Komite, Modern Slavery Act 2015 gibi düzenleyici araçların zamanla küresel standartların gerisinde kaldığını, zorla çalıştırmayla ilişkili ürünlerin ithaline karşı yeterli yasal zemin oluşturmadığını vurguladı . Raporda, ithalat yasağı, zorla çalıştırmaya dayalı ürünleri yasaklayan, zorunlu insan hakları özen yükümlülükleri, etkili cezalandırma mekanizmaları gibi reformlar öneriliyor .
Komitenin başkanı Lord David Alton, “Diğer ülkeler bu uygulamalardan vazgeçerken, Birleşik Krallık hâlâ bu ürünlerin çöplük alanı haline dönme tehlikesiyle karşı karşıya” diyerek hükümeti somut adımlar atmaya çağırdı.
Bulgu ve Öneri Özeti
- Denetimin yetersizliği: Modern Slavery Act 2015 kapsamındaki raporlama yükümlülükleri fiilen yetersiz kalıyor. Şirketler için yaptırımlar zayıf ve uygulamada eksikler var .
- Yasal boşluklar: ABD’nin Uyghur Forced Labor Prevention Act (UFLPA) yasası ve AB’nin 2027’de yürürlüğe girecek CSDDD gibi düzenlemelerle karşılaştırıldığında, İngiltere halen ciddi bir boşlukta .
- İthalat yasağı çağrısı: Raporda, İngiltere’nin zorla üretilen ürünleri ithal etmeyi fiilen yasaklaması gerektiği vurgulanıyor .
- Failler için sorumluluk önerisi: Zorla çalıştırmadan etkilenen bireylerin yasal süreçte hak arayabilmesi için “ihmal edeni tazmin yükümlüğü” dahil edilsin önerildi .
- Şeffaflık ve yaptırım: Modern Slavery Act kapsamında şirketlerin beyanları daha şeffaf ve yaptırımlı hâle getirilmeli, aksi hâlde şirketler rekabet avantajı kazanırken insan hakları ihlalleri legalleşiyor .
Uluslararası Bağlam ve Etkileri
Raporda, diğer ülkelerin zorla çalıştırmayla mücadeledeki düzenleyici önlemlerine dikkat çekiliyor. ABD UFLPA ile Doğu Türkistan kaynaklı ürünlere “varsayımsal yasak” getirmiş durumda, AB de 2027’den itibaren zorla çalıştırma ilişkili ürünleri engelleyecek yasa yürürlüğe koyacak .
Ayrıca, yenilenebilir enerji tedarik zincirlerinde Doğu Türkistan kökenli polisilikon içeren ürünlerin kullanımına dair tartışmalar artıyor. İngiltere’nin temiz enerji girişimleri bağlamında da, bu insan hakları risklerinden etkilenmemesi önemle vurgulanıyor .
Uygur Hareketinin Eleştirisi
Uygur Hareketi (CFU) X hesabında paylaşılan gönderide, raporun “eleştirel bir başarısızlık” sergilediği; hükümetin sözde politikalarına rağmen zorla çalıştırmayla ilişkili ürünlerin İngiltere pazarına girdiği ifade ediliyor.
Sonuç ve Beklenebilecek Adımlar
İngiltere, Uygur zorunlu çalıştırma kaynaklı ürünlere karşı caydırıcı tedbirler geliştiremezse, uluslararası düzenlemelerin gerisinde kalmakla kalmayıp, bu ürünlerin pazarı hâline gelme riski taşıyor. Komitenin raporu, hükümetten şu reformları talep ediyor:
- Uygur Zorla çalıştırmaya bulaşan ürünlerin ithalini yasaklayan düzenlemeler.
- Tüm şirketler için zorunlu insan hakları due-diligence yükümlülüğü.
- Cezalar, şeffaf raporlama ve hukuki tazmin mekanizmaları.
- Riskli coğrafyalara özgü geliştirilmiş kontrol süreçleri.
Bu önerilerin hayata geçirilmesi, İngiltere’nin hem uluslararası yükümlülükleriyle uyumunu güçlendirir hem de tedarik zincirindeki etik riskleri minimize eder.

