ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ve Türkiye gibi bölgesel aktörler arabuluculuk yapmak ve “bu mayını etkisiz hale getirmek” için devreye girerken, tüm öneriler işgal ordusu Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in direnişiyle karşılaştı. Zamir, savaşçıların serbest bırakılmasını subay Hadar Goldin’in cesedinin iadesi şartına bağladı.
Amerikan önerileri ve Türkiye’nin hareketi
İbrani medya kuruluşları, üst düzey Amerikan yetkililere atıfta bulunarak, Trump yönetiminin krizi çözmek için bir öneri sunduğunu ve El Kassam savaşçılarının tünellerde bulunmasının “ateşkesin altını oyduğunu” savunduğunu açıkladı. Washington, bu olayın Gazze’deki Hamas’ın barışçıl bir şekilde silahsızlandırılması için bir “pilot proje” haline gelebileceğine inanıyor.
Amerikan önerisi, Refah tünellerindeki Hamas savaşçılarının kendilerini ve silahlarını üçüncü bir tarafa (Mısır, Katar veya Türkiye) teslim etmelerini öngörüyor. Buna karşılık, işgalciler savaşçılara, askeri faaliyetlere geri dönmemeleri ve ordunun kontrolündeki bölgelerden Hamas’ın kontrolündeki bölgelere taşınmaları ve faaliyet gösterdikleri tünellerin yıkılması şartıyla “af” verecek.
Amerika Birleşik Devletleri’nin talebi üzerine, MİT başkanı İbrahim Kalın bu konuda arabuluculuk yapıyor. Kalın, ateşkesin sağlanması için gerekli adımları görüşmek üzere geçen Çarşamba günü İstanbul’da Halil el-Hayya başkanlığındaki Hamas üst düzey yetkililerinden oluşan bir heyetle bir araya geldi.
Mısır’ın önerisi ve iletişim kopukluğu
İlgili bir bağlamda, İbranice gazete Yedioth Ahronoth, Mısır’ın farklı bir teklif sunduğunu bildirdi. Bu teklife göre, (Refah tünellerinde mahsur kalan) yaklaşık 200 Hamas savaşçısı, tünellerin imha edilebilmesi için yeni bilgiler sağlayacak ve karşılığında Hamas’ın kontrolündeki “sarı hat” bölgelerine “güvenli geçiş” hakkı elde edecekti.
Görüşmelere aşina iki kaynak Reuters’a, teklifin her iki tarafa (işgalciler ve Hamas) sunulduğunu, henüz kabul edilmediğini ve görüşmelerin halen devam ettiğini söyledi. Kaynaklar, Refah’taki Hamas savaşçılarıyla iletişimin geçen Mart ayından bu yana “neredeyse kesildiğini” ve savaşçıların “ateşkesin farkında bile olmayabileceklerini” iddia etti. Hamas da bu iddiayı doğrulayarak, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana savaşçılarıyla iletişimin kesildiğini açıkladı.
Golden’ın cesedi… işgalin şantaj kozu
Tüm bu çabalar, bu tünelleri uzun süredir tutuklu bulunan bir mahkumun kaderiyle ilişkilendiren işgalin savunma kurumu tarafından karmaşıklaştırılıyor. Güvenlik güçleri, 2014 yılında Rafah’ta öldürülen subay Hadar Golden’ın cesedinin “aynı bölgede gömülü kaldığına” inanıyor, özellikle de “Refah’ın doğusundaki Cenina mahallesindeki tünellerden birinde, yaklaşık 150 Hamas militanının saklandığı” tünelde.
Ordu Radyosu, güvenlik kaynaklarının, işgalcilerin “Golden’ın cesedini kurtarmanın imkansız hale gelmesinden korktukları için söz konusu tünele hava saldırısı veya kara patlaması düzenlemekten kaçındıklarını” söylediğini aktardı.
Genelkurmay Başkanı tırmandırıyor: “Canlı çıkamayacaklar”
Bu değerlendirme, işgalci israil Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’i sert bir tutum almaya sevk etti. Salı akşamı Zamir, “Goldin’in cesedi iade edilmedikçe, Refah’ta mahsur kalan Hamas militanlarının hiçbirinin hayatta kalmasına izin verilmeyecek” dedi. Zamir, siyasi liderlere “israilli esirlerin cesetleri iade edilmedikçe savaşçıların ayrılmasına izin verilemez” dedi.
Zamir’in açıklamaları, siyasi liderlerin savaşçıların silahsızlandırılması karşılığında ayrılmalarına izin vermeyi prensipte kabul etmelerinin ardından geldi. Ancak bu haberin sızması, hükümet içinde, özellikle aşırı sağcı bakanlar (Smotrich ve Ben Gvir) arasında öfke dalgasına yol açtı ve Netanyahu’nun geri adım atmasına ve yeni bir anlaşma tartışıldığını yalanlayan ve “mevcut anlaşmaların olduğu gibi uygulanması” konusunda ısrar eden bir açıklama yapmasına neden oldu.
Gözlemciler, Zamir’in tutumunun, bu çetrefilli sorunun hızlı bir şekilde çözülmesini isteyen askeri yönetim ile iç dengeleri ve iktidar koalisyonundaki ortaklarının baskısını gözeten siyasi liderlik arasında açık bir ayrılık olduğunu yansıtıyor.

