Site icon Haber Nida

Tayland mahkemesi 48 Uygur’un serbest bırakılma dilekçesini incelemeye başladı

Cuma günü, Güney Bangkok Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Uygur tutuklularının avukatı Chuchart Kanpai, bu yıl 29 Ocak’ta bu Uygurların göçmenler yasası kapsamında suçlandığını ve serbest bırakılmaları gerektiği konusunda Tayland mahkemesine sunduğu başvuruya dayanarak dava açılmıştır.

Bu, Çin’in dini zulmünden kaçıp yurt dışına sığınan ancak Tayland’da tutuklu kalan 43’ü yetişkin, 5’i çocuk 48 Uygur’un serbest bırakılmasıyla ilgili başvurunun Tayland mahkemesinde ilk kez incelenmesidir.

48 Uygur’un serbest bırakılmasıyla ilgili bu başvuru, geçen ay Tayland hükümetinin bu Uygurları Çin’e geri göndermeyi planladığına dair haberlerin yayılmasının ardından, göçmen Uygurlar, insan hakları kuruluşları, Amerika hükümeti, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Batılı siyasetçilerin özel dikkatini çekmesinin ardından sunulmuştur.

Cuma günündeki duruşmaya tutuklular katılmamış olsa da, tutukluların avukatı Chuchart Kanpai, Avustralya’da yaşayan aktivist Bekhtiyar Böre ve İsveç’te yaşayan bağımsız araştırmacı Nurola Elima da aralarında bulunduğu 3 tanık ifade vermiştir. Özgür Asya Radyosu’na bağlı “Binar Haberleri”nin 14 Şubat Bangkok’tan verdiği habere göre, duruşmada avukat Chuchart Kanpai şöyle demiştir: “Tutuklu bulunan bu 40’tan fazla Uygur, Çin’de suç işlememiştir. Onlar Tayland’a sınırdan yasadışı girişin cezasını çekmiş durumdalar. Ancak 11 yıldan fazla bir süredir, son derece kötü koşullarda tutulmaya dayanıklılık göstermektedirler.”

Bu dava, Tayland hükümetinin bu Uygurları Çin’e geri gönderme planının olmadığını ve onları bir şekilde koruma konusunda uluslararası yasalara uyacaklarını belirtse de, insan hakları kuruluşları onların kaderi konusunda hâlâ endişe duyduğu bir dönemde gerçekleşti. Davada, davacılara vekalet eden ve tanıklık yapan Bahtiyar Börü, mahkemede Tayland Göçmenler Dairesi’nin bu Uygurları on bir yıldır son derece kötü koşullarda tutmasının Tayland yasalarına aykırı olduğunu bildirdi.

Bəhtiyar Börü’nün 14 Şubat’taki mahkeme sonrası RFA’ya verdiği bilgilere göre, o mahkemede Uygur tutuklularının bu süreçte ayrımcı muameleye maruz kaldıklarına dair şahidlik etmiştir. Şu anda, mahkemeye Batı ülkelerinden 11 civarında devletin Bangkok’taki büyükelçiliklerinin diplomatlarının gözlemci olarak katıldığı bildirilmektedir. Mahkemede, tanık olarak ifade veren bağımsız araştırmacı Nurola Elima, bu 48 tutukluyu kapsayan Uygur mültecilerinin çoğunun daha önce sıradan çiftçi ya da küçük bir tüccar olduğunu belirterek, onların yurt dışına kaçış sebeplerini açıklamıştır. Nurola Elima şöyle demiştir: “Onların en temel insan hakları sistematik bir şekilde gasp edilmiştir. İstedikleri gibi giyinme hakları, onaylanmamış eğitim materyallerini okuma hakları, hükümetten kontrolsüz telefon kullanma hakları reddedilmiştir. Onların günlük hayatı hükümetin belirlediği dayanılmaz kontrol ve kısıtlamalarla boğulmuştur.”

Tayland mahkeme binası önünde Uygur aktivist Nurola Elima

Mahkemede Nurola Elima, bu Uygurların Çin’e iade edilemeyeceğini, Çin’in Uygurlara yaptığı zulmün uluslararası organlar tarafından detaylı bir şekilde kaydedildiğini belirtmiştir. Nurola Elima: “Bu nedenle, Tayland’daki Uygurlar Çin’e iade edilemez. Onlarla birlikte, onların yurtlarında kalan akrabaları, komşuları ve arkadaşları da bu sebepten dolayı ciddi işkence ve ağır cezalara maruz kalabilir. Ben bu konuda araştırma yapan bir araştırmacı olarak, onların herhangi bir suç işlediğine dair güvenilir hiçbir delil görmedim.”

Cuma günü görülen mahkemede söz konusu 48 Uygur hakkında karar verilmemiş. Hakim, mahkeme kararının 18 Şubat’ta açıklanacağını duyurmuş. Ancak Bahtiyar Börü, mahkemenin kararının bu davanın birçok karmaşık meseleyle ilgili olması nedeniyle ertelenmiş olabileceğini ifade etti.

Davanın avukatı Chuchart Kampai, eğer mahkeme bu başvuruyu ve tanıkların ifadelerini haklı bulursa, davayı daha detaylı incelemesi ve ayrıca polisleri mahkemeye çağırması olasılığını belirtti. Chuchart Kampai şöyle dedi: “Eğer tutuklamanın yasal olduğu kesinleşirse, mahkeme Uygurların serbest bırakılmasını emretmelidir.”

Exit mobile version