Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İYİ Parti genel başkanı Meral Akşener’den “Kurşun” şovu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Partisinin İstanbul il başkanlığına yönelik gerçekleştirilen saldırıyla ilgili elinde kurşunla konuşan Akşener, “Bunca engeli aştıktan sonra şimdi bize bu kurşun mu dur diyecek? Söyleyin Sinan Ateş durdu mu? Bunca tehdide direndikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak. Söyleyin Ömer Halis Demir korktu mu? Bunca ahlaksızlığa göğüs gerdikten sonra, şimdi bizi bu kurşun mu sindirecek!” diyerek tepki gösterdi.

Akşener’in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Hakkımız olan tüm değerlerden, imkanlardan mahrum bırakıldaığımız ucube bir dönemin nihayet sonuna geliyoruz. Adaletten mahrumuz, adaleti gölgeleyen bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Başkentin göbeğindeki alçak bir cinayetin faillerini bulmaktan bile aciz bir iktidar. Uzun bir zamandır samimiyetten mahrumuz. Kalbini karartmış bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Uzun zamandır ciddiyetten mahrumuz. Çünkü görev bilincini kaybetmiş bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Sinan Ateş cinayetinde tutanak ortada yok. Böyle bir devlet olabilir. Ey gidi Erdoğan ey. Cesaretin sembolü diye geldin gider ayak esaretin sembolü oldun. Geçmiş iktidarların hatalarından ders alırdın şimdi ise kendi hatasını göremeyecek kadar kör oldun. Nereden nereye değil mi Recep Bey. Sende Ayşe Ateş’e verdiğin sözü tutacak yüz yok. Hiç merak etmeyin Recep Bey’in yapamadığını biz yapacağız, onun tutamadığı sözü biz tutacağız. Ne olursa olsun Sinan Ateş’in kanını yerde bırakmayacağız. Nereye giderlerse gitsinler, isterlerse dünyanın öbür ucuna kaçsınlar o alçakları mutalaka bulacağız.

Seçimlere 39 gün kala BTK yeni bir sosyal medya düzenlemesini yürürlüğe koydu. Sosyal medya platformları kişisel bilgileri adli makamlara iletmekle yükümlü olacak. Soruşturma bahanesi bulması yeterli olacak. İçişleri Bakanlığı bilgileri verin dediğinde verilecek. Tek adam rejiminin diktatörlüğe uzanan yoluna bir tuğla daha eklenecek. İşte siz Recep Bey ve arkadaşlarının Türkiye’ye layık gördüğü sistem. Sosyal medya platformlarının tüm kişisel verilerini Türkiye’de tutulması da mecbur kılınıyor. Bugün Recep Bey internete sınır çizmeye kalkıyor. Bu düzenleme Twitter’dan bir A Haber üretme çabasıdır. Ellerinde binlerce troll olmasına rağmen istedikleri algıyı veremediler. Bu hükümetin depremdeki acizliğini sosyal medya ortaya çıkardı. Kızılay’ın çadır sattığını sosyal medya duyurdu. Bu yüzden rezilliklerini ortaya çıkaran her şeye düşmanlar. Sosyal medyaya, gençlere, gençlerin kullandığı tüm teknolojiye düşmanlar. Gençler, çok kritik bir seçim yapacaksınız. Kim Jong’un izinden gidenlerle Atatürk’ün izinden gidenler arasında bir tercih yapacaksınız. Ben size inanıyorum, güç sizde. Gelecek sizin ellerinizde. 14 Mayıs’ta sandığa gideceksiniz ve kaderinizin dizginlerini ellerinize alacaksınız, sandığa gideceksiniz ve Atamızdan aldığımız emanetin hakkını vereceksiniz. Yepyeni bir tarih yazacaksınız.

Okumadan Geçme  "Kılıçdaroğlu 150 kez aday olsa Tayyip Bey'e karşı kazanamaz"

Gider ayak artık bu iktidarın bize verecek bir şeyi kalmadı. Bozuk plak misali kendilerini tekrara başladılar. Yeni bir dönemi başlatıyoruz dedi. Sen daha dün şahlanıyoruz diyordun 2018’de 2020’de şahlanıyoruz demiyor muydun? 2022’de yine bir şahlanasın gelmişti… Hani önündeki tek engel parlamenter sistemdi… Hani nutuklar atıyordun, ne oldu ne değişti? Sana her istediğini veren bu millet, senin şahlanamayışlarının ceremesini çekmeye mecbur mu? Türkiye senin bu beceriksizliğine daha fazla tahammül etmeye mecbur mu? Meydanda verdiğin sözü göreve gelince unuttun. Çok değil geçtiğimiz sene cari fazla vereceğiz diyordun. Ne oldu rekor cari açık verdik. Sen hala aynı şeyleri söylüyorsun. Zahmet edip de seçim söylemini bile değiştirmiyorsun. Memlekette açlık sınırı 9 bini bulmuş bunlar en düşük emekli maaşını 7 bin 500 yapmakla övünüyor. Sana yapmak zorunda bıraktığımız 3600 ek gösterge ve EYT için söylüyorsan, yıllarca söz verdin yapmadın. Onları da şimdi eksik yaptın. Bunları biz düzelteceğiz. Ay sonunu düşünmekten uykuları kaçan milletimizin derdini biz çözeceğiz. Milletimiz seni 39 gün sonra tıpış tıpış gönderecek.

