Kaynaklara göre, El Eşrefiye mahallesinde konuşlu terör örgütü SDG güçleri, Halep şehrinin kuzey tarafındaki El Lermun kavşağında Suriye Savunma Bakanlığı’na ait bir askeri aracı hedef aldı ve bir kişi şehid oldu.
Olayın ardından Suriye İç Güvenlik Güçleri, askeri araçlar ve zırhlı araçlardan oluşan birliklerini Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine doğru göndererek yoğun bir güvenlik önlemi aldı.
Yerel medya ayrıca terör örgütü SDG’nin El-Leymon kavşağı yakınlarındaki El-Maamel bölgesini bombaladığını ve şu ana kadar herhangi bir can kaybı rapor edilmediğini bildirdi.
Öte yandan terör örgütü bir açıklama yaparak “meşru savunma hakkının bir parçası olarak iç güvenlik güçlerinin, Şam hükümetine bağlı Savunma Bakanlığı’na bağlı kontrolsüz grupların Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri civarındaki güvenlik noktalarından birine düzenlediği saldırıyı püskürttüğünü” iddia etti.
Açıklamada, “Güçleri saldırı girişimine doğrudan müdahale ederek saldırgan grupların üç üyesini yaraladı ve saldırıda kullanılan bir insansız hava aracını düşürdü” denildi.
Terör örgütü yaptığı açıklamada “halkı koruma, bölgenin güvenlik ve istikrarını muhafaza etme ve iç barışı hedef alan tüm girişimlere karşı koyma” görevini yerine getirmeye devam edeceğini teyit ederek güçlerinin mevzilerini hedef alan yeni saldırılar karşısında geri adım atmayacağını vurguladı.
Suriyeli yetkililer Pazar günü SDG’nin Cumartesi günü Halep vilayetindeki bir köyü bombaladığı suçlamalarını reddederek, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin yedi sivilin öldüğünü söylediği saldırıdan SDG’yi sorumlu tuttu.
SDG, petrol ve gaz sahaları da dahil olmak üzere Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol ediyor.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’in geçen yılın sonlarında devrilmesinin ardından Kürt Özerk Yönetimi ve Şam’daki yeni yetkililer 10 Mart’ta sivil ve askeri kurumların entegrasyonuna ilişkin bir anlaşma imzaladı ancak iki taraf arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle anlaşmanın hükümleri henüz uygulanmadı.
Kürt Özerk Yönetimi bir dereceye kadar özerkliği koruyan bir yönetim sistemi talep ederken Şam “her türlü” adem-i merkeziyetçiliği reddediyor.

