Yücel Tanay
Bugünkü dünya haritasını “doğal” sanıyoruz. Oysa haritalar, güçle çizilir.
Rusya’nın varlığı, sadece bir devletin yükselişi değil; Avrasya’nın zorla yeniden şekillendirilmesidir.
Peki Rusya hiç doğmasaydı, dünya nasıl olurdu?
Bu yazı dizisi, “Rusya olmasaydı” sorusunu romantik bir varsayım olarak değil; tarihsel zorunluluklar ve güç dengeleri üzerinden ele alıyor.
1. Bölüm: Moskova Doğmasaydı
Doğu Avrupa Kiev Rusyası vardı; Moskova yoktu.
Moskova, tarihsel bir zorunluluk değil, Moğol sonrası bir güç kazasıdır.
Rusya olmasaydı:
- Ukrayna, bugünkü sınırlarıyla ortaya çıkmazdı.
- Batı Ukrayna, Lehistan-Litvanya ekseninde kalırdı.
- Güney bozkırlar, Türk-Tatar dünyasının parçası olurdu.
- Belarus, ayrı bir ulus-devlet hâline gelmez, Litvanya içinde erirdi.
- Doğu Avrupa’nın ağırlık merkezi Moskova değil Varşova olurdu.
2. Bölüm: Yıkılmayan Türk Hanlıkları
Rusya’nın tarihsel rolü, yeni bir medeniyet kurmak değil; Türk hanlıklarını tasfiye etmektir.
Rusya olmasaydı, Kazan Hanlığı, Astrahan Hanlığı, Kırım Hanlığı, Nogay Ordası, Sibir Hanlığı yıkılmazdı.
Volga’dan Altaylara kadar uzanan coğrafya:
Türkçe konuşan İslam’la temas hâlinde
Gevşek konfederasyonlar hâlinde yaşayan bir Türk-Tatar kuşağı olurdu.
Bugünkü Rusya haritasının büyük kısmı Türk coğrafyasıdır.
Bölüm: Osmanlı’nın Kaybetmediği Kuzey Osmanlı’nın gerilemesi çoğu zaman iç sebeplerle açıklanır.
Ama asıl kırılma kuzeyden gelen Rus baskısıdır.
Rusya olmasaydı:
- Kırım kaybedilmezdi
- Karadeniz Rus gölü olmazdı
- Kafkaslar Ruslaşmazdı
3. Bölüm: Osmanlı’nın Kaybetmediği Kuzey
Balkan çözülmesi yavaşlar veya dururdu
Osmanlı: Karadeniz merkezli bir imparatorluk olarak yüzyıla çok daha güçlü girerdi.
Bugünkü Türkiye, daha dar değil; daha etkili bir devlet olurdu.
4. Bölüm: Kafkasya’nın Susturulmayan Halkları
Kafkasya, Rusya için bir savunma hattıydı.
Halklar içinse bir yok oluş sahnesi.
Rusya olmasaydı:
Çerkes soykırımı yaşanmazdı
Çeçenler ve Dağıstan halkları zorla bastırılmazdı
Kafkasya, Osmanlı–İran–yerel hanlıklar arasında dengeli kalırdı
Bugün “istikrarsız” denilen Kafkasya,
aslında zorla susturulmuş bir coğrafyadır.
5. Bölüm: Sovyet Cetveli Olmadan Uluğ Türkistan
Bugünkü Batı Türkistan devletleri:
Doğal değil
Sovyet mühendisliğidir
Rusya/Sovyetler olmasaydı:
Kazak Hanlığı geniş ve bütünlüklü kalırdı
Özbek, Kırgız, Türkmen ayrımları bu kadar keskin olmazdı
Türk dünyası parçalı ama bağlantılı olurdu
Bugünkü sınırlar, ayırmak için çizildi.
Çin – Türk Dünyası Sınırı Nasıl Olurdu? (Rusya Olmasaydı)
6.Bugünkü Çin–Türk dünyası sınırı doğal değildir.
Bu sınır, büyük ölçüde Rus yayılması, Çing (Mançu) imparatorluğu ve daha sonra Sovyet-Çin mutabakatlarının ürünüdür.
Rusya hiç var olmasaydı, Çin’in batıya doğru ilerleyişi hem daha sınırlı hem de daha temkinli olurdu.
Çin’in Doğal Sınırı: Çin Seddi
Çin’in tarihsel ve doğal sınırını belirleyen şey haritalar değil, Çin Seddi’dir.
Çin Seddi bir “savunma yapısı” değil; medeniyet çizgisidir.
Seddi Çinliler:
Toprak kazanmak için değil
Nerede durmaları gerektiğini bildikleri için inşa ettiler.