Okumadan Geçme  Akşener: Biz bu partiyi CHP’nin adaylarını seçtirmek için kurmadık

Son zamanlarda gergin ve aksi. Recep Bey gerginsin diyince bana kızmak, hakaret etmek, sandıktaki kaçınılmaz sonu değiştirmeyecek. İçinde bulunduğun bu acınası durumun tek sorumlusu sensin. 21 yıl oldu, sen hala asgari düzeyde bir devlet adamı olamadın. Bana utan utan diyorsun. Küfür bulaşmış dilinden, fitne saçan sözlerinden, attığın iftiralardan ben utanıyorum. Ama belli ki sen hiç ama hiç utanmıyorsun. Muhalefeti Cudi’ye Gabar’a gömmekten bahsedip şirazeni kaybettin. Cudi ve Gabar senin için vatan olmayabilir ama bize vatan toprağıdır. Biz şehit olup Gabar ve Cudi’ye gömülmeye hazırız.

Bir yandan yasımızı tutarken vatandaşımızı dinleyecek bir devlet anlayışını yeniden inşa edeceğiz. Toplumsal sözleşmemizin ikinci unsuru adalet sağlamak, adil olmak. Her şeyden önce her bir vatandaşına eşit yaklaşan, fırsat sağlayan bir devlet anlayışını tesis edeceğiz. Milletimizin kaliteli ve ücretsiz barınma imkanı sağlayacağız. Eğlenme, rahat nefes alma ez cümle mutlu bir yaşam hakkını inşa edeceğiz. 3’ün unsur saygılı olmak. Sadece bir kişinin iki dudağı arasından değil, milletimizn iki dudağı arasından çıkan sözlere bakacağız. Her bir vatandaşımızın nüfus cüzdanına saygılı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. 4’üncü unsur nitelilkli insan yetiştirmek. Dünyanın her yerinde çalışabilecek nitelilikli insanlar yetiştirmek için kaliteli bir eğitimi inşa edeceğiz. 5’inci ve son unsur güçlü Türkiye’yi inşa etmek. Dünyada sözü geçen, büyük bir ekonomik güç haline gelerek sağlayacağız. Avrupa’nın göçmen hendeği olmayan, ekonomik coğrafyasını değerlendirerek dünyaya hakim olan, güçlü zengin bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. 15 Mayıs ile birlikte yeni bir yönetim hakim olacak.

Recep Bey’in geçen haftaki sayısız hezeyanlarından biri vardı ki… Kiminle uğraşacağımı çok iyi bilecekmişim, kendisini benimle uğraştırmayacakmışım. Bir aslan miyav dedi minik fare kükredi. Recep Bey, sen hiç merak etme ben kiminle uğraşacağımı çok iyi bilirim. Ben, kul hakkı yiyenlerle, terörist başının mektubunu devletin teelvizyonunda okutanlarla, emekliden memurdan işçiden esirgediği milyarlarca lirayı rant şebekecilerinin atlına serenlerle uğraşırım. Milletine yalan söyleyen, milletin sesini duymayanlarla, saraylarda keyif çatanlarla uğraşırım. Gençlerli itip kakanlarla, kadınları ezip geçenlerle uğraşırım. Sen sevsen de sevmesen de, gıcık olsan da uğraşmaya devam edeceğim.

Okumadan Geçme  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli ve Akşener'le görüştü

Tehdidin yansımasını hemen ertesi gün gördük. Devlet ciddiyeti olan bir iktidar konunun araştırılması için hemen harekete geçer değil mi. Recep Bey ve arkadaşları bize kızdılar. Neymiş bir bekçi arkadaş hırsız kovalıyormuş. İstanbul İl Başkanlığımız sanılanın aksine gökyüzünde değil yerde. Bu bekçi kardeşimiz iddiaya göre defalarca hareket etmiş. Recep Bey çıkmış benden özür bekliyormuş. Utanmasan mermiye saldırdı diye parti binamızı tutuklayacaksın. Bir de senden özür dileyeceğim öyle mi? Hadi oradan be hadi, çok beklersin. Sakın unutma biz bu günlere öyle kolay gelmedik.

Bunca engeli aştıktan sonra şimdi bize bu kurşun mu dur diyecek? Söyleyin Sinan Ateş durdu mu? Bunca tehdide direndikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak. Söyleyin Ömer Halis Demir korktu mu? Bunca ahlaksızlığa göğüs gerdikten sonra, şimdi bizi bu kurşun mu sindirecek! Gaffar Okkanlar, Uğur Mumcular öldü mü? Bunca hainliğin üzerinden geldikten sonra şimdi bizi bu kurşun mu korkutacak. Şimdi bizi bu kurşuna adres verenler mi ayıracak. O zaman bugün burada sizlerden bir söz istiyorum, bu sözü törenize atanıza uyarak verin, bu sözü aklınızı ve kalbinizi duyarak verin. Kıvılcımdan ateş olacaksınız söz mü? Tüm mermilere göğüs gerip milletimize güneş olacaksınız söz mü? Çöken karanlığı çökertmek için 40’tan 40 bin olacaksınız söz mü? Bu millet 15 Mayıs sabahı kendine düşen gömleği yırtıp atacak. Bu millet 15 Mayıs sabah hep birlikte hürriyet diye bağıracak.”