Pekin’deki komünist rejimin bir sözcüsü Salı günü İsveç’te son zamanlarda Kur’an-ı Kerim’e yönelik alçak eyleme karşı konuştu ve Çin’in böyle bir “İslamofobi” barındırmadığını iddia etti.
Bu iddia, işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanlarına yönelik belgelenmiş zulmü, İslam’a karşı kurumsallaşmış antipatisi, Kuran’ı Kerim’e olan düşmanlığı tescilli ateist Çin’in yalancılık ve göz boyamada da ne kadar alçak olduğunu gözler önüne serdi.
37 yaşındaki Iraklı, eski bir Şii Haşdi Şabi üyesi Salwan Momika, bir İsveç mahkemesinden Kuran’ı yakmak için izin aldı. Kurban Bayramı sırasında 28 Haziran’da Stockholm’deki bir caminin önünde polis korumasında Kur’an-ı Kerim’i yaktı.
Kur’an-ı Kerim’e yönelik bu alçak eyleme karşılık Fas, İsveç’teki büyükelçisini geri çekti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “İslam karşıtı bu tür eylemlere ifade özgürlüğü adı altında izin verilmesi kabul edilemez. Bu tür menfur eylemlere göz yummak suç ortağı olmaktır” dedi.
Çin dışişleri bakanlığı sözcüsü Mao Ning Salı günü yaptığı açıklamada, “Çin İslamofobinin her türlüsünü reddediyor. Hiç kimsenin ‘ifade özgürlüğünü’ çatışmayı körüklemek ve bir medeniyeti diğerine karşı kışkırtmak için bahane olarak kullanmasına izin verilmemeli.” dedi.
Bu açıklama, ÇKP rejiminin Orta Doğu ve Kuzey Afrika etkisini ve bağlarını güçlendirme çabalarının ortasında geldi.
ÇKP rejimi işgal altındaki Doğu Türkistan’da yüzlerce camii yıktı, Kur’an-ı Kerim’i yasakladı, kurduğu toplama kamplarına milyonlarca Müslüman kapatıldı, “Selamün Aleyküm” demek bile yasaklandı.
Ateist ÇKP rejiminin bu açıklaması Doğu Türkistan’da uyguladığı Uygur Soykırımının uluslararası kamuoyunda gelen tepkilerin üzerini örtmek için kullandığı ifade ediliyor.

