Avrupa Birliği, online satış platformu Temu’ya yönelik resmî bir soruşturma başlatarak, illegal ürünlerin satışı ile ilgili sorunları gündeme getirdi.
Avrupa Komisyonu, Temu’nun dijital hizmetler yasasını ihlal etme olasılığına dair endişelerini dile getirirken bu platformun mevcut sistemlerinin dolandırıcıları etkili bir şekilde engelleyemediği ifade ediliyor.
Avrupa’dan Temu’ya uyarı geldi
Temu, Nisan 2023’te hizmete başladığından bu yana hızla büyüyerek yaklaşık 100 milyon kullanıcıya ulaşmış durumda. Ancak platformun geçmişte askıya alınan dolandırıcı satıcıların yeniden faaliyet göstermesine olanak tanıyan bir yapıya sahip olduğu iddia ediliyor. Özellikle Almanya, Danimarka ve İrlanda gibi ülkelerden gelen otorite endişeleri, Temu’nun sattığı sahte ürünler ve sağlık açısından tehlikeli içerikler üzerinde yoğunlaşıyor. Avrupa Komisyonu, bu durumun yasal yükümlülüklere uymadığına dikkat çekiyor.
Soruşturma Temu’nun online satışlarda uyguladığı agresif pazarlama taktikleri ve tüketici güvenliğine yönelik yetersiz önlemleri incelemeyi amaçlıyor. Temu, Dijital Hizmetler Yasası (DSA)’na uyum sağlama konusunda taahhütler verse de herhangi bir ihlal durumunda büyük para cezaları ile karşılaşabileceği belirtiliyor.
Doğu Türkistan’da Toplama Kampları ve Zorunlu Çalıştırma
Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan’da ÇKP rejimi başta Uygurlar olmak üzere Müslüman Türk halklarına karşı soykırım yapmakla suçlanıyor.
2017’den itibaren açmış olduğu toplama kamplarında, insanlık onurunu ayaklar altına alan her türlü işkence, zulüm, tecavüz ve asimilasyon uygulamaları ile yaklaşık 3 milyona Müslüman Türke soykırım uyguladı.
Toplama kamplarında ve cezaevlerinde kurduğu sistemle başta Uygurlar olmak üzere Doğu Türkistan’ın Müslüman Türk halkını zorunlu çalıştırmaya tabi tutarak, Uygurların kanlı emeğini Batı ve İslam ülkelerine ihraç ediyor.
Doğu Türkistan’da halihazırda devam eden soykırımda, zorunlu çalıştırma, zorunlu doğum kontrolü, zorla kısırlaştırma, aileleri parçalayarak erkekleri toplama kampı ve cezaevlerine atarak, çaresiz ve savunmasız kalan kadınları da Han Çinlisi erkekler ile başbaşa bırakma, Müslüman Türk çocuklarını ailelerinden ayırarak asimile etmek gibi uygulamalar halen devam etmektedir.

