Çin, internet sansüründe dünyada en katı uygulamalara sahip ülkelerden biridir. Çin anakarasında iseniz, hükümete muhalif içerikleri yayımlayan ya da kontrolü zor olan Google, YouTube, Facebook, Instagram, Telegram, Signal gibi popüler sitelere erişim genellikle mümkün olmaz.
Çin, bu siteleri engellemek için “Great Firewall” (Büyük Güvenlik Duvarı) adı verilen bir teknoloji kullanır. Bu sistem, devletin halkın ne aradığını izlemesine ve sansürlenmemiş içerikleri erişime kapatmasına imkân verir. Kimin ne aradığı bu sistem üzerinden bilinip, istenmeyen veriler filtrelenebiliyor. Ayrıca bu sistem VPN gibi engellemeyi atlatma araçlarını tanımlayıp devre dışı bırakabiliyor.
Hükûmet istemediği sitelerin çalışmasını bilerek yavaşlatabilir (yani trafiği daraltabilir).
Sansür aracını satın aldığı ileri sürülen ilk ülke
Araştırmacılar, Çinli özel şirket Geedge Networks’in yaklaşık 100 bin gizli belgesini ele geçirdi. “The Internet Coup” (“İnternet Darbesi”) adlı analiz raporunda, “Great Firewall Export” inisiyatifine dair belgeler kullanılarak Çin’in sansür teknolojisini dünya ülkelerine nasıl ihraç ettiği detaylandırılmış.
Bu gizli belgelerde, Kazakistan “K18” ve “K24” kod adlarıyla anılıyor. Araştırmacılar, “Çin’in sansür aracını ilk satın alan ülke Kazakistan’dır” görüşünü ortaya koyuyor.
Geedge Networks 2018 yılında kurulmuş, ancak araştırmaya göre 2019 yılında Kazakistan ile anlaşma sağlanmış. Yani Çin’e ait sansür teknolojileri Çin sınırlarının dışında ilk kez Kazakistan’da kullanılmaya başlamış olabilir. Oysa Çin içinde Geedge projeleri 2022 yılında başlatılmış.
Raporun yazarları, Kazakistan yönetiminin bu tür bir projeyi yasal ve teknik olarak devreye sokabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtiyor. 2011’de kabul edilen “Ulusal Güvenlik” yasası devlete terörizm veya toplumsal huzursuzluk hâllerinde iletişim ağlarını kesme hakkı tanımıştı. 2017’de çıkarılan bir kararname ile ülke içi internet altyapısı devlet tekel hâline getirildi.
Araştırmada, “Tüm uluslararası bağlantılar tek bir hat üzerinde — Ulusal Güvenlik Komitesi’ne bağlı Devlet Teknik Hizmetler birimi tarafından kontrol edilen ulusal internet geçidi (gateway) — toplanmış durumda. Böylece ağ izlemesi tamamen özel servislerin kontrolüne geçmiş durumda” ifadeleri yer alıyor.
2019 yılında Kazakistan hükümeti “güvenlik sertifikası” adlı bir uygulamayı yürürlüğe koymaya çalıştı. Hükûmet bu sertifikayı, hacker saldırılarına ve zararlı içeriklere karşı koruma için gerekli olarak tanıttı ve vatandaşlara cihazlarına bu sertifikayı yükletmeyi önerdi. Uzmanlara göre, bu plan başarılı olsaydı, devlet kurumları vatandaşların internet üzerindeki özel yazışmalarını, şifrelerini bile görebilir hale gelecekti.
Ancak Google, Mozilla, Apple gibi büyük şirketler bu sertifikayı engelledi ve Kazakistan’ın sertifikayı dayatma planı uygulanamadı. Bu sırada Geedge Networks ortaya çıktı. InterSec Lab’e göre, Kazakistan ile Çinli şirket arasındaki işbirliği 2019 yılına kadar uzanıyor.
Bildirilene göre, bu sertifikayı zorlayarak dayatma girişimi başarısız olunca Kazakistan hükümeti Çin’in daha kapalı ve karmaşık sansür çözümlerine yönelmiş olabilir.