Seddi geçmeyen yer Çin,
Seddi geçen yer Çin değildir.
Çin Seddi Ne Anlatır?
Çin Seddi,Tarım toplumu ile bozkır dünyası arasındaki sınırı
Çin ile Türk–Moğol–Hun dünyası arasındaki çizgiyi Çin’in ilerlemekten vazgeçtiği noktayı gösterir.
Eğer Çin’in “doğal yayılma alanı” batı olsaydı:Seddi oraya çekmez,oraya yerleşirdi
Ama yapmadı. Çünkü yapamazdı.
Tarihsel Gerçek
Çin, Hunlara, Göktürklere, Uygurlara, Kırgızlara karşı seddin arkasında kaldı. Seddi aşan Çin orduları kalıcı olamadı, yerleşemedi, Çinlileştiremedi, bu yüzden Çin Seddi, Çin’in gücünün değil, sınırının itirafıdır.
Rusya Olmasaydı Ne Olurdu?
Rusya’nın Türkistan ve bozkırları dağıtması olmasaydı:
- Çin Seddi fiilî sınır olarak kalırdı
- Doğu Türkistan, Çin’in “doğal hinterlandı” olamazdı
- Çin, Tanrı Dağları’nı değil, Seddin çizgisini savunurdu
- Bugünkü Urumçi, Kaşgar, Hoten hattı:
- Çin için iç bölge değil zorla tutulan dış alan olurdu
Çin Seddi, Çin’in nereye kadar Çin olduğunu gösterir; ötesi, Çin’in değil tarihin zorladığı bir işgaldir.
7. Doğu Türkistan’ın Statüsü
Rusya olmasaydı Doğu Türkistan büyük ihtimalle: Yarkent merkezli Çağatay mirasını sürdüren, Kazak, Kırgız, Özbek dünyasıyla iç içe bir Türk devleti / konfederasyonu olurdu.
Ürümçi ,Kaşgar, Yarkent, Hoten Türk dünyasında kalırdı, Doğu Türkistan:
Çin’in “eyaleti” değil,Türk hanlıklarının batı kapısı olurdu.
Rusya olmasaydı,Türk dünyası Çin’le doğrudan, güçlü ve dengeli komşu olurdu.
Çin, Türkleri yok sayamazdı,sınır bir baskı hattı değil, medeniyet sınırı olurdu.Çin’in bugünkü batı sınırı,Türklerin zayıflığından değil,Rusya’nın bıraktığı boşluktan doğmuştur.
RUSYA OLMASAYDI HANGİ DEVLETLER OLMAZDI?
Rusya’nın tarih sahnesine çıkışı ve özellikle 16. yüzyıldan itibaren hızlanan yayılması, birçok bugünkü devletin ve sınırın doğrudan belirleyicisidir. Rusya olmasaydı:
– Ermenistan bugünkü haliyle ortaya çıkmazdı. Bölge tarihsel olarak Selçuklular, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safevîler ve Osmanlılar gibi Türk-İslam devletlerinin hâkimiyet alanındaydı. Modern Ermenistan, Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği mühendisliğinin ürünüdür.
– Gürcistan ve Azerbaycan bugünkü sınırlarıyla oluşmazdı.
– Ukrayna, Belarus ve Moldova gibi Doğu Avrupa devletleri ya farklı birlikler içinde olur ya da tamamen farklı siyasal yapılara evrilirdi.
KAFKASYA’NIN DOĞAL YAPISI
Rusya olmasaydı Kafkasya:
– Türk hanlıkları,
– İran havzası,
– Osmanlı–Türk dünyası
arasında şekillenmiş olurdu.
Kuzey Kafkasya’daki Çerkes, Kumuk, Nogay, Karaçay-Malkar gibi halklar sürgün, soykırım ve demografik kırılma yaşamazdı. Bölge, Rus askeri kolonizasyonu yerine yerel siyasal yapılarla varlığını sürdürürdü.
SİBİRYA VE YAKUTİSTAN NASIL OLURDU?
SİBİRYA
Sibirya, Rusya’dan önce Türk-Moğol dünyasının doğal parçasıydı.
Sibir Hanlığı, Altay Türkleri, Hakaslar ve Tuvalar bu coğrafyanın yerli unsurlarıydı.
Rusya olmasaydı Sibirya:
– Büyük ihtimalle Türk hanlıkları veya gevşek bir federasyon yapısı içinde gelişirdi.
– İslam ve Türk kültürü kuzeye doğru daha güçlü yayılırdı.
– Yerli halklar yok edilmez, dilleri bastırılmazdı.
