Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Uygurlar bir Ramazan ayına daha baskı ve zulüm altında başladı!

Dünyanın dört bir yanında bütün Müslümanlar mübarek Ramazan ayına birlikte ibadetler, dualar ederek başlarken Doğu Türkistan’daki soykırım altındaki Müslümanlar bundan mahrum bırakıldılar. Uygur Araştırmaları Merkezi yaptığı açıklamada bu duruma dikkat çekerek işgal altındaki Doğu Türkistan’da soykırıma uğrayan Uygur Türklerinin Ramazan ayına yine yasaklarla başladığını söyledi.

Dünyanın dört bir yanında bütün Müslümanlar mübarek Ramazan ayına birlikte

Mübarek Ramazan ayında, Müslümanların inançlarına oruç ve diğer ibadetleri ile daha çok sarıldığı günlerdeyiz. İslam Dünyası’nda Ramazan Ayının sevinci yaşanırken, Doğu Türkistan’daki milyonlarca Uygur Müslümanı inançlarını yerine getirme temel haklarından mahrum kalmaktadır. Çin hükümeti, Uygur dini kimliğine karşı acımasız kampanyasını sürdürüyor ve oruç, dua ve İslami uygulamaların tüm ifadelerine katı yasaklar getirmektedir.

Çin Komünist Partisi (ÇKP) yıllardır Uygur dini ve kültürel geleneklerini silmeye, ibadet ve tefekkür zamanı olan Ramazan’ı bir korku ve baskı ayına dönüştürmektedir. Uygur aileleri istilacı gözetime, hükümetin getirdiği kısıtlamalara ve dini inançlarını ihlal eden faaliyetlere zorla katılmaya maruz kalmaktadır. Öğrenciler, memurlar ve yaşlılar oruç tutmaktan alıkonulurken, camiler kapatıldı veya tamamen yıkılmaktadır.

Okumadan Geçme  Diasporada Nevruz: Uygur Ruhunu ve Kültürünü Korumak

Bu Ramazan, en az 40 Uygur mültecinin Tayland’dan Çin’e zorla geri gönderilmesi gibi başka bir yıkıcı gelişmenin ortasında başlamıştır. Bu kutsal aya giden günlerde, Tayland hükümeti yurtdışında güvenlik arayan Uygurları zorla ülkelerine geri gönderdi ve onları hapis, zorla çalıştırma veya daha kötüsü riskiyle karşı karşıya bırakmıştır. Uluslararası hukuka aykırı olan bu zorla sınır dışı etmeler, Çin’in ulusötesi baskısının açık bir hatırlatıcısıdır.

Bu büyük zorluklara rağmen Uygur halkı umudunu kaybetmemiştir. İnançları güçlü kalır ve baskı karşısındaki dirençleri, din özgürlüğüne ve insan onuruna değer veren herkes için bir ilham kaynağı olmaktadır. Uygur Araştırmaları Merkezi, uluslararası toplumu, Müslüman çoğunluklu ülkeleri ve insan hakları örgütlerini Uygur halkıyla dayanışma içinde olmaya, din özgürlüğü haklarını savunmaya ve acılarının görmezden gelinmemesini sağlamaya çağırmaktadır.

Uygur Araştırmaları Merkezi Başkanı Abdulhakim İdris, “Ramazan’ı kutlarken, onu özgürce yerine getiremeyenleri de unutmamalıyız. Uygur Müslümanları için bu kutsal ay, manevi bağlılıktan ziyade yoğun bir baskı zamanı haline geldi. Bu Ramazan, düşünme, savunuculuk ve adalete bağlılığın yenilenmesi zamanı olsun. Uluslararası toplumu, özellikle İslam İşbirliği Teşkilatı ve Müslüman çoğunluğa sahip ülkeleri, Çin’in sistematik zulmüne karşı kararlı adımlar atmaya ve temel din özgürlüğü hakkını desteklemeye çağırıyoruz.” değerlendirmesini yapmıştır.

Okumadan Geçme  Ailelerinden koparılan Uygur çocuklar, istismar edici askeri eğitime tabi tutuluyor