Arakçi’nin sözlerinin Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump tarafından yapılan tehditlere yanıt niteliğinde olduğu anlaşılıyor.
İskoçya’ya yaptığı bir ziyaret sırasında Trump, “Nükleer kapasitelerini yok ettik. Tekrar başlayabilirler ama başlarlarsa onları göz açıp kapayıncaya kadar yok ederiz” dedi.
Arakçi X-Platform’daki bir yazısında “Saldırganlık tekrarlanırsa şüphesiz daha kararlı bir şekilde karşılık vereceğiz” dedi.
İran medyası Arakçi’nin şu sözlerini aktardı: “Nükleer programımızın barışçıl olmayan amaçlar için yönlendirilebileceğine dair endişeler varsa, askeri seçeneğin etkisiz olduğu kanıtlanmıştır, ancak müzakere edilmiş bir çözüm işe yarayabilir.”
Sözlerine şöyle devam etti: “Barışçıl nükleer programımız kimsenin bize bir hediyesi değil, alın terimizin, kanımızın ve gözyaşımızın meyvesidir. Bu bilgi bombalanamaz ya da silinemez. Evet, bazı tesislerimiz zarar gördü ama irademize dokunulmadı.”
Tahran’ın ABD ya da işgalci israil’in yeni saldırılarına kayıtsız kalmayacağı sözünü veren Arakçi, etkileri örtbas edilmeye çalışılan önceki saldırıların aksine İran’ın tepkisinin kararlı olacağını ve tüm dünyaya gösterileceğini vurguladı.
Arakçi şunları söyledi: “7,000 yıllık medeniyete sahip bir ülke olan İran, tehdit altında sessizliğe zorlanamaz. “Biz yabancıların önünde eğilmeyen bir halkız ve sadece karşılıklı saygı temelinde karşılık veririz” dedi.
İran’ın son saldırıda neler olduğunun, hem uğradığı kayıpların hem de “düşmanların” aldığı darbelerin tamamen farkında olduğunu ve bunların bir kısmının hâlâ Batı medyası ve sansürü altında olduğunu söyledi.
İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak Arakçi, bir milyondan fazla İran vatandaşının, Washington tarafından inşa edilen ve %20 zenginleştirilmiş uranyumla çalışan Tahran Araştırma Reaktörü tarafından üretilen radyoaktif izotoplara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Arakçi, İran’ın büyük ülkelerin baskısı altında insanların yaşamına hizmet eden barışçıl nükleer programından vazgeçmeyeceğini de sözlerine ekledi.
“İran’ın nükleer tesislerinin yasadışı bir şekilde bombalanması İran’la askeri bir çözüm olmadığını kanıtlamıştır.” Arakçi, “Eğer nükleer programın barışçıl hedeflerinden saptığına dair bir endişe varsa, bombalama askeri yaklaşımın faydasızlığını kanıtlamıştır ve belki de müzakereler tartışılabilecek tek yoldur” dedi.
İşgalci israil 13 Haziran’da İran topraklarına hava saldırıları düzenlemeye başladı ve özellikle İran’ın nükleer programını hedef aldı. 12 gün süren savaşta İran, işgal devletine çok sayıda balistik füze fırlattı.

