bazı okullar ve eğitim kurumları da geçici olarak kapılarını kapattı. Kaynaklar, bombardımanın sabahın erken saatlerinde aralıklı olarak devam ettiğini ve bu durumun halk arasında gerginliği ve korkuyu artırdığını bildirdi.
Bu tırmanış, işgalci israil hava saldırılarının aynı bölgeyi hedef aldığı operasyonlardan birkaç gün sonra gerçekleşti. İsrail yetkilileri bu operasyonların Hamas tesislerini hedef aldığını söylerken, Filistinliler ise nüfuslu bölgeleri vurduğunu iddia ediyor.
Bu olay, uluslararası görüşmeler ve Gazze Şeridi’nde ateşkesin sağlanması ve yeniden inşa çalışmalarının başlatılması için ABD’nin üst düzey çabalarıyla aynı zamana denk geldi ve tüm taraflar üzerinde ateşkes taahhüdü konusunda ek baskı oluşturdu.
İşgal hareketleri ve Hamas uyarısı
Kaynaklar, Han Yunus’un doğu sınırındaki işgal tanklarının, Filistinli askeri gözlemcilerin sınırlı hareketleriyle eşzamanlı olarak defalarca ateş açtığını ve bölgedeki yüksek güvenlik alarmını doğruladığını belirtti.
Yerel ve uluslararası insan hakları örgütleri, siviller için artan tehlikeye karşı uyarıda bulunarak, bölge sakinlerine dikkatli olmaları, sınır bölgelerinden uzak durmaları ve sivil acil durum ekiplerinin verdiği güvenlik talimatlarına uymaları çağrısında bulundu.
Uluslararası toplum ateşkesin pekiştirilmesi ve yeniden inşa çalışmalarına devam ederken, herhangi bir yeni tırmanışın yeni insan ve maddi kayıplara yol açabileceğini vurguladı.

