Fazıl Gasimov, hukuka aykırı tutuklanmasına tepki olarak 10 Mayıs’tan bu yana açlık grevinde olduğunu söylüyor. Kendisine göre, tutulduğu Umbaki yerleşimindeki hapishanede cezalandırılmasının sebebi buydu: “Açlıktan ölmek üzere olduğum için beni bir kafese koyarak cezalandırıyorlar. Beni orada pis koşullarda tutuyorlar. Bana çeşitli şekillerde işkence ediyorlar.”
Bakü Temyiz Mahkemesi, Fazıl Gasımov’a 9 yıl hapis cezası veren karara karşı yapılan itirazı değerlendiriyor. Avukatı Nemat Kerimli, Profesör Gubad İbadoğlu’nun tanık olarak çağrılıp sorgulanması ve güvenlik kamera görüntülerinin izlenmesi konusunu bir kez daha mahkemeye taşıdı.
İddianameye göre, Fazıl Gasımov sahte dolarları İstanbul’da Gubad İbadoğlu’na verdi. Sahte paraları da Bakü’ye getirdi. Burada Anar Aliyev adlı bir adamla tanıştı ve ona 1.000 dolar değerinde sahte para verdi. Avukat: “Gubad İbadoğlu’nun sorgulanması lazım, kamera kayıtları incelensin, böyle bir şey yaşanmış mı yaşanmamış mı bir bakalım. Tek bir delil yok, adama havadan 9 yıl hapis cezası verilmiş.”
İtiraz dikkate alınmadı.
Başkanlığını Agil Musayev’in yaptığı mahkeme heyeti, savunmanın taleplerini bir kez daha reddetti. İtirazın, herhangi bir adli soruşturma yürütülmeden ve ek deliller incelenmeden değerlendirildiği belirtildi. Dolayısıyla ne Gubad İbadoğlu çağrılacak, ne de kamera görüntüleri izlenecek.
Fazıl Gasımov, hakimlerin adil davranmadığını, davayı hukuki açıdan değerlendirmediklerini, gönderdiği itirazın dikkate alınmadığını vurgulayarak itirazını yazılı olarak kendilerine iletti. Agil Musayev başkanlığındaki hakim heyetinin adil ve objektif bir karar vereceğine inanmadığını, önyargılı davrandığını ileri sürdüklerini vurguladı.
Sanık bilim insanının itirazı dikkate alınmayarak davası 4 Haziran’a ertelendi.
Fazıl Gasimov’un açlık grevi ve tutulduğu cezaevinde gördüğü ceza ve kötü muameleye ilişkin açıklamaları hakkında Ceza İnfaz Kurumu’ndan bir yorum alınamadı.
Ceza İnfaz Kurumu Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı, daha önce yaptığı açıklamada, gözaltı merkezleri ve cezaevlerinde tutulan kişilerin haklarının garanti altına alındığını, kendilerine yönelik aşağılayıcı ve kötü muameleye izin verilmediğini belirtmişti.