Araştırma belgelerine göre:
- Çin teknolojisinde kullanılan sistem, ülkedeki internet trafiğini merkezi olarak filtreleyen modüllerden; analiz araçları, izleme sistemleri, ağ yönetim kontrolleri gibi bileşenlerden oluşuyor.
- Bu sistem, tüm trafiği inceler, verileri yakalar, şifre çözebilir ya da değiştirebilir. Devlet aktörleri bu sistem aracılığıyla şifrelenmemiş yazışmaları okuyabilir, hangi sitelere girildiğini izleyebilir.
- Mobil internet kullanıcılarının konumu belirlenebilir; belli URL, alan adı ya da uygulamalar hedef alınabilir.
- Ayrıca VPN, proxy, Tor gibi sansürü aşmaya yönelik araçlar tanımlanıp devre dışı bırakılabilir.
- Sistem bölgesel trafik analizleri yapar. Örneğin, belli bir bölgede protesto varsa, bölgedeki internet etkinliği izlenir.
- Eğer kişi yasaklı bir siteye erişmeye çalışırsa sistem bunu önceden tespit eder. Gecikme, engelleme veya izleme yoluyla erişim engellenir.
- Bazı durumlarda, kullanıcının cihazına gizli kod enjekte edilebilir; örneğin gazetecinin cihazına sızma ve izleme amacıyla yazılım yüklenmesi mümkün olabilir.
- Belgelerde, Çinli teknolojinin ülkelere interneti tamamen kapatma kapasitesi olduğu da belirtiliyor. Örneğin, Geedge teknolojisinin Etiyopya’da interneti kapatmak için kullanıldığına dair belgeler var.
- InterSec Lab araştırmasında, projenin sadece Kazakistan’da değil, Etiyopya, Pakistan, Myanmar gibi ülkelerde de uygulanmış olabileceği iddia ediliyor.
- Etiyopya’da belgeye göre 2024 yılına kadar birçok şehirde Çin teknolojisi kurulmuş.
- Pakistan’da Geedge teknolojisi yakın zamanda uygulanmaya başlanmış; önceki sistemler (örneğin Sandvine şirketi ürünleri) kaldırılarak Geedge sistemine geçildiği söyleniyor.
- Myanmar’da 2021 darbesinden sonra Çin sansür sistemi devreye konmuş; VPN, Tor, anonim ağlar engellenmiş durumda.
Araştırmacılar, belgelerin Çin teknolojisinin hangi ürün ve hizmetleri sunduğunu, sistemlerin nasıl ihraç edildiğini ve devletlerin bu teknolojileri dijital baskı amacıyla nasıl kullandığını ortaya koyduğunu söylüyor. Geedge araçlarının tam bir sansür paketi sunduğu, teknik desteği sağladığı, düzenli güncelleme yaptığı ve etik sınır tanımadan çalıştığı ifade ediliyor.
Azattyq, Kazakistan’ın Çin şirketinden güçlü bir sansür teknolojisi satın aldığı iddiasıyla ilgili devlete bağlı kurumlara soru yöneltmiş. 19 Eylül’de Gelen yanıtta Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma Bakanlığı, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Kazakistan’ın “büyük Çin güvenlik duvarı” satın aldığına dair bilgilerin doğru olmadığını belirtmiş. Öte yandan, Ulusal Güvenlik Komitesi bu konuda herhangi yorum yapmamış; soruların bakanlık ve bağlı “Devlet Teknik Hizmetleri” şirketiyle görüşülmesini önermiş.
Uluslararası insan hakları örgütü Freedom House, uzun süredir Kazakistan’ı “internet özgürlüğü olmayan ülkeler” kategorisinde listelemektedir. Bu örgüte göre, Kazakistan’da gazeteciler, aktivistler ve sıradan kullanıcılar internet ortamında içsel sansüre sıkça maruz kalmaktadır.
2019 yılında eski devlet başkanı Nursultan Nazarbayev’in iktidarı bırakmasından sonra çevrim içi tartışmalar artmış olsa da uzmanlar, hükümetin baskı politikaları nedeniyle gazetecilerin oto-sansür uygulamak zorunda kaldığını, bu durumun 2019’dan itibaren derinleştiğini söylüyor. Dijital haklar alanında çalışan araştırmacı Dana Malikova da bu eğilimin o tarihten itibaren güçlendiğini ifade ediyor.

