BM’nin resmi kıtlık ilanıyla birlikte sahadaki soykırımın boyutları daha da kötüleşirken, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin savaşı sona erdirecek bir planı dayatmaya yönelik çılgınca diplomatik çabaları New York’ta hız kazanıyor ve soykırımcı Netanyahu hükümetinin Gazze Şeridi’nin “tam işgali” yönünde ilerleme ısrarıyla çatışıyor.
Gazze Şeridi bugün, dünyanın en derin insani krizi ile savaşın “ertesi gününü” şekillendirebilecek eşi benzeri görülmemiş ABD baskısı arasında kritik bir kavşakta duruyor.
Sahada: İlan edilen kıtlık ve ‘yardım arayanlara’ yönelik katliamlar
Gazze’deki insani durum tüm kırmızı çizgileri aşmış durumda.
Geçişlerin kapatılması ve boğucu kuşatma nedeniyle Birleşmiş Milletler, Orta Doğu tarihinde ilk kez Gazze Şeridi’nin kuzeyinde resmen kıtlık ilan etti ve yarım milyon insanın “feci” bir açlıkla karşı karşıya olduğunu doğruladı.
Tıbbi kaynaklar, kıt yardım noktalarının yakınında İsrail işgal ateşiyle öldürülen yüzlerce “gıda şehidini” belgeledi.
Sahadaki gelişmelerden öne çıkanlar:
Yaralı sayısı: Toplam şehit sayısı 65.549’a yükselirken, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 167.518’den fazla kişi de yaralandı.
Gazze Şehrinde tırmanış: İşgal ordusu, Gazze Şehri’nin mahallelerine (Tel al-Hava, Şeyh Rıdvan, Zeytun ve Şucaiye), yüz binlerce sakinin zorla yerinden edilmesine ilişkin uyarılar eşliğinde geniş ve yoğun saldırılar başlattı.
Yardım çalışmalarının askıya alınması: Sınır Tanımayan Doktorlar, kliniklerinin kuşatılması ve sağlık alanındaki çöküşün daha da kötüleşmesi nedeniyle Gazze Şehrindeki faaliyetlerini askıya aldığını duyurdu.
Çocuklarda açlık felaketi: UNRWA, Gazze’nin kuzeyindeki her üç çocuktan birinin 24 saattir yemek yemediğini ve bunun da onları çalışmaya ya da dilenmeye zorladığını söyledi.
Diplomaside: Trump’ın savaşı bitirme planı
Trump yönetimi BM Genel Kurulu’nda savaşı sona erdirmek için 21 maddelik kapsamlı bir plan açıkladı ve bu plan bir dizi Arap ve Müslüman lidere sunuldu.
Washington planın kabul edilmesi için yoğun çaba sarf ederken Başkan’ın elçisi Steve Witkoff Netanyahu’ya “savaşı sona erdirmenin zamanı geldi” dedi.
ABD planının ana hükümleri:
Tüm tutukluların serbest bırakılması karşılığında savaşın derhal durdurulması.
Yüksek cezalara çarptırılmış 100 ila 200 Filistinli mahkûmun serbest bırakılması.
Gazze’yi terk etmesi ve silahlarını Arap-uluslararası bir güce teslim etmesi karşılığında Hamas için af.
BM gözetimi altında derhal ve sınırsız yardım girişi.
İsrail’in bir zaman çizelgesine göre Gazze Şeridi’nden tamamen ve kademeli olarak çekilmesi.
Gazze’nin uluslararası bir koalisyon aracılığıyla 5 yıl içinde yeniden inşası.
Gazze Şeridi için Arap-uluslararası gözetim altında geçici bir Filistin yönetiminin kurulması.
Amerika’nın Batı Şeria’nın İsrail tarafından ilhak edilmeyeceğine dair açık bir taahhütte bulunması.
İsrail’in tutumu: Washington’un baskısı ve Netanyahu’nun ısrarı arasında
Başkan Trump’ın bir anlaşmanın yakın olduğuna dair iyimserliğine ve İsrail Başbakanı Yitzhak Herzog’un tutukluların ailelerine ilettiği umut mesajlarına rağmen Netanyahu hükümetinin resmi tutumu en büyük engel olmaya devam ediyor.
ABD’li yetkililerin “yakın bir atılımdan” bahsettiği bir dönemde, İsrail Kabinesi Netanyahu’nun “Gazze Şeridi’nin tamamen işgal edilmesi” planını onayladı.
Netanyahu’ya yakın çevreler, herhangi bir teklifin “Hamas’ın tamamen tasfiyesini” sağlaması gerektiği yönündeki ısrarını aktardılar ki bu, çıkış karşılığında af öneren ABD planının ruhuna ters düşebilecek bir madde.
İşgalle ilgili tahminler Trump yönetiminin sabrının tükenmekte olduğunu ve Trump ile Netanyahu arasında Pazartesi günü Beyaz Saray’da yapılacak görüşmenin savaşın ve bölgenin kaderini belirlemek açısından kritik önem taşıdığını gösteriyor.

