Uygur hak savunucusu Uygur Hareketi (Campaign for Uyghurs), yaptığı açıklamada İdris’in Malezya’da kısa süreli gözaltına alındıktan sonra ülkeden çıkarılmasını kınadı. Örgüt, bu kararın yalnızca bir akademisyeni hedef almakla kalmadığını, aynı zamanda ifade özgürlüğü ve akademik faaliyetlere yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Kitap tanıtımı engellendi
Edinilen bilgilere göre Abdulhakim İdris, Malezya’ya Çin’in özellikle Müslüman ülkeler üzerindeki etkisini ele aldığı kitabının Malayca baskısını tanıtmak amacıyla gitmişti. Ancak planlanan etkinlik, gözaltı ve sınır dışı kararı nedeniyle gerçekleştirilemedi. İnsan hakları savunucuları, bu durumun akademik faaliyetlerin doğrudan engellenmesi anlamına geldiğini belirtiyor.
“Pekin’in baskısı”
Uygur Hareketi ve diğer insan hakları kuruluşları, Malezya’nın bu adımının Çin’in diplomatik ve siyasi baskılarıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekti. Açıklamalarda, Pekin yönetiminin yurt dışındaki Uygur aktivistleri, akademisyenleri ve eleştirmenleri susturmak için üçüncü ülkeler üzerinde etkisini artırdığı ifade edildi.
Bu çerçevede olay, uluslararası literatürde “ulusötesi baskı” (transnational repression) olarak tanımlanan uygulamaların bir örneği olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre Çin, yalnızca kendi sınırları içinde değil, yurt dışında da eleştirel sesleri bastırmaya yönelik sistematik bir politika izliyor.
“Tehlikeli bir emsal”
İnsan hakları örgütleri, Abdulhakim İdris’in sınır dışı edilmesinin küresel ölçekte endişe verici bir gelişme olduğuna işaret ediyor. Bu tür uygulamaların, farklı ülkelerde faaliyet gösteren akademisyenler, gazeteciler ve aktivistler için tehlikeli bir emsal oluşturabileceği belirtiliyor.
Uygur Hareketi yaptığı açıklamada, “Malezya’nın bu kararı, yalnızca bir bireyin haklarını ihlal etmekle kalmıyor; aynı zamanda Çin’in uluslararası alandaki baskı mekanizmalarının ne kadar etkili hale geldiğini de gözler önüne seriyor” ifadelerine yer verdi.
Ruşen Abbas: Çin neden bu kadar korkuyor?
Uygur Hareketi Kurucusu ve İcra Direktörü Ruşen Abbas, “Pekin, bir ABD vatandaşını gözaltına almak ve sınır dışı etmek için üçüncü bir ülkeyi başarıyla bir araç olarak kullandı. Bu durum, Uygur topluluğunun çok ötesinde tehlikeli sonuçlar doğuruyor” dedi. “Malezya’da Abdulhakim’in başına gelenler, uluslararası toplum için bir uyarı olmalı. Çin, yasal savunuculuk faaliyetlerinde bulunan egemen ülkelerin vatandaşlarını taciz etme çabalarını artırıyor. Eğer ÇKP’nin saklayacak bir şeyi yoksa, neden Abdulhakim gibi insanların gerçeği söylemesinden bu kadar korkuyor?”
Uluslararası çağrı
Olayın ardından uluslararası insan hakları kuruluşları, Malezya hükümetine kararını gözden geçirme çağrısında bulundu. Aynı zamanda devletlere, Çin’in yurt dışındaki muhaliflere yönelik baskı girişimlerine karşı daha kararlı bir tutum sergilemeleri gerektiği mesajı verildi.
Uzmanlar, bu tür olayların artmasının küresel ölçekte ifade özgürlüğü, akademik bağımsızlık ve insan hakları açısından ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Abdulhakim İdris’in sınır dışı edilmesi, bu tartışmaları yeniden gündeme taşırken, uluslararası toplumun nasıl bir tepki vereceği merak konusu olmaya devam ediyor.

