
Kazakistan’da yaşayan oğlu Nartay Cengiz’in aktardığına göre, babasıyla son doğrudan temas mart ayında kesildi. Aileye ulaşan son bilgi ise işgal altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan annesi aracılığıyla geldi. Anne, yerel polis tarafından Cengiz Reshan’ın götürüldüğünü ancak ne gözaltı kararı ne de suçlamalara ilişkin herhangi bir resmi belge sunulmadığını söyledi. O tarihten bu yana aile, Çin makamlarından somut bir bilgi alamadı.
Kazak ve Uygur Türklerine Yönelik Baskılar Yeniden Gündemde
Reshan’ın kaybolması, uluslararası insan hakları örgütlerinin yıllardır dikkat çektiği bir sorunu yeniden gündeme taşıdı. İşgal altındaki Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar, Kazaklar ve diğer Türk-Müslüman toplulukların keyfi gözaltılar, kayıplar ve çeşitli kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığı yönündeki iddialar uzun süredir uluslararası kamuoyunun gündeminde yer alıyor.
Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, bölgede yüz binlerce hatta milyonlarca kişinin çeşitli gözaltı merkezlerinde tutulduğuna ilişkin raporlar yayımlarken, Pekin yönetimi ise bu tesislerin “mesleki eğitim merkezleri” olduğunu savunuyor. Buna karşın insan hakları örgütleri ve eski tutuklular, bölgede sistematik hak ihlalleri yaşandığını dile getiriyor.
“Babam Sadece Bir Yazar ve Hiciv Ustası”
Nartay Cengiz, babasına yöneltildiği öne sürülen suçlamaların gerçeği yansıtmadığını söylüyor. Ailenin aktardığına göre yerel yetkililer sözlü olarak, Reshan’ın “radikal fikirlere sahip olduğu” ve “devlet istikrarını etkileyebilecek faaliyetlerde bulunduğu” iddiasını dile getirdi. Ancak bu suçlamalar hiçbir zaman yazılı olarak aileye iletilmedi.
Oğlu ise bu iddiaları kesin bir dille reddediyor:
“Bu tamamen yalan. Babam yalnızca bir yazar ve hiciv sanatçısıdır.”
Ailenin verdiği bilgilere göre baskılar aslında 2025 yılının sonlarında başladı. Aralık 2025’ten itibaren yerel güvenlik güçleri Reshan’ı sık sık sorguya çağırdı ve zaman zaman günlerce alıkoydu. Ancak her seferinde evine geri döndü. Mart ayından sonra ise kendisinden tamamen haber alınamaz hale gelindi.
Kazak Edebiyatının Önemli İsimlerinden Biri
Doğu Türkistan’ın Hami bölgesinde yaşayan Cengiz Reshan, Kazak dili ve kültürü alanında tanınan isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Kariyeri boyunca öğretmenlik, editörlük, kültür yöneticiliği ve edebiyat organizatörlüğü yapan Reshan, aynı zamanda bölgesel yazarlar birliğinde yöneticilik görevlerinde bulundu.
Özellikle hiciv ve çocuk edebiyatı alanındaki eserleriyle tanınan yazarın çalışmaları yıllar boyunca çeşitli ödüller aldı. Çin Yazarlar Birliği üyeliğine kabul edilen Reshan’ın bugüne kadar 13 kitaplık bir külliyat oluşturduğu, kaybolduğu sırada ise yayımlanmayı bekleyen iki el yazmasının bulunduğu belirtiliyor.
Oğlu Nartay Cengiz, babasının eserlerinin resmi yayınevleri tarafından basıldığını ve bazı çalışmalarının Çinceye çevrilerek yeniden yayımlandığını hatırlatarak, “Eğer eserlerinde bir sorun varsa neden yıllarca onaylanıp dağıtılmasına izin verildi?” diye soruyor.
Aydınlara Yönelik Daha Geniş Bir Operasyonun Parçası mı?
Gazeteci ve araştırmacı Jaksılık Kazımuratulı, Reshan’ın durumunun münferit bir olay olmadığını savunuyor. Yıllardır işgal altındaki Doğu Türkistan’da kaybolan veya tutuklanan Kazak aydınlarını araştıran Kazımuratulı, çok sayıda şair, yazar, gazeteci ve sanatçının benzer süreçlerden geçtiğini belirtiyor.
Araştırmacıya göre, 2017-2019 yıllarında geniş çaplı gözaltılarla şekillenen baskı politikası zaman içinde farklı bir boyuta taşındı. İlk aşamada toplum genelinde korku oluşturulurken, sonraki dönemde hedefin özellikle entelektüeller ve kültürel kimliği temsil eden isimler haline geldiği ifade ediliyor.
Kazımuratulı, Kazakça eğitim veren okulların büyük ölçüde ortadan kalktığını, genç kuşakların giderek daha fazla Çince eğitim aldığını ve Kazak kültürel yaşamının alanının daraldığını belirterek, bölgedeki Kazak kimliğinin korunmasına yönelik ciddi tehditler bulunduğunu söylüyor.
Ailenin Başvuruları Sonuçsuz Kaldı
Nartay Cengiz, babasının akıbetini öğrenebilmek için Kazakistan Cumhurbaşkanlığına, Kazakistan Dışişleri Bakanlığına, Çin’in Astana Büyükelçiliğine, ABD Büyükelçiliğine ve çeşitli uluslararası kuruluşlara başvuruda bulunduğunu ancak hiçbir kurumdan tatmin edici bir yanıt alamadığını ifade ediyor.
Aile ayrıca Kazakistan vatandaşı olan kız kardeşini işgal altındaki Doğu Türkistan’a gönderdi. Ancak yerel polis yetkililerinin ya bilgi vermeyi reddettiği ya da yazarın nerede olduğunu bilmediklerini söylediği aktarıldı. Savcılık makamlarının da görüşme taleplerine yanıt vermediği bildirildi.
Öte yandan Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, Pekin’e konu hakkında resmi bir soru yönelttiğini açıkladı. Buna rağmen Kazak makamları, Cengiz Reshan’ın Çin vatandaşı olduğunu ve dosyanın Çin’in iç meselesi olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
Akıbeti Hâlâ Bilinmiyor
Haziran 2026 itibarıyla Cengiz Reshan’ın nerede tutulduğu, hakkında resmi bir dava açılıp açılmadığı veya hangi suçlamalarla karşı karşıya olduğu konusunda aileye ulaşan herhangi bir resmi bilgi bulunmuyor. Ailesi ve insan hakları savunucuları ise tanınmış Kazak yazarın durumuna ilişkin şeffaf bir açıklama yapılmasını ve akıbetinin ortaya çıkarılmasını talep ediyor.
