Özbekistan’ın merkezi Sirdaryo vilayetinde çiftçiler ile yerel idareler arasında çıkan toprak ihtilafları yeni bir boyuta taşındı. Çiftçiler, üretim yaptıkları verimli tarım arazilerinin hukuki yollarla ellerinden alındığını ve bunların yabancı — özellikle Çinli — yatırımcılara tahsis edilmek istendiğini iddia ediyorlar.
Çiftçiler “Hileli Uygulamalar” ile Karşı Karşıya
Xovos ilçesindeki çiftçi Gayrat Usmonov, 2021’de devlet tarafından kiralanan tarım arazisinin önce Suudi bir yatırımcıya verildiğini, ardından 2025 yılında yargı mücadelesiyle yeniden eline geçtiğini söylüyor. Ancak Usmonov, bu kez de arazisinin yeniden el çektirilmek istendiğini belirtirken, gerekçe olarak “yasaya aykırı pirinç ekimi” gibi kendisi tarafından yapılmayan bir iddiayı gösterdiklerini ifade ediyor.
Yasalara göre Özbekistan’da tarım arazileri 49 yıla kadar devletten kiralanabiliyor ve sadece belirli ihlallerde iptal edilebiliyor. Çiftçiler, bu kuralların uygulanmadığını ve mahkemelerin sadece yerel idarelerin tarafını tuttuğunu savunuyor.
Yeni “Direktörlük” Sistemi Tartışması
2025’in ortasında yürürlüğe giren yeni bir yasa ile bölgelerde tarım arazilerini izlemek ve gerektiğinde devlete iade etmekle yetkili “direktörlükler” kuruldu. Resmî açıklamada bu sistemin “borç tahsili ve daha verimli toprak kullanımı” için getirildiği söyleniyor. Ancak çiftçiler bu mekanizmanın, devlet rezervine alınan arazilerin sonrasında yabancı yatırımcılara kiralanması için bir araç olarak kullanıldığını iddia ediyorlar.
Çiftçiler, Xovos’ta 17 bin hektara kadar arazinin bu yıl boyunca devlet rezervine taşınmasının ve yaklaşık 300 işletmenin bundan etkilenmesinin beklendiğini belirtiyor. Daha önce de yaklaşık 10 bin hektar tarım arazisinin el konulduğu öne sürülüyor.
Çinli Yatırımcılar Odakta
Çiftçiler söz konusu değişimin ardında en çok Çinli şirketlerin olduğunu söylüyor. Resmî düzeyde bu iddialar doğrulanmasa da, Çin’in Özbek tarım sektöründeki rolünün arttığı biliniyor. Geçen yıl Özbekistan, Çin Eximbank’tan sulama projeleri için 220 milyon dolarlık kredi onayladı ve Çinli devlet şirketleri bu projeleri üstleniyor. Ayrıca bölgede Çinli tarım heyetleri ile Sirdaryo hükümet yetkilileri arasında temaslar olduğu bildirildi.
Bu durum, pek çok çiftçinin verimsiz ve eski Sovyet dönemine ait arazilerden ziyade verimli üretim arazilerine talep geldiğini ve “yerel üreticinin yerine yabancılar”ın konulmak istendiğini ifade etmesine yol açtı.
Çiftçilere Baskı ve Yasal Süreçler
Çiftçiler ayrıca yetkililerin borç içine düşmüş üreticilere baskı uyguladığını, bazıları için “gönüllü teslim” ya da dava yoluyla arazi devri seçenekleri sunulduğunu söylüyor. Ret edenlerin evlerinde ve işyerlerinde malvarlığına el konulduğu iddia ediliyor.
Yerel idareler ise bu uygulamaların çiftçilerin vergi ve kredi borçları gerekçe gösterilerek yürütüldüğünü belirtiyor. Xovos ilçe yönetimi, yüzlerce çiftçi hakkında kira sözleşmesini iptal etmek üzere dava açıldığını açıkladı.
Resmî Reddiye ve Yasal Durum
Bu tür iddialar sadece bu haberle sınırlı değil. Önceki dönemlerde Özbek yetkililer, Çin’in ülke topraklarını satın aldığı veya büyük çaplı arazi ele geçirdiği yönündeki söylentileri resmî olarak reddetmişti. Özbekistan Kadastro Ajansı, yabancılara yalnızca açık ihale yoluyla sınırlı süreli arazi kiralama hakkı verildiğini vurgulamıştı ve satışların söz konusu olmadığını açıklamıştı.
Ayrıca 2027’ye kadar ülkenin tüm tarım arazilerinin kiralama sistemine geçirilmesi planlanıyor; bu çerçevede mülkiyet değil, kiralama ilişkisinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Sosyal ve Ekonomik Etkiler
Çiftçiler, söz konusu uygulamaların kırsal bölgelerde göçü artıracağını, işsizliği büyüteceğini ve yerel üreticileri zayıflatacağını savunuyor. Bunun yerine tarım sektöründeki verimlilik ve ödeme sorunlarının çözülmesinin gerektiğini belirtiyorlar.