YAKUTİSTAN (SAHA)
Yakutlar (Sahalar) açık biçimde Türk kökenlidir. Rusya olmasaydı:
– Yakutistan bağımsız veya Türk dünyasıyla bağlantılı bir devlet olurdu.
– Ağır Ruslaştırma ve zorla Hristiyanlaştırma politikaları yaşanmazdı.
– Saha dili ve kültürü Avrasya’da güçlü bir Türk lehçesi olarak kalırdı.
Rusya OLMASAYDI BALKANLAR VE YUNANİSTAN NASIL OLURDU?
Rusya, Balkanlara üç ana araçla müdahale etti,Panslavizm (Slavları koruma iddiası)Ortodoksluk hamiliği,Osmanlı’yı parçalama stratejisi Rusya olmazsa bu üçlü baskı da olmazdı. Bu da Balkanların kaderini kökten değiştirirdi.
1. Balkanlar Rusya Olmadan Nasıl Şekillenir?
a) Osmanlı daha uzun süre kalırdı
Balkanlardaki isyanların büyük kısmı Rus diplomatik ve askerî desteğiyle büyüdü.
Rusya yoksa:
Sırp, Bulgar, Yunan ayaklanmaları bölgesel ve sınırlı kalırdı.
Osmanlı Balkanlardan 19. yüzyılda değil, muhtemelen çok daha geç çekilirdi.
b) Slav devlet zinciri oluşmazdı
Bugünkü Sırbistan,Bulgaristan,Karadağ,Kuzey Makedonya bu haliyle doğmazdı.
Yerine:Özerk eyaletler,
Osmanlı içinde yarı-bağımsız bölgeler
Ya da Avusturya etkili federatif yapılar
oluşurdu.
YUNANİSTAN ÖZELİNDE NE OLURDU?
a) Modern Yunanistan Rusya’sız kurulamazdı,1821 Yunan İsyanı:Rusya’nın diplomatik baskısı İngiltere–Fransa’yı yanına çekmesi Navarin’de Osmanlı donanmasının yakılması olmadan başarıya ulaşamazdı.
Rusya yoksa bağımsız Yunanistan da yoktu.
b) Yunanlar ne olurdu?
Muhtemel senaryolar:
1. Osmanlı içinde kalırlardı
Fener Rumları zaten Osmanlı bürokrasisinde güçlüydü.Ticaret, denizcilik ve finans Rumların elindeydi.Zamanla: geniş özerklik Kültürel serbestlik, yerel yönetim gücü elde ederlerdi.
2. Küçük ve sınırlı bir Yunan devleti olurdu
Mora , Atina çevresiyle sınırlı
Ne:Selanik,Ege adalarının çoğu,Batı Trakya Girit,Yunanistan’a katılmazdı.“Megali İdea” asla doğmazdı.
4. Balkanların Etnik Haritası Nasıl Olurdu?
Rusya olmazsa:
Türk nüfus Balkanlarda bugünkünden çok daha fazla olurdu.
Zorunlu göçler yaşanmazdı.
Müslüman halklar (Türkler, Arnavutlar, Boşnaklar) azınlığa düşmezdi.
Balkanlar;daha karma,daha çok dinli,daha az ulus-devletçi bir yapıda kalırdı.Rusya olmazsa,Balkanlar milliyetçi parçalanma laboratuvarı olmazdı.
Yunanistan bugünkü genişliğiyle doğmazdı.
Slav-Ortodoks blok oluşmazdı.
Osmanlı’nın çözülmesi çok daha yavaş ve kontrollü olurdu.
Balkan Savaşları’nın zemini büyük ölçüde ortadan kalkardı.
Rusya olmasaydı Balkanlar bir “ulus-devletler mezarlığı” değil,Osmanlı sonrası gevşek federasyonlar coğrafyası olurdu; Yunanistan ise ya hiç doğmaz ya da çok küçük bir Mora devleti olarak kalırdı.
Rusya’nın tarih sahnesinde yer almaması, Avrasya’da yapay ulus-devletler, zorunlu göçler ve kırılgan sınırlar yerine; Türk dünyasının doğal sürekliliğini, Çin Seddi’nde duran bir Çin’i ve Balkanlar’da daha geç, daha yumuşak ve daha dengeli bir siyasal dönüşümü mümkün kılacak bambaşka bir tarihsel harita ortaya çıkarırdı.
KAYNAKÇA
1.İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2014.
2.Bahaeddin Ögel, Türk Kültürünün Gelişme Çağları, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2010.
3.Peter B. Golden, Central Asia in World History, Oxford University Press, 2011.
4.Geoffrey Hosking, Russia and the Russians: A History, Harvard University Press, 2001.

